israil ile cümle

israil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsrail'de yoğun olarak Arap nüfus barındıran bir kenttir.Eine Städtepartnerstadt in Israel wird angestrebt.
İsrail'in Herzliya ilçesinde dünyaya geldi.Es siegte der Gastgeber Israel.
Suyun satışı için İsrail ile görüşmeler yapılmıştır.Israel wollte dem im Hinblick auf die Wasserversorgung des Landes nicht zustimmen.
2011 itibarıyla 120 İsrail Parlamentosu üyesinin 13 ü Arap vatandaşıdır.Seit der Parlamentswahl in Israel 2015 zur 20. Knesset sind 13 der 120 Abgeordneten arabische Israelis.
İsrail, 14 Mayıs 1948'de kurulan Yahudi devleti.Der Staat Israel wurde am 14. Mai 1948 ausgerufen.
İsrail, çok etnili bir ülkedir.Israel ist ein eher flaches Land.
Maccabi Tel Aviv, Maccabi Tel Aviv spor kulüplerinin bir parçası olan İsrailli futbol kulübüdür.Tel Aviv ist die Heimat von Israels größtem Sportverein, Maccabi Tel Aviv.
Endişelendiğim tek şey İsrail'in güvenliği.Aber echte Sicherheit könne nur Israel gewährleisten.
İsrail polisinin soruşturmalarından sonra bu atışın kasıtlı olduğu kanısına varıldı.Strittig war der Punkt, ob Israel mit Absicht den Stützpunkt der UN beschossen hat.
Yehuda, İsrail'in dördüncü oğluydu.Fajsz war der Sohn von Jutas, Árpáds viertem Sohn.
Sonunda, Tanrı onları İsrail diyarına götürdü.Zuerst sandte Gott die Fischer nach Israel.
İsrail, belirtilen zamanda, o alana bir saldırıda bulunmadıklarını açıkladı .June offenbart, dass sie beim Angriff nicht dabei war.
Güney Kıbrıs ve İsrail'le berabere kaldı.Israels Klage und Israels Trost.
Bugün Temaniler'in çoğunluğu İsrail'de yaşarken küçük bir kısmı da ABD ve diğer ülkelerde yaşamaktadır.Infolge des Holocaust leben viele Nachfahren heute in den USA und in Israel.
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Israelische Regierungsstellen drohten, dass „der Himmel einstürzen wird“, sollte Schalit Leid geschehen.
İsrail pasaportu Teudat Zehut ^ "Visa Information".Einfuhren aus Israel in die Gemeinschaft (Warnhinweis).
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Damit wurde er auch zum Wegbereiter der erst nach seinem Wirken erfolgten Anerkennung der jüdischen Gemeinde.
Bu grupta İngiltere, Hırvatistan, İsrail, Makedonya, Estonya ve Andorra da vardı.Weitere Gruppengegner waren Israel, Mazedonien, Estland und Andorra.
İsrail, Ortadoğu`daki politikalarını gözden geçirmeli` dedi.Sie kommentiert die Politik der USA im Nahen Osten.
İsrail Devleti’nin bütün dalları Kudüs’te yer almaktadır.Sitz des Patriarchats ist in Jerusalem.
15 Mayıs 2000 tarihinde İsrail Lübnan'dan tamamen geri çekildi.Erst am 25. Mai 2000 zogen sich die Israelis aus dem Libanon zurück.
Yahudi nüfus ise İsrail'in kuruluşundan sonra giderek azalmıştır.Danach wuchs der jüdische Bevölkerungsanteil nur langsam.
1972 ve 1974 yılları arasında İsrail Savunma Kuvvetleri'nin dokuzuncu başkanı olarak hizmet etmiştir.Von Oktober 1977 bis Dezember 1982 war er der neunte Oberbefehlshaber der israelischen Luftstreitkräfte.
1964'te İsrail Başhahamlığı Bene Israel'in "her açıdan tam Yahudi" olduğunu belirtmiştir.1995 ehrte sie der Staat Israel als „Gerechte unter den Völkern“.
Ayrıca İsrail'de radyo programcısı olarak da çalışmıştır.Darüber hinaus war er im japanischen Fernsehen als Kommentator tätig.
Weizman, aynı zamanda İsrail'in ilk cumhurbaşkanı olan Haim Weizmann'ın yeğeni idi.Ezer Weizman war ein Neffe des ersten israelischen Staatspräsidenten Chaim Weizmann.
Bu ölüm İsraillileri şok etti.Das Ereignis schockierte die Einwohner.
2006 İsrail-Lübnan Savaşıyla bazı antisemitik olaylar olmuştur.Eine ähnliche Rolle haben sie vermutlich im Libanonkrieg 2006 gespielt.
Saldırıları gerçekleştiren iki terörist İsrail güçleri tarafından vuruldu.Bereits bei der Geiselnahme erschossen die Terroristen zwei Widerstand leistende Israelis.
4 Kasım 1995 tarihinde İsrail'in başbakanı İzak Rabin suikaste uğradı.4. November 1995 Ermordung von Ministerpräsident Yitzhak Rabin.
İsrail bu kişileri İsrail'in kayıp kabilelerinden olduğunu dile getirmiştir.Die Gemeinschaft betrachtet sich als Abkömmlinge der verlorenen zehn Stämme Israels.
Esav ve İsrail onu toprağa verdiler.Die SPD und die Wiedergutmachung gegenüber Israel.
İsrail toplu tutuklamalar, toplu cezalar ve okul kapatmaları kullandı.Begleitend wurde das Standrecht ausgesprochen, Ausgehverbote verhängt und Schulen geschlossen.
Direniş örgütleri İsrail’in davranışlarını gözlemleyecek ve ona göre davranacak” dedi.Israel wird seine Militäraktionen fortsetzen, ließ er verlauten.
Bazı İsrailli politikacılar, toprak takası üzerine öneriler sundular.Israel bereitet Bodenoffensive vor.
Örgüt, 21 Eylül 2012'de İsrail askerlerine yapılan saldırıyı üstlendi.Anschlag auf israelische Truppen im September 2012.
1957 yılı itibarıyla, İsrail resmi olarak Dürzileri özgür dini bir topluluk olarak tanıdı .1957 konstituierte sie sich formell als Religionsgemeinschaft.
Ayoub Hayfa, İsrail'de doğdu.Ghalib Halsa wurde Māʿīn geboren.
1949 yılında bu kez komünist rejimden kaçarak İsrail'e göç etti.1949 wanderte die Familie nach Israel aus.
Bunların büyük çoğunluğu İsrail'e yerleşmiş bir kısmı da Fransa ve ABD gibi batı ülkelerine göç etmişlerdir.Viele jüdische Familien flüchteten daraufhin in westeuropäische Länder wie die Niederlande.
Zeevi, İkinci İntifada’da öldürülen tek İsrail’li politikacıdır.Netanjahu war der einzige getötete israelische Militärangehörige der Befreiungsaktion.
Eser ilk defa 2015 yılında İsrail'de oda versiyonunda sahnelenmiştir.Eine Kammerversion wurde zwei Jahre später, im Juli 2015, zum ersten Mal in Israel aufgeführt.
Dan kabilesi - Dan (Beni İsrail)'in soyundan gelen On iki İsrail kabilesinden biri.Demnach betrachtete man sie als Nachkommen des Stammes Dan, einem der zehn verlorenen Stämme Israels.
Hakol Over Habibi (İbranice: הכל עובר חביבי), İsrailli müzik grubu.Die Teapacks (Hebräisch: טיפקס) sind eine israelische Musikband.
Tanah'a göre Yakup'a Tanrı tarafından İsrail ismi verilmiştir.Rechts über Jesus ist Jerusalem zu erkennen.
İsrail on iki oğlunu uygun biçimde kutsadı.Die Ehe wurde mit zwölf Kindern gesegnet.
İsrail ateşkesin Hamas tarafından ihlal edildiğini bildirdi .Israel kündigt unerbittlichen Kampf gegen Hamas an.
İsrail gazetesi Haaretz te 2004-2008 arası editör ve muhabir olarak çalıştı.Von 1989 bis 2002 arbeitete er als Journalist für die israelische Tageszeitung Haaretz.
İsrail alışıldık biçimde yine Yahudiler oldu.Meist siedelten sich aber schon bald Juden wieder neu an.
İsrail ordusunun Twitter kullanıcısı 24 saatlik bir sürede 50,000 kullanıcı kazandı.Der Twitteraccount der IDF gewann in weniger als einem Tag 50.000 Follower hinzu.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.Die Machtbefugnisse beider Herrscherhäuser haben sich jahrhundertelang überschnitten.
İsrail millî basketbol takımı, İsrail'i uluslararası erkekler basketbol müsabakalarında temsil eder.Die israelische Nationalmannschaft vertritt das Land Israel im Basketball.
Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti.Et la très belle promesse de ton Seigneur sur les enfants d'Israël s'accomplit pour prix de leur endurance.
Bütün bunlar İsrailoğullarıdır.Et les enfants d’Israël firent ainsi.
İsrail'den kötülüğü atacaksınız.Tu feras disparaître d'Israël le mal.
İsrailoğulları tarafından şehit edilmiştir.Les enfants d’Israël étaient sortis la main levée (fièrement).
Karısı ve iki kızı İsrail'de yaşıyor.Sa femme et ses deux filles vivent en Israël.
İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.Ne vous laissez pas entraîner par ceux qui ne savent pas ! » Nous fîmes franchir la mer aux fils d’Israël.
Fakat, bu bizim atalarımızın İsrailoğulları veya Yahudi olduğu anlamına gelmemektedir".Il était d’Israël, bien que son père fût non-juif et que sa mère seulement fût israélite.
Beni İsrail oğullarıyla (yahudilerle) mezhep çatışmasından dolayı anlaşamazlar.Ne vais-je pas devenir la risée des fils d'Israël ? » (Protév.

İlgili Sayfalar