Ana içeriğe geç
Sözlük

istırap ile cümle

istırap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İnsanlar, sık sık hastalıkları ve ıstırapları ile ona geliyordu.People often came to her with their illnesses and sufferings.
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.He neither eats, nor sleeps, nor breathes.
Bu şekilde bireyler, içsel olarak devamlı bir ıstırap halinde olmaktadır.Then they are forced up it, over and over again, ceaselessly, to their doom.
Yahudi tarihi ve kaderinin yorumlanması yoluyla çekilen ıstıraplara anlam kazandırılmıştır.Suffering was given meaning through hope-inducing interpretation of their history and their destiny.
Her şeyin sonunda ortada acı ve ıstırap kalıyor.It all comes down to pain and suffering.
Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Isn't it the mind that translates the outer condition into happiness and suffering?
Ve bu yüzden çok ıstırap çekiyor olmalıAnd he must feel terribly bad about it
Istırap verici.It's agony.
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.I'm sure that it will be agony, but also the ultimate ecstasy.
Bahtsızlığa düşenler ateş içindedir. Çok ıstıraplı bir soluyuş ve hıçkırışları vardır orada.And those who are doomed, will be in Hell: For them will be sighing and sobbing,
İşte bunda sizin için, Rabbinizden gelen büyük bir ıstırap ve imtihan vardı.Therein was a tremendous trial from your Lord.
Çok ıstıraplı bir soluyuş ve hıçkırışları vardır orada.They will have therein sighing and wailing.
İşte bunda sizin için Rabbinizden gelen çok büyük bir deneme ve ıstırap vardır."In that was a serious trial from your Lord.”
Johnson'ın II . Bölüm'deki performansı, kırılganlık ve ıstırap tasviriyle övüldü.Johnson's performance in Part II was praised for her depiction of vulnerability and suffering.
Johnson'ın II . Bölümdeki performansı, kırılganlık ve ıstırap tasviriyle övüldü.Johnson's performance in Part II was praised for her depiction of vulnerability and suffering.
Bu köpekler, karşılaştıkları muazzam acı ve ıstırap nedeniyle genellikle ötenazi edilir. [1]These dogs are usually humanely euthanized because of the immense pain and suffering they face.[1]
Önümüzde çok, çok uzun aylar süren mücadele ve ıstırap var.We have before us many, many long months of struggle and of suffering.
“Korkunç bir ıstırapla” nihilizme dalar ve intihar etmeye kararlıdır.Slipping into nihilism with “terrible anguish”, he is determined to commit suicide.
Istırap ya da mutsuzluğu tatmamış biri mutlu olabilir mi?Les hommes sont-ils heureux ou malheureux ?
Mutluluk kişinin acı, ıstırap, sefalet ve elemden kurtulmuş olduğu durumdur.Lui seul peut éliminer le mal, la souffrance et la mort.
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.Aparigraha (अपरिग्रहः): no avaricia, no posesividad.
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.При этом не возникает ни прибыль, ни убыток.
Yahudi tarihi ve kaderinin yorumlanması yoluyla çekilen ıstıraplara anlam kazandırılmıştır.Страданиям был придан смысл благодаря внушающей надежду трактовке истории и судьбы еврейского народа.
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.لا يؤذن ولا يقام لصلاة الجنازة، ولا لصلاة العيد، ولا لوتر، ولا لنافلة.
İnsanlar, sık sık hastalıkları ve ıstırapları ile ona geliyordu.Hun vrouwen en kinderen werden regelmatig dientengevolge in leed en ellende ondergedompeld.
Çağımızın modern müzik türleri içinde ahenksiz gürültü içerenlerinden ıstırap duyarlar.Nawet dzisiaj w niektórych kulturach muzyka imituje naturalnie występujące dźwięki.
Eserde, sevgilisi ölen genç bir şairin ıstıraplarını anlatılmaktadır.I staden undrar man över vem den unge älskaren i dessa kärleksdikter kan tänkas vara.
Balkaş ve yakın mesafede olan diğer bölümler çevresel problemlerden ıstırap çekmektedir.Skuteč a okolí trápí dlouhé čekání na záchranku .
Kadın hamileydi ve doğum sancılarıyla, ıstırap içinde feryat ediyordu (Kadın: Başlangıç 3:15).Hän oli raskaana ja huusi tuskissaan synnytyspolttojen vaivaamana.”
İnsanlar, sık sık hastalıkları ve ıstırapları ile ona geliyordu.Folk kom ofte til henne med sykdom og lidelser.
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.Ia tidak mencintai maupun membenci, pun tidak marah dan juga tidak memihak.
Aynı dönemde karın ve bacak kaslarındaki ağrılar da ona ıstırap veriyordu.Nhưng thật tế thì, đầu và chân của ông cả hai đều biết đau.
Bu Yazıda; Hayvanlarla çalışmak hepimiz için bir ıstırap kaynağıdır.次の行為等は畜産動物に対し苦痛等を与え問題だとされている。
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.座右の銘は「悔いなし遺産なし 」。
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.屏棄而不用,其昏與庸無以異也。
Aynı dönemde karın ve bacak kaslarındaki ağrılar da ona ıstırap veriyordu.一次他的妻子感到脚痛。
Bu Yazıda; Hayvanlarla çalışmak hepimiz için bir ıstırap kaynağıdır.동물과 관련된 연구는 우리 모두에게 고통스러운 일이다.
Kutsal amaca ulaşmanın (ıstıraptan kurtulma) ancak bu şekilde gerçekleşeceğine inanılır.오직 부처님만이 이 견처(見處)와 이러한 가짐과 이러한 고집을 알고 또한 그 보응을 안다.
Istırap ya da mutsuzluğu tatmamış biri mutlu olabilir mi?Кой странник без въздишка можа да те остави?
Büyük acı ve ıstırap çekmeye başlayan Gizmo, beş yeni mogwai daha yumurtlar.Tomo pirmasis pingvinas, Kapitonas, padeda dar vieną kiaušinį.
Eserleri ıstırap, yeis, kınama, haksızlık ve itibar kaybetmesini konu alır.Blogiu laikomi žalos darymas, kančios sukėlimas, neteisingi veiksmai.
Aci ve istirap kendi baslarina kötü ve engellenmesi veya en aza indirilmesi gerekiyor.כאב וסבל הם כשלעצמם רעים ,ויש למנוע או לצמצם אותם
Acı ve ıstırap kendi başlarına kötü ve engellenmesi veya en aza indirilmesi gerekiyor.כאב וסבל הם כשלעצמם רעים ויש למנוע או לצמצם אותם,
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Aber selbst mit den Symptomen, selbst unter Schmerzen, hörte das Leiden auf.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Ale nawet wtedy kiedy je miałam i odczuwałam ból, to już nie cierpiałam.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Dar chiar atunci când aveam încă simptomele, chiar dacă eram încă în durere, am încetat să mai sufăr .
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.De még akkor is, amikor tartottak a tüneteim, miközben fájt a fejem, már nem szenvedtem.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.그렇지만 증상이 계속되고 통증을 느끼면서도, 더 이상 괴롭지 않았어요.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Ma anche quando avevo ancora i sintomi, anche quando sentivo ancora dolore, ho smesso di soffrire.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Maar zelfs toen ik de symptomen nog had, toen ik nog pijn had, stopte het lijden.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Mais même lorsque j'avais encore ces symptômes, que c'était toujours douloureux, j'ai arrêté de souffrir.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Men selv da jeg stadig havde symptomerne, selv da jeg stadig havde smerter, ophørte jeg med at lide.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Pero aún cuando seguía con los síntomas, incluso cuando aún dolía, dejé de sufrir.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Trots att jag fortfarande hade symptomen, trots att jag fortfarande kände smärta så stoppade jag lidandet.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Αλλά ακόμα κι όταν είχα τα συμπτώματα, ακόμα κι όταν πονούσα, δεν υπέφερα πια.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Но даже со всеми этими симптомами, даже ощущая боль, я перестала страдать.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.Но дори когато все още имах симптомите, дори когато бях с болки, спрях да страдам.
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.אבל אפילו כשעוד סבלתי מהתסמינים, אפילו כאשר היו לי כאבים, הפסקתי לסבול
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.ولكن حتى عندما كانت لا تزال لدي الأعراض حتى عندما كنت أتألم، توقفت معاناتي
Ama hala o semptomlara sahip olsam da, hala acı çekiyor olsam da ıstırap çekmeyi bırakmıştım.気に病まなくなったんです それからこのゲームで 驚くようなことが起きました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod