Buna göre, soruyu kime sorarsam sorayım, cevap yanlış kapı, ıstırap veren kapı olacaktır. -따라서 누구에게 묻던 그들의 대답은 잘못된 문,
Buna göre, soruyu kime sorarsam sorayım, cevap yanlış kapı, ıstırap veren kapı olacaktır. - -la mauvais porte, celle qui m'apportera toute la douleur.
Buna göre, soruyu kime sorarsam sorayım, cevap yanlış kapı, ıstırap veren kapı olacaktır. -Nie ma więc znaczenia, kogo zapytam - w odpowiedzi obaj wskażą mi niewłaściwe drzwi.
Buna göre, soruyu kime sorarsam sorayım, cevap yanlış kapı, ıstırap veren kapı olacaktır. -Non importa a chi faccio la domanda. La risposta è sempre la porta sbagliata.
Buna göre, soruyu kime sorarsam sorayım, cevap yanlış kapı, ıstırap veren kapı olacaktır. -Takže neyáleží na tom, koho sa spýtam danú otázku, odpoveď budú vždy tie nespráve dvere,
Buna göre, soruyu kime sorarsam sorayım, cevap yanlış kapı, ıstırap veren kapı olacaktır. -כך שלא משנה את מי שאלתי, תמיד התשובה תהיה הדלת הלא נכונה
Buna göre, soruyu kime sorarsam sorayım, cevap yanlış kapı, ıstırap veren kapı olacaktır. -間違ったドアです。 開けるべきでないドアです。
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Estoy segura que esto será un tormento. pero también será el último placer.
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Je sais bien que ce sera terriblement douloureux, mais tellement délicieux aussi !
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Sono sicura che sarā un'agonia nonchč l'estasi finale.
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Είμαι σίγουρη ότι θα'ναι φρικτό... αλλά κι η απόλυτη έκσταση!
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Я уверена, что это будет безумная боль, но и наивысшее наслаждение тоже.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Albowiem mam pięć braci, aby im świadectwo wydał, żeby też i oni nie przyszli na to miejsce męki.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›căci am cinci fraţi, şi să le adeverească aceste lucruri, ca să nu vină şi ei în acest loc de chin.`
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›C`est pour qu`il leur atteste ces choses, afin qu`ils ne viennent pas aussi dans ce lieu de tourments.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›där jag har fem bröder, och låter honom varna dem, så att icke också de komma till detta pinorum.'
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›denn ich habe noch fünf Brüder, daß er ihnen bezeuge, auf daß sie nicht auch kommen an diesen Ort der Qual.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›- for jeg har fem brødre - forat han kan vidne for dem, så ikke også de skal komme til dette pinens sted.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Imam namreč pet bratov: da jim to izpriča, da ne pridejo tudi oni v ta kraj trpljenja.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›내 형제 다섯이 있으니 저희에게 증거하게 하여 저희로 이 고통 받는 곳에 오지 않게 하소서
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›lebo mám päť bratov, nech im dôrazne svedčí, aby neprišli aj oni do tohoto miesta múk.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Mert van öt testvérem; hogy bizonyságot tegyen nékik, hogy õk is ide, e gyötrelemnek helyére ne jussanak.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Neboť mám pět bratrů. Ať jim svědčí, aby i oni nepřišli do tohoto místa muk.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›perché ho cinque fratelli. Li ammonisca, perché non vengano anch'essi in questo luogo di tormento
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›- sillä minulla on viisi veljeä - todistamaan heille, etteivät hekin joutuisi tähän vaivan paikkaan`.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›thi jeg har fem Brødre for at han kan vidne for dem, for at ikke også de skulle komme i dette Pinested.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›vì tôi có năm anh em, đặng người làm chứng cho họ về những điều nầy, kẻo họ cũng xuống nơi đau đớn nầy chăng.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›защото имам петима братя, за да им засвидетелствува, да не би да дойдат и те на това мъчително място.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›ибо у меня пять братьев; пусть онзасвидетельствует им, чтобы и они не пришли в это место мучения.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›маю бо пять братів; нехай сьвідкує їм, щоб і вони не прийшли у се місце муки.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›כי יש לי חמשה אחים למען יעיד בהם פן יבאו גם הם אל מקום המעצבה הזה׃
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›لان لي خمسة اخوة. حتى يشهد لهم لكي لا يأتوا هم ايضا الى موضع العذاب هذا.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›因 為 我 還 有 五 個 弟 兄 . 他 可 以 對 他 們 作 見 證 、 免 得 他 們 也 來 到 這 痛 苦 的 地 方
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›因為 我 還 有 五 個 弟兄 . 他 可以 對 他 們作 見證 、 免得 他 們 也 來到 這 痛苦 的 地方
Daha güçlü değiller mi? Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Není to mysl, která interpretuje vnější podmínky jako štěstí nebo utrpení?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Är det inte hjärnan som översätter de yttre omständigheterna till lycka och lidande?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Bukankah pikiran yang menerjemahkan kondisi luar menjadi kebahagiaan atau penderitaan?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Chẳng phải là tâm thức đã phiên dịch điều kiện bên ngoài thành hạnh phúc và đau khổ hay sao?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Czyż to nie umysł zamienia zewnętrzne warunki w szczęście lub nieszczęście?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Eikö mieli tulkitse ulkoisia olosuhteita onnellisuudeksi ja kärsimykseksi?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Het is toch de geest die de externe omstandigheden vertaalt in geluk en lijden?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Ist es nicht der Geist, der die äusseren Bedingungen in Glück und Leiden übersetzt?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?외부 조건을 행복이나 고통으로 해석하는 것은 마음이 아니던가요?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Não é a mente que traduz as condições exteriores em felicidade e sofrimento?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Nem az elme az, ami a külső körülményeket boldogsággá, vagy szenvedéssé fordítja le?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?N'est-ce pas l'esprit qui transforme l'environnement externe en bonheur et souffrance ?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Nie je to práve myseľ, ktorá prekladá vonkajšiu podmienku na šťastie alebo utrpenie?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?¿No es la mente misma la que traduce las condiciones externas en felicidad y sufrimiento?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Non é la mente che ci traduce le condizioni esterne in felicità o sofferenza.
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Nu e oare mintea cea care transformă premisele exterioare în fericire sau suferinţă?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Δεν είναι το μυαλό αυτό που μεταφράζει τις εξωτερικές καταστάσεις σε ευτυχία ή δυστυχία;
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Не е ли съзнанието, което превръща външните условия в щастие и страдание?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Не наш ли ум интерпретирует внешние условия в виде счастья или страдания?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Чи не наш розум трансформує зовнішні умови у щастя чи страждання?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?האם אין זה הראש שמתרגם את המצבים החיצוניים לאושר ולסבל?
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?أليست قدرتنا العقلية هذه على ترجمة الحالة الخارجية لحاله سعادة أو معاناة ؟
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?心の影響が強くないですか?
Her seyin sonunda ortada aci ve istirap kaliyor.Allt mynnar ut i smärta och lidande.
Her seyin sonunda ortada aci ve istirap kaliyor.Es läuft alles auf Schmerzen und Leiden hinaus.
Her seyin sonunda ortada aci ve istirap kaliyor.Mindez a fájdalomról és szenvedésrõl szól.