Ana içeriğe geç
Sözlük

ispat ile cümle

ispat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gelecekteki deliller bunun bir hata olduğunu ispat etti.그러나 자료가 바뀐 것은 순전한 실수였다고 주장했다.
Önemli tarihsel varsayımlar nihayet ispatlandı.그리고, 마침내 결정적인 정보가 들어왔다.
NASA'nın planının özgün halinde COTS ispat uçuşlarının 2008 ve 2010 arasında yapılması öngörülüyordu.התוכנית המקורית של נאס"א קראה לטיסות של COTS בין 2008 ל־2010.
Fakat bu açıklamanın doğru olmadığı gerçeği 20. yüzyıl araştırmacıları tarafından ispat edilmiştir.החוקרים מציינים כי מידע זה נכון עוד מתקופת שנות ה-80.
Peki söyler misiniz, Diriliş'in gerçekleştiğini ne ispatlıyor?לכן, מקובל לשאול מדוע הוא עודנו מתקיים.
Bir ceza yargılamasında suçlanan kişi, suçluluğu ispatlanıncaya değin sanık olarak adlandırılır.כל אדם שמואשם בעבירה ייחשב חף מפשע עד שתוכח אשמתו.
Aşağıda teoremin pek çok ispatından bir tanesi verilmiştir.ישנם מחקרים רבים שעלו בעקבות התאוריה.
Bu tür ataklara karşı güvenilirliği ispatlanmıştır.נבוא חשבון עם הטרוריסטים הללו.
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.הוא צדק כמובן, מעל לכל ספק.
Bunu ispatlayabilir misin?כיצד ניתן להוכיח זאת?
Teoremin diğer yarısı için de benzer bir ispat vardır.ישנם מחקרים הסותרים את התאוריה.
Sagan, Venüs'ün atmosferinin aşırı derecede sıcak ve yoğun olduğunu ispatlamıştır.Сейгън установява, че атмосферата на Венера е изключително гореща и суха.
Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır.Вероятно е бил отровен, но това исторически не е доказано.
(Bir ispat daha yapıldı.)Виж още реч (parole).
Asaletini ispatlamıştır.Той доказал описанието.
Bir ceza yargılamasında suçlanan kişi, suçluluğu ispatlanıncaya değin sanık olarak adlandırılır.Особено, ако някой отива в съда като обвиняем.
Sadece bunu henüz kimse ispatlamamıştı.А имането му още никой не е открил.
Bunu ispatlayabilir misin?No kako to dokazati?
Sonuç olarak Çağataycanın Farsçadan daha üstün bir dil olduğunu ispat eder.Ipak, prijevod je, pa je bolji od tuđice već samim tim."
Bazı kaynaklarda, 1371 yılında doğduğu belirtilse de bu tarihin doğruluğu ispatlanmamıştır.Činjenica da se spominje 1367. godine ne znači da je te godine utemeljen.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.To je povjerila ispovjedniku, ali nije joj vjerovao.
Bu ispatın taslağını görebilmek için, aşağıdaki kutucuğa basınız.Onda unesi Kovčeg svjedočanstva tu za zavjesu.
El-Karaji, Binom Açılımı ve Pascal Üçgeni'ni Matematiksel Tümevarım metodu kullanarak ispatlamıştır.Al-Karaji je također dokazao binomni poučak i "Pascalov trokut", koristeći matematičku indukciju.
Bunu ispatlayabilir misin?Mohli by ste mi to ukázať?
Suçsuz olduklarını bir türlü ispatlayamazlar.Len svoju nevinu nemal ako dokázať.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Osočovali ho, že je hlúpy.
Yani burada ispat gerektiğini her şeyden önce formülün aslında bir vektör alanını tanımlar olmasıdır.Najprv sa treba presvedčiť, že dané zobrazenie skutočne spĺňa vlastnosti lineárneho zobrazenia.
Bu teorilerin deneysel olarak ispatlanamadığını göstermek çok zordu.Túto schopnosť sa nepodarilo experimentálne dokázať.
1851'de bir Güneş tutulması esnasında protuberansların Güneş'e ait olduğunu ispat etti.Ob Sončevem mrku leta 1851 je dokazal da protuberance pripadajo Soncu in ne Luni.
Nitekim bu enerji seviyesinin varlığı 1954 yılında ispatlandı.Električni tok je bil v vas napeljan leta 1954.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Očita namreč ženi, da je zanič.
Davalı kişinin bunun aksini ispat etme zorunluluğu yoktur.Posebno zaslišanje krivca ni potrebno ...
2011 yılında mağarada inceleme yapan Fransız ekip uzunluğun 16 km olduğunu iddia etse de, ispatlanamamıştır.Zelo vprašljivo je ali bo jezero, ki je leta 2011 doseglo 27 kilometrov v dolžino, kdaj odteklo.
Kağıt üstünde bunu ispatlayan Nikola Tesla daha sonra yaptığı deneylerle de bunu göstermiştir.Pojav je v tem času raziskoval tudi Nikola Tesla.
Yazılı delil başlangıcı, senetle ispat kuralının bir istisnasıdır.Posebni primer pravila je pravilo desne roke s prijemom.
Ancak bu söylentinin daha sonra yanlış olduğu ispatlanmıştır.Toda ta signal se je kasneje izkazal za napačnega.
Köy hanımlarının becerilerinin ispatıdır.Je preizkušnja za prebivalce vasi.
Ona hiçliğin varlığını anlattığımda ve ispatladığımda, sözümü kesip beni aptallıkla suçladı.Ko je duhovnik začel pridigati in jo grajati, ga je utišala in izjavila, da tak pogovor razdraži njene živce.
Buradaki ispat bir öncekine çok benzer.Naujoji versija yra panaši į tą, kurią turime šiandien.
Fakat bunu ispat edemediğine göre, demek ki değil.Kadangi tu to niekad nedarei, tu to nežinai.
Sonuç olarak kuramları tahminlerinin kesinliği kabul edilmemiş ya da yanlış olduğu ispatlanmamış olabilir.Sukurtą modelį reikia patikrinti, ar jame nėra klaidų, ar jis teisingas.
Asırlardır asal sayılar üzerinde birçok teorem ortaya atılmış ve ispat edilmiştir.Apie pudelių kilmę pripasakota ir prirašyta daugybė istorijų.
(Bir ispat daha yapıldı.)Daug darbų yra padovanojęs.).
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.Kovas Birželio 15 d. – Bendžaminas Franklinas eksperimentu įrodė, kad žaibas yra elektros išlydis.
Bunu ispatlayabilir misin?Kas sa võiksid seda selgitada?
SpaceX, Falcon Heavy için ilk ispat uçuşunu 2015 içerisinde yapmayı hedefliyor.SpaceX kavandab Falcon Heavy esmalendu 2015. aasta alguses.
İlk başlarda o, iddialı olmayan bir karakter olarak gözüküyordu, ama zaman içinde cesur olduğu ispatlanmıştır.Alguses ilmub ta kui kõhklev tegelaskuju, kuid aja jooksul paistab silma vaprusega.
Aspartamın kanserojen bir etkiye sahip olduğu ispatlanamamıştır.Pole väidetud, et telluur tekitaks vähki.
Heesters her zaman ispatlanmasına rağmen bu suçlamaları reddetmiştir.Heesters ise eitas raha annetamist alati, ehkki see on dokumentaalselt hästi tõendatud.
22 yıl sonra bir kadın avukat tarafından suçsuzluğu ispatlanan Veer, serbest bırakılır.Kuid 20 aastat hiljem saab Maria eeskujuliku käitumise eest vabaks.
Tasarı, gazetecilere iddialarını ispat etme hakkı tanımıyor.Testamendi sisu ei pea tunnistajatele teatama.
Sonraki yıllarda bu teoremin ispatı tam olarak Karl Weierstrass tarafından verilmiştir.Lõpmatute kümnendmurdude teooria pärineb Karl Weierstraßilt.
AB doğru parçasının CD doğru parçasına dik olduğunu ispatlamak istiyorum. -전 선분AB가 선분CD와 수직으로 만나다는 것을 증명하고 싶습니다
AB doğru parçasının CD doğru parçasına dik olduğunu ispatlamak istiyorum. -Als voorbeeld, ik kan ze bouwen, dit heeft een straal
AB doğru parçasının CD doğru parçasına dik olduğunu ispatlamak istiyorum. -Chceme dokázať, že úsečka AB je kolmá, pretína tetivu v pravom uhle, je kolmá na úsečku CD.
AB doğru parçasının CD doğru parçasına dik olduğunu ispatlamak istiyorum. -Dokážeme to použitím věty SSS, nebo tomu říkejte SSS postulát nebo axiom.
AB doğru parçasının CD doğru parçasına dik olduğunu ispatlamak istiyorum. -Vi vil bevise, at linje AB står vinkelret på linje CD.
AB doğru parçasının CD doğru parçasına dik olduğunu ispatlamak istiyorum. -И както може да се досетите, ше го докажа като използвам третия признак, или аксиома за еднакви триъгълници.
AB doğru parçasının CD doğru parçasına dik olduğunu ispatlamak istiyorum. -اريد ان اثبت ان القطعة AB القطعة AB متعامدة تتقاطاع معها بزاوية قائمة انها تتعامد على القطعة CD
AC'nin BD'ye paralel olduğunu iç ters açılar sayesinde biliyoruz, ve ispatı bitiriyoruz! -우리는 AC가 BD와 평행하는 것을 엇각을 통해 알 수 있습니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod