israil ile cümle
israil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Almanya, İsrail ve Rusya’da birçok konser verdi.In Russland und Israel wurden einige Konzerte gegeben.
Elbit Hermes 450, Elbit Systems tarafından üretilen İsrail yapımı bir insansız hava aracıdır.Der Elbit Hermes 450 ist eine Aufklärungsdrohne des israelischen Herstellers Elbit.
Ölenlerin 12'si İsrailli.Sechs getötete Israelis.
Burma, İsrail'i tanıyan ilk Asya ülkesi olup diplomatik ilişkileri devam etmektedir.Liberia gehörte auch zu den ersten Staaten Afrikas, die diplomatische Beziehungen zu Israel unterhielten.
Maccabi İsrail Ligi şampiyonluğunu kazandı ancak kupayı kaybetti.Gleichzeitig wurde Maccabi ungeschlagen israelischer Meister und gewann den Ligapokal.
Bu, 1993 yılına dek İsrail'in aldığı en kötü sonuç idi.1993 folgte dann Israels bis dahin schlechtestes Ergebnis im Wettbewerb.
4 – sadece İsrail pasaportu sahipleri.Spielen durften nur Israelis und Inhaber ausländischer Pässe.
Not: Eski İsrail Krallığı'nda İsrailliler ve İsrailli olmayan karışık bir halk yaşıyordu.Ein ständiges Heer gab es in dem vorstaatlichen Volk Israel nicht.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun babası.Er war Sicherheitsberater von Premierminister Benjamin Netanjahu.
Bazı mezartaşlarında ise İsrail'in simgelerinden biri olan bir salkım üzüm çizimi bulunur.Oder sie haben einen Haufen mit Weintrauben, als Zeichen für Israel.
Ayrıca İsrail’de 67 milli park ve 190 koruma altında olan doğal alan vardır.Im Land gibt es 68 Nationalparks und 190 Naturreservate.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, operasyonu desteklediğini açıkladı.Der israelische Ministerpräsident Benjamin Netanyahu bestätigte den israelischen Angriff.
Rapora göre İsrail ordusu, uluslararası hukuku ihlal etmiştir.Die Vereinten Nationen prüften, ob dieses Gerichtsurteil internationales Recht verletzt.
Parlamentosu Knesset'teki 120 üyenin halen 12'si Arap asıllı İsrail vatandaşıdır.Gegenwärtig sind 13 der 120 Abgeordneten der Knesset Araber.
Sonra, İsrail'e yerleşti.Er ließ sich in Israel nieder.
1980’de eşi ve iki oğlu ile İsrail’e göç etmeye karar verdi.1938 emigrierte er mit seiner Frau und zwei Kindern nach Palästina.
IMI Negev, İsrail yapımı bir hafif makineli tüfektir.Das IWI Negev ist ein leichtes Maschinengewehr, das zur Ausrüstung der israelischen Streitkräfte gehört.
Yarışmada 529 puanla 1. olarak İsrail'in Eurovision tarihindeki 4. birinciliğini kazandırmıştır.Israel erreichte 529 Punkte und damit den vierten Sieg in seiner Geschichte beim Eurovision Song Contest.
Bu ismin, modern İsrail'de kız ismi olarak kullanıldığı görülür.Auf ihn beruft sich die moderne Nation Israel.
İsrail kültürü ayrıca diasporadaki Yahudi tarihini de yansıtır.Äußerst wichtig ist ihr auch die Erinnerung an die jüdische Geschichte der Stadt.
2002 yılı itibarıyla, bu Yahudiler ile soylarından gelenler, İsrail nüfusunun yüzde 40'ını oluşturmaktadır.Bis 2002 machten Juden aus arabischen Ländern und ihre Nachkommen fast die Hälfte der Bevölkerung Israels aus.
Günümüzde, Celile ismi, İsrail'de Karmel Dağı'nın kuzeydoğusundaki bölgeyi kastetmek için kullanılır.Der heutige Name bezieht sich auf den Berg Karmel, einen Berg des Karmelmassivs im Nordwesten Israels.
Daha sonra ailesiyle İsrail'e taşındılar.Er ging anschließend mit seinem Vater nach Israel.
İsrail hükümeti taleplere ret cevabı verdi .Das israelische Verteidigungsministerium gab als Antwort auf die Beschwerde eine offizielle Entschuldigung ab.
Ancak pasaport sahibi İsrail hükümeti tarafından dayatılan ek kısıtlamalara tabidir.Die Drahtzieher des Anschlags werden von der Regierung Israels amnestiert.
E-2'ler ilk olarak Mısır, Fransa, Israil, Japonya, Tayvan, ve Singapur tarafından teslim alındı.Die E-2 wird ebenfalls von Ägypten, Frankreich, Japan, Mexiko, Singapur und Taiwan eingesetzt.
Şirket İsrailli yapımcı Menahem Golan ve kuzeni Yoram Globus tarafından ün kazanmıştır.Produziert wurden alle Filme von den Cousins Menahem Golan und Yoram Globus.
İsrail'de eğitim hayatı 15 yıldır.Teege studierte fünf Jahre lang in Israel.
İsrail iç politikasına karışmazken, İsraile politik destek verdi.In seinen politischen Äußerungen lehnt er sich eng an die israelische Politik an.
İsrail'deki Ben Gurion Havaalanı ise şehrin yaklaşık 75 km kuzeydoğusundadır.Der internationale Flughafen Israels ist der Flughafen Ben Gurion rund 60 Kilometer nordwestlich.
Celile, İsrail yurdunun bütün kuzeyini kapsıyordu.Er wendet sich an das ganze Volk Israel.
2003 yılında da grup, İsrail ve Amerika'yı kapsayan bir turne dahilinde bir tura çıkmıştır.2003 ging die Band in Israel und den USA auf Tournee.
Bugün bu topraklar İsrail’deki Aşkelon bölgesindedir.Heute ist dieses Gebiet von Israel annektiert.
1948'den 1967'deki Altı Gün Savaşı'na kadar İsrail'deki en kutsal Yahudi bölgesi olarak kabul edildi.1967 wurde er in Israel als Gerechter unter den Völkern geehrt.
İsrail Devleti'nin 1948 yılında kurulmasıyla beraber, Davud'un Kalkanı İsrail bayrağında yer almıştır.Mit der Staatsgründung Israels am 14. Mai 1948 wurde der Magen David zum Emblem der Nationalflagge Israels.
Filistin Sorunu konusunda Filistin, İsrail ve ABD arasında pek çok kez arabuluculuk girişiminde bulunuldu.Zu den Themen Naher Osten, Palästina und Israel hat er sich kontrovers geäußert.
İsrail’in Filistinli ayaklanmasına cevabı sert oldu.Einen erheblichen Streitpunkt stellte die Behandlung der Palästinenser durch Israel dar.
İsrail Devleti'nin bayrağı Tallit'in biçiminden ve renginden esinlenerek oluşturulmuştur.Die Gestaltung der Flagge des Staates Israel basiert auf dem Tallit.
Arkadaş Derneği, İsrail'in Yehud şehrinde 2003 yılında Eyal Peretz tarafından kuruldu.Die Arkadaş-Vereinigung wurde im Jahre 2003 von Eyal Peretz gegründet.
İsrail'in ilk gökdelenidir.Israels letzter Krieg.
1950 yılında ailesi ile birlikte İsrail'e göç etti.Seine Familie wanderte im Jahre 1950 nach Israel ein.
1993 - İsrail ve Vatikan karşılıklı olarak birbirlerini tanıma kararı aldılar.Im August 1993 näherten sich die PLO und Israel einander an.
Yakup'un 12 oğlunun soyundan gelenler On iki İsrail Kabilesi'ni oluşturmuşlardır.Aus Jakobs Söhnen gehen die Zwölf Stämme Israels hervor: „Jakob hatte zwölf Söhne.
İsrail, Lübnan'da 10.000'den fazla insan öldürdü.Als Folge wurden in Hadamar bei Limburg über 10.000 Menschen ermordet.
İsrail'de Necef Çölü'nün yerlilerinden olup Sina Yarımadası'ndaki bedevilerle güçlü bağları vardır.Beduinen Im Süden Israels lebt eine große Zahl von Beduinen.
Monako'nun İsrail ile tam diplomatik ilişkileri bulunmaktadır.Honduras unterhält diplomatische Beziehungen zu Taiwan.
Test sonuçları İsrail ordusu tarafından oldukça memnuniyet verici bulunmuştur.In vielfacher Hinsicht kam dies überraschend für die Israelische Armee.
Ama İsrail, Türkiye'nin askeri ve siyasi gücü nedeniyle Türkiye ile barınmak zorunda kalacak.Es wird jedoch angesichts der militärischen Stärke der Türkei eine Verständigung mit der Türkei suchen.
Kent, İsrail'in Akdeniz kıyılarında bulunur.Der Falter ist in den Küstengebieten Israels beheimatet.
Türkiye'de anti-İsrail gösterilerinde "Yahudilere ölüm" gibi antisemit sloganlar atıldı.In London waren an Anti-Israel-Demonstrationen Plakate mit Parolen wie „Kill all Juice“ zu sehen.
Daha sonra bir kibbutzda çalışmak üzere İsrail’e gitti.Anschließend arbeitete er in einem Kibbuz in Israel.
Dürziler, İsrail güvenlik güçlerinde hizmet verirler .Wie Grass Israels Rechte bedient.
Öyle ki, o zamanlar artık İsrail Öğrenci Birliği Başkanı idi.Zeitweilig war er Präsident des Studentenparlaments.
Ayrıca başta Almanya ve Fransa olmak üzere Arabistan ve İsrail gibi ülkelere de göçler olmuştur.Erstmals dabei waren Nationen wie Israel und Island.
Böylece daha önceki İsrail iddialarını geçerli kılmış oldu.In der Folge musste er den zweiten Vornamen Israel tragen.
Rus kültürü, İsrail’deki sanatta kaçınılmaz etkiler getirdi.Aber ich brauche etwas von dem russischen Wahnsinn in meinem Spiel.
Eichmann, yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.Eichmann wurde in Jerusalem vor Gericht gestellt, zum Tode verurteilt und hingerichtet.
İsrail'in bir anayasası yoktur.Israel existiert hier nicht.
İsrail Olimpik Delegasyonunun 320 atlet üyesi vardı.Vom Österreichischen Olympischen Comité wurden 143 Athleten in 20 Sportarten nominiert.
Arapların, İsrail hakkındaki yedi ana mitini irdelemiştir: Yahudilik monoteist bir din değildir.Die indonesische Regierung erkennt nur sechs Religionen an, das Judentum ist nicht darunter.