Kişisel bakımın maliyet düşürücü olduğu ispatlanmıştır.Доказано: самообслуживание экономически эффективно.
Kişisel bakımın maliyet düşürücü olduğu ispatlanmıştır.זה כבר הוכח: טיפול עצמי חוסך עלויות.
Kişisel bakımın maliyet düşürücü olduğu ispatlanmıştır.لقد تم إثبات : الرعاية الذاتية فعالة من حيث التكلفة
Kişisel bakımın maliyet düşürücü olduğu ispatlanmıştır.これを利用することで農村部のセンターでも賢く
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Avevamo dimostrato il concetto, più o meno.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Dan kami sedikit banyak membuktikan konsep itu.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.En we bewezen het concept, min of meer.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Et nous avons prouvé le concept, plus ou moins.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.우리는 그 생각을 다소 증명한겁니다.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Más o menos pudimos demostrar la validez del concepto.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Şi am dovedit conceptul, mai mult sau mai puţin.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Und wir haben die Grundidee bestätigt, mehr oder weniger.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Và chúng tôi đã chứng minh được cái khái niệm, nhiều hơn hay ít hơn.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Víceméně jsme prověřili koncept samotný.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.Доказахме концепцията, в някаква степен.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.И мы подтвердили свою идею, более или менее.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.והוכחנו את התפיסה, פחות או יותר.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.وأثبتنا هذا المفهوم ، بدرجة أو بأخرى.
Konseptimizi de aşağı yukarı ispatlamış olduk.一方、われわれ被験者の問題はまた別でした
Krebiozen'in kesinlikle işe yaramaz olduğunu ispat ederek bunu batırdı.ואז האיגוד הרפואי האמריקאי הרס את זה, כשפרסם במחקר ארצי
Mary'nin araması ispat düğümüdür."Mary che chiama" è il nodo evidenza.
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Das mathematische Problem war: wie beweisen wir das?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?수학적 문제: 어떻게 증명하죠?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Matemaattinen ongelma: miten todistaa se?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Matematický problém: ako to dokázať?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Matematický problém. Jak ho vyřešit?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Matematikai probléma: hogy bizonyítsuk be?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Matematyczny problem: jak to udowodnić?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Một vấn đề toán học nảy sinh: làm sao để chứng minh?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Problemă matematică: cum să dovedesc asta?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Problema matematico: come dimostrarlo?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Um problema matemático: como o provar?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Un problema matemático, ¿cómo verificarlo?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Un problème mathématique: comment le démontrer?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Wiskundig probleem: hoe kan ik het bewijzen?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Πρόβλημα μαθηματικών: πως το αποδεικνύεις;
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Математическа задача: как да се докаже?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?Тут же возникает математическая проблема: как это доказать?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?בעיה מתמטית: איך להוכיח את זה?
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?أمّا المشكل الرّياضي فكان: كيف يمكن إثبات ذلك؟
Matematiksel sorun: nasıl ispatlanacak?私の友人らが20年かけて 成し遂げました
Muhtemelen aynı miktarda vardır. Bu kolay bir şekilde ispat edilemez.Και, ενδεχομένως, το ίδιο ποσοστό με τις λεοπαρδάλεις.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.나즈문딘씨는 마흐모우드씨가 증명해야 할 게 있었다고 했습니다.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Le commentaire de Najmuddin a été que Mahmoud avait quelque chose à prouver.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Lời bình luận của Najmuddin là Mahmoud cảm thấy cần phải chứng minh một điều gì đó.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Mahmoud chciał coś udowodnić.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Nadžmuddín to komentoval tak, že Mahmúd si chce niečo dokázať.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Najmuddin megjegyezte, hogy Mahmoudnak volt bizonyítani valója.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Najmuddin mi-a spus că Mahmoud vroia să dovedească ceva.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Najmuddin osservò che Mahmoud aveva qualcosa da dimostrare.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Najmuddin percibió que Mahmoud tenía algo que demostrar.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Najmuddins Kommentar war, dass Mahmoud etwas zu beweisen hatte.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Najmuddinův komentář byl, že Mahmoud má co dokazovat.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Najmuddin zei dat Mahmoud iets had te bewijzen.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.O comentário de Najmuddin foi que Mahmoud tinha alguma coisa a provar.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Το σχόλιο του Ναχμουντίν ήταν πως ο Μαχμούτ είχε κάτι να αποδείξει.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Мнението на Нажмудин беше, че Махмуд може да го докаже.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.Наджмуддин сказал: "Махмуду есть что доказывать".
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.זאת הייתה אמת.
Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi.تعليق نجم الدين أن لدى محمود ما يثبته.