Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Ett problem: avfallshantering och arbetslöshet.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Jeden problem: gospodarka odpadami i bezrobocie.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.문제 한가지: 쓰레기 처리와 실업.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Một vấn đề là: sự lãng phí và sự thất nghiệp.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.O problemă: manevrarea deşeurilor şi şomajul.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.První problém: likvidace odpadu a nezaměstnanost.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Uno de los problemas: el manejo de residuos y el desempleo.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Un problema: trattamento dei rifiuti e disoccupazione.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Un problème: le traitement des déchets et le chômage.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Ένα πρόβλημα: η διαχείριση σκουπιδιών και η ανεργία.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Един от проблемите: справянето с боклуците и безработицата.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.Есть одна проблема: утилизация отходов и безработица.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.ויש עוד המון דוגמאות כאלה.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.مشكلة واحدة: معالجة النفايات والبطالة.
Bir sorun:atık işleme ve işsizlik.リサイクルが注目を集めるこの時代でも
Bizim alışkanlık olarak yaptığımız herşeyin içine işlemek için ve onları yumuşatmak için, çaba gösterir.Deve farsi largo tra tutte le cose che facciamo abitualmente e ammorbidirle.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.A Hospodin Bôh ho poslal preč z raja, zo zahrady Édena, aby obrábal zem, z ktorej bol vzatý.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Da wies ihn Gott der HERR aus dem Garten Eden, daß er das Feld baute, davon er genommen ist,
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Deaceea Domnul Dumnezeu l -a izgonit din grădina Edenului, ca să lucreze pămîntul, din care fusese luat.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Et l`Éternel Dieu le chassa du jardin d`Éden, pour qu`il cultivât la terre, d`où il avait été pris.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Giê-hô-va Ðức Chúa Trời bèn đuổi loài người ra khỏi vườn Ê-đen đặng cày cấy đất, là nơi có người ra.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời bèn đuổi loài_người ra khỏi vườn Ê - đen đặng cày_cấy đất , là nơi có người ra .
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Il Signore Dio lo scacciò dal giardino di Eden, perché lavorasse il suolo da dove era stato tratto
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.I vypustil jej Hospodin Bůh z zahrady Eden, aby dělal zemi, z níž vzat byl.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.I wypuścił go Pan Bóg z sadu Eden, ku sprawowaniu ziemi, z której był wzięty.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Kiküldé õt az Úr Isten az Éden kertjébõl, hogy mívelje a földet, a melybõl vétetett vala.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.여호와 하나님이 에덴 동산에서 그 사람을 내어 보내어 그의 근본된 토지를 갈게 하시니라
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Maka TUHAN Allah mengusir manusia dari taman Eden dan menyuruhnya mengusahakan tanah yang menjadi asalnya itu
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Niin Herra Jumala ajoi hänet pois Eedenin paratiisista viljelemään maata, josta hän oli otettu.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Och HERREN Gud förvisade honom ur Edens lustgård, för att han skulle bruka jorden, varav han var tagen.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.O Senhor Deus, pois, o lançou fora do jardim do Éden para lavrar a terra, de que fora tomado.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Så forviste Gud HERREN ham fra Edens Have, for at han skulde dyrke Jorden, som han var taget af;
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Så viste Gud Herren ham ut av Edens have og satte ham til å dyrke jorden, som han var tatt av.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Y Jehovah Dios lo arrojó del jardín de Edén, para que labrase la tierra de la que fue tomado
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.затова Господ Бог го изпъди от Едемската градина да обработва земята, от която бе взет.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.И выслал его Господь Бог из сада Едемского, чтобы возделывать землю, из которой он взят.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.וישלחהו יהוה אלהים מגן עדן לעבד את האדמה אשר לקח משם׃
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.فاخرجه الرب الاله من جنة عدن ليعمل الارض التي أخذ منها.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.耶 和 華 神 便 打 發 他 出 伊 甸 園 去 、 耕 種 他 所 自 出 之 土
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.耶和華 神便 打發 他 出 伊甸 園去 、 耕種 他 所 自出 之 土
Bozuk yerleri düzeltmen ve programın niye işlemediğini bulman gerek.Y tienes que depurarlos añadiendo cosas como "breakpoints" y averiguar por qué no funcionan.
Bu 10'un 13'üncü kuvveti çarpı 10'un eksi 8'inci kuvveti ile aynı işleme denk geliyor. .10^13*10^ー8と同じです。 この8です。
Bu 10'un 13'üncü kuvveti çarpı 10'un eksi 8'inci kuvveti ile aynı işleme denk geliyor. .나는 이 문제가 10의 13제곱 곱하기 10의 마이너스 8제곱의 합이랑 같다고 생각해 여기 8이 하나 있어.
Bu 10'un 13'üncü kuvveti çarpı 10'un eksi 8'inci kuvveti ile aynı işleme denk geliyor. .Det her er faktisk det samme som 10 i trettende gange 10 i minus ottende.
Bu 10'un 13'üncü kuvveti çarpı 10'un eksi 8'inci kuvveti ile aynı işleme denk geliyor. .Начинът, по който мисля за това, е точно същото нещо като 10 на 13-та по 10 на минус осем.
Bu 10'un 13'üncü kuvveti çarpı 10'un eksi 8'inci kuvveti ile aynı işleme denk geliyor. .الطريقة التي سأفكر بها، ان هذه نفس 10^13 × 10^-8
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.A proposito, si chiama teoria cognitiva gerarchica.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Asta e teoria cognitiv ierarhică.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Cela s'appelle une théorie de hiérarchie cognitive.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Das nennt man kognitive Hierarchie-Theorie.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Dette kaldes en kognitiv hierarkisk teori, for øvrigt.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Dit heet een cognitieve hiërarchie-theorie.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Esta se llama teoría jerárquica cognitiva, por cierto.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.이런걸 인지적 계층 이론이라고 합니다.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Nazywamy to teorią hierarchii kognitywnej.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.To je kognitivna teorija hierarhije.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Xin nói luôn, nó được gọi là lý thuyết về hệ thống phân cấp nhận thức.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Παρεμπιπτόντως, αυτό ονομάζεται θεωρία της γνωστικής ιεραρχίας.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.До речі, це називається теорією когнітивної ієрархії.
Bu arada bu işleme, "bilişsel hiyerarşi kuramı" deniliyor.Това се нарича теория на когнитивната йерархия между другото.