israil ile cümle
israil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Münir Redfa Mig-21’i ile İsrail’e uçtu.En 1966, le capitaine assyrien Munir Redfa fait défection avec son MiG-21F-13 en Israël.
Ayrıca on İsrail askeri de yaralandı.Dix militaires israéliens sont blessés.
Redfa'nın tüm geniş ailesi Irak'tan İsrail'e gizlice kaçırılmıştır.Les conditions de Redfa pour faire s’échapper clandestinement tous ses parents d'Irak furent acceptées.
Daha sonra bir kibbutzda çalışmak üzere İsrail’e gitti.Il part travailler dans un kibboutz en Israël.
İsrail’deki sinagoglar da Kudüs’e doğrudur.Les synagogues en Israël sont toujours orientées vers Jérusalem.
Ebu Ali, İsrail tarafından öldürülen Filistin hareketinin en eski ve üst düzey liderlerinden biridir.C'est l'un des plus anciens leaders palestiniens tué par Israël.
İsrail ve Yunanistan yarışmaya yeniden katılmıştır.La Grèce et Israël firent leur retour.
İsrail yarışmayı dördüncü kez kazanmıştır.Israël a remporté le concours à 4 reprises.
1952 yılında İsrail İle Barışa Muhalefet Örgütünü kurar.En 1952, il crée l'Organisation pour s'opposer à la paix avec Israël.
1985 yılında İsrail tarafından Uluslararası Dürüstler unvanı verilmiştir.En 1985, Israël l'honora en tant que Juste parmi les nations.
5 İyar - (1948) İsrail bağımsızlığını ilan etti.14/05/1948 : Déclaration d'indépendance de l'État d'Israël.
Öyle ki, o zamanlar artık İsrail Öğrenci Birliği Başkanı idi.Il a été président de la Société des études juives.
İsrail'in millî sporu olarak kabul edilmektedir.Israël est admis à l'ONU.
Bu ayrıca, İsrailoğullarının varlığından bahseden en eski bulgudur.Le plus ancien mentionnait sa présence en Israël.
İsrail devleti kurulduktan sonra mültecilerin çoğu İsrail'e göç etti.Après la guerre, beaucoup de rescapés émigrent en Israël.
Gabriel, İsrail yapımı bir gemisavar füzesidir.Gabriel est un missile mer-mer israélien.
1950 ila 1970 yılları arasında çoğu Fransa ve İsrail'e göç etmiştir.Entre 1950 et 1970, la plupart ont émigré en France, aux États-Unis ou en Israël.
İsrail sınırına yakın bir köy olan Khuza'a, Han Yunus’te yaşıyordu. .Elle habitait Khuzaa, un village près de la frontière avec Israël.
Buna eşdeğer bir teori, bundan bağımsız şekilde, İsrailli fizikçi Yuval Ne'eman tarafından ortaya atıldı.Cette théorie fut également proposée par le physicien israélien Yuval Ne'eman.
İsrailoğullarının "kurtarma" anlayışı, "Kudreti Mutlak"ın doğasıyla örtüşmektedir.Et les enfants d’Israël eurent une grande frayeur, et crièrent à l’Éternel.
1967 - İsrail, Doğu Kudüs'ü ele geçirdi.1967 : annexion de Jérusalem-Est par Israël.
Ocak 2009: 200'den fazla Bney Menaşe İsrail'e göç etti.En 2015, 3 000 Bnei Menashe ont émigré vers Israël.
İsrail-Gazze geçiş noktası kapalı kalacak (Gazze-Mısır geçişi açık kalabilir).Les points de passage entre Gaza et Israël restent fermés, ceux entre l’Égypte et Gaza peuvent rester ouverts.
Saldırgan İsrail polisi tarafından vurularak öldürüldü.L’agresseur est ensuite abattu par la police israélienne.
Protestocular, İsrailli askerlerin uyarılarını dikkate almadı.Les trois positions le défendant ne remarquèrent pas les forces israéliennes.
Türkiye'den İsrail'e dönüşünde Aşdod ile sözleşme imzaladı ama 12 maçtan sonra futboldan emekli oldu.Après son retour en Israël, il signe au MS Ashdod mais après seulement 12 matchs, il se retire du football.
10 Ağustos 2010'da İsrail'in Maccabi Ashdod takımına katıldı..Le 30 juillet 2013, il signe en Israël au Maccabi Ashdod.
Para birimi Yeni İsrail şekelidir.Cet article est une ébauche concernant l’Israël antique.
Bu tasarı ayrıca İsrail Bankası tarafından sembol olarak seçildi.À cet effet elle a même été complétée du symbole de l’euro.
4 – sadece İsrail pasaportu sahipleri.La maison à quatre pièces est adoptée par les Israélites.
Kendisi İsrail'in ilk Başbakanı oldu.Il est le premier Juge d'Israël.
İsrailli ve dünyanın diğer ülkelerindeki Yahudiler Ürdün'e turistik gezilerde bulunmaktadır.Chemin de Moïse et les Israélites durant l'Exode.
Bu eserin ilk seslendirilişi 2013'te İsrail'de gerçekleşmiştir.La première représentation de l'opéra a eu lieu en Israël en 2013.
Diğer eski Sovyet ülkelerinde ve İsrail'de de yaygın olarak tüketilir.Aujourd'hui, on peut aussi le déguster dans d'autres pays de l'ex-URSS et même en Israël.
Suriye ve İsrail anlaşmazlığı Lübnan üzerinden devam etti.La Syrie et Israël interviennent dans le conflit.
1949 - İsrail Kudüs'ü Başkent ilan etti.En 1949, Jérusalem-Ouest est proclamée capitale d'Israël.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››"Dieu t'a dit: c'est toi qui deviendras chef sur Israël.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.1991 : cinq missiles Scud irakiens atteignent Tel Aviv et Haïfa en Israël.
Motorola 1964 yılında, İsrail’de araştırma ve geliştirme (R&D) birimini ilk kuran kurumdu.Motorola est la première société américaine à créer une unité de R&D en Israël en 1964.
İsrail yarışmayı ilk kez kazanmıştır.Ce fut la première victoire d’Israël au concours.
Bunların arasında İsrail Filarmoni Orkestrası ve Yeni İsrail Operası vardır.Elle se produit alors en soliste avec l'Orchestre philharmonique d'Israël et différents orchestres israéliens.
Ne işim var benim İsrail'de ?Qui est d'Israël ?
IMI Negev, İsrail yapımı bir hafif makineli tüfektir.La mitrailleuse légère IMI Negev est une arme israélienne fabriquée par les IMI.
Jericho (füze), İsrail'in ürettiği balistik füze.Jericho est un missile balistique israélien.
1 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, UNESCO'dan ayrıldı.31 décembre : les États-Unis se retirent de l'UNESCO.
İsrail'in Gazze'den tek taraflı çekilmesi 12 Eylül 2005'te tamamlandı.Le 12 septembre 2005, le désengagement total de Gaza est terminé.
Kadı cevapladı: "İsrailoğullarının dinleri tercih edilmeli."À tout propos, tu dis: "Parle aux enfants d'Israël!"
5 Aralık 2007’de Om Kudüs, İsrail’de konser verdi.Le 5 décembre 2007, Om joue à Jérusalem.
İhsanoğlu, İsrail Gazze'ye uyguladığı ambargonun bir an önce kaldırılması gerektiğiniifade etti.La déclaration a demandé à Israël de lever le blocus de Gaza immédiatement.
Bir İslami Cihad sözcüsü, “Top İsrail’de.Un porte-parole du Jihad islamique déclare « La balle est dans le camp d'Israël.
İsrail'de 6.110.600 Yahudi vardır.1901: 7 600 Juifs Montréalais.
1949 - İsrail ve Ürdün, Rodos'ta ateşkes antlaşması imzaladı.Le 24 février 1949, l'Accord d'armistice Israël-Égypte est signé à Rhodes.
Haddad, günümüzde İsrail’de bulunan Safed’li bir Arap Ortodoks’tur.Haddad est un chrétien-orthodoxe né à Safed dans l'actuel Israël.
Kent ayrıca İsrail'in tek borsası olan Tel Aviv Borsası'na (TASE) ev sahipliği yapmaktadır.La Bourse de Tel-Aviv (TASE : Tel Aviv Stock Exchange) est la bourse d'Israël.
M3 TCM-20 - M3/M5 yarı paletli araç üzerine İsrail yapım TCM-20 zırhlı taret takıldı.BTR-152 TCM-20 conversion israélienne équipée d'une tourelle bitube de 20 mm française TCM-20.
İsrail Demir Kubbe adı verilen füze savar sistemiyle roketlerin bir kısmını durdurdu.Le système de défense israélien Dôme de fer a intercepté une partie des projectiles.
Bu saldırılar Türkiye ve İsrail arasında büyük bir diplomatik krize neden oldu.Cette reconnaissance officielle a entraîné une crise diplomatique entre la Suède et Israël,.
Roket saldırıları ve İsrailli askerlere yönelik saldırılar sona erecek.Les tirs de roquettes et les raids israéliens continuent.
Haredi hahamlar İsrail’i Yahudiliğin temellerine uyan, Yahudilere özgü bir devlet olarak görmemektedir.Les Samaritains deviennent des sujets d'un État qui ne les considère pas comme juifs.
Aynı gün İsrail'e üç Kassam roketi atıldı, 2 kişi yaralandı.3 nouvelles roquettes ont été tirées faisant 3 blessés israéliens.