Ana içeriğe geç
Sözlük

isleme ile cümle

isleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla birlikte, kuantum alan teorisinde bu işleme izin verilir.Ωστόσο, η Θεωρία Κβαντικού Πεδίου το επιτρέπει.
1722'de Hollandalılar Anvers limanını Schelde Nehri halicini kapatarak işlemez hale getirdiler.Το 1722 οι Ολλανδοί έκλεισαν την είσοδο στο λιμάνι της Αμβέρσας.
Göğsü işlemelidir.Έτσι στήθος με στήθος.
Bu depolama tesisleri çoğunlukla rafinaj ve işleme tesisleri yakınlarında bulunmaktadır.Αυτά τα δέντρα δρουν σχεδόν ως σύστημα άντλησης και αποκατάστασης.
Hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmamıştır.Δεν υπάρχουν χημικοί έλεγχοι.
Cezbedilmişse de günah işlememiştir.Παρά το γεγονός ότι πειράσθηκε, ο Ιησούς δεν διέπραξε καμία αμαρτία.
Sistem standart elektrik hatlarıyla çalışmaktadır ve 750 voltla işlemektedir.Θα τροφοδοτούνται από επίγεια γραμμή με συνεχές ρεύμα 750 βολτ.
Bu işleme transkripsiyon denir.Τη διαδικασία αυτή ονομάζουμε επεξεργασία δεδομένων.
Günümüzde Fourier analizi bilgi ve sinyal işleme ve titreşim analizinde kullanılmaktadır.Αυτή την στιγμή ο Mitnick εργάζεται ως υπεύθυνος ασφαλείας υπολογιστών, σχολιαστής και σύμβουλος.
Topluluk, kendi kendini yöneten bir kooperatif olarak işlemektedir.Δουλεύουμε συλλογικά και με την σκέψη μας στραμμένη σε μια αυτοοργανωμένη κοινωνία.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."Οσο περνάει ο καιρός πιάνουν ρυθμό και γίνονται όλο και καλύτεροι."
Bu kurum 1982 Hama katliamını işlemekle suçlanmıştı.Σήμερα είναι κατηγορούμενος για τις μαζικές δολοφονίες που έλαβαν χώρα το 1982.
Bu işleme parçalandırma (fragmentation) denmektedir.Χαρακτηριστική είναι ο κατά κόρον κατακερματισμός (διαχωρισμός) του σώματος.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Jeg tilgiver deres skyld og husker ikke længere på deres synd.
Kendisi savaş suçları işlemekle suçlanmadı.Hun blev ikke kendt skyldig i krigsforbrydelser.
Bu işleme ileri sağlık ekipleri gelene kadar devam edilir.Der ventede man så, til sundhedskommissionen ankom.
Sanatsal işlemeler daha çok ana giriş kapılarından ve pencerelerde görülürdü.Art nouveau-motiver findes også i vinduesgitrene og indgangsporten.
Gümüşü ilk olarak Romalıların işlemeye başladıkları iddia edilmektedir.Cinnober blev først brugt som pigment af romerne.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.Hun prøver at få kongeriget tilbage ved at finde De Syv Dødsynder.
Her buyruk yalnızca bir işleme karşılık gelir.Hver bil giver kun ret til ét slag.
Hiç işlemek istemez.Han ingen Ting bestille gad.
Çıktıyı göstermek için bir veya daha fazla işleme giriş izni verebilir.Der kan i forløbet være indlagt en eller flere pauser.
Trafik soldan işlemektedir.OB køber venstrebenet arbejdsmaskine.
Kullanılmadığı zamanlarda Kadeh mücevher işlemeli bir kutunun içinde tutulmaktadır.Når pokalen ikke er i brug, bliver den opbevaret i et juvelbesat skrin.
Yüzer ve kıyı tabanlı işlemeciler çeşitli yerlerde çalışırlar.Hindebæger og Strand-Asters blomstrer der i et stort antal.
Bu işleme bloklanma denir.Dette kaldes moblogging.
Mine işlemeli ve mücevher süslemelidirler.Knoglerne og smykkerne kan kun være ofrede.
Başkurdistan'ın petrol rafine fabrikaları yılda 60 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahiptir.Havnen Wallhamn på øens østside har kapacitet til at håndtere 100.000 biler årligt.
Frankfurt Borsası’nın düzgün ve güvenli işlemesini sağlayacak bir garantör görevini Deutsche Börse AG görüyor.Deutsche Börse AG ejer og driver Frankfurt Wertpapierbörse.
Köy, Lofoten Balık İşleme Müzesi ve Norveç Balıkçı Köyü Müzesi'ne sahiptir.I Å findes to museer: Lofoten Tørfiskmuseum og Norsk Fiskeværsmuseum.
Ayrıca ormancılık, kerestecilik, ağaç işleme, gıda ve yapı malzemeleri sanayi vardır.Der ud over er industrigrene skov-, bjergværks-, maskin-, træforædlings- og næringsmiddelindustri vigtige.
Sanayi etkinlikleri büyük ölçüde deri, gıda, ağaç ve maden işlemeye dayanır.Dette gør, at de absorberer smagen af jord, træ og røg.
Marangozluk, ağaç işleme zanaatıdır.En snedker er en håndværker, der arbejder med træ.
Yeni bir video grafik API, Core Video Gerçek zamanlı video işleme sağlamak için Core Imageni güçlendirir.En nytt grafisk video-API, Core Video som gjør det mulig å behandle sann tid video prosessering.
Benzer uyarı değişiklikleri Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından da işleme konmuştur.Lignende tiltak ble gjennomført av det japanske helsedepartementet.
Bu işlemede Decryption denir.Denne prosessen kalles dekreolisering.
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.Liten blenderåpning gir stor dybdeskarphet; mens stor blenderåpning gir mindre (se bilder).
Topluluk, kendi kendini yöneten bir kooperatif olarak işlemektedir.Det er organisert som en egen frivillig organisasjon.
Bu işlemeleri Kapalıçarşı'da ve pazarlarda satılır.Den er i privat eie og åpen for salg.
Firavun Tutankamon’un mezarında ise işlemeli trompetler bulunmuştur.Her er for eksempel Tutankhamons grav.
Oyun süresince bu işleme devam edilir.Dette skal skje under spillerens tur.
Ve, “öldükleri hakkında önceden düzenlenen tutanak işleme konuldu.Men faren (Hans) døde før han rakk å starte.
Bu işleme uç alma denir.Slik stivhet kalles lønnsrigiditet.
İnkâr edememe, size daha sonra o işleme kimlerin katıldığını kanıtlama imkânı verir.Det viser seg senere at det er han som står bak disse hendelsene.
2009-2010 yılında okul yeniden onartılarak işleme sokulmuştur.I 2004/2005 ble det foretatt en omfattende rehabilitering av skolen.
Bu işlemede battal çekmek denirdi.Planen var å plassere et batteri der.
Yolun kaldırılması için teklifler sunulmuş fakat hiçbiri işleme alınmamıştır.Flere forslag til restaurering og tilbakeføring ble utarbeidet, men ingen av dem ble gjennomført.
Aşağıdan yukarı ve yukarıdan aşağı işlemeHer veves nedenfra og opp.
O zaman türünün en modern süt işleme tesislerinden biriydi.Dette var de viktigste konserveringsmetodene for kjøtt den gangen.
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Sesungguhnya dia adalah orang yang pertama kali mengubah agama Ismail ‘alaihi sallam.
Bu işleme parçalandırma (fragmentation) denmektedir.Proses ini disebut sebagai Fragmentation (fragmentasi).
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.Secara umum, MSG stabil dalam kondisi pemrosesan makanan biasa.
Qui dormit non peccat Uyuyan günah da işlemez.Qui dormit non peccet/peccat Barang siapa tidur, dia tidak berdosa.
Deri işlemesi meşakkatli, emek isteyen ve severek yapılması gereken bir iştir.Dengan kata lain, sikap yang mau ditampakkan yaitu sikap berani, ulet dan rendah hati.
Toprak işlemede makine kullanımı pek yaygın değildir.Penggunaan mesin pengering jarang dilakukan.
Bu işleme laktik fermentasyon da denir.Prosesnya disebut dengan feralisasi (feralization).
O dönemin bilgisayar ekipmanları ile işleme maliyeti oldukça yüksekti.Pabrik kendaraan masa disertakan dengan yang paling up-to-date peralatan proses waktu itu.
İşlemeler, içi pamukla doldurulmuş bir yastık ya da silindir üzerine yapılır.Namun yang lebih mudah tergesek dengan bantal atau selimut adalah payudara.
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.Lalu lintas di jalan memutar berlawanan arah jarum jam.
Bunun bir sonucu olarak, işleme gücü genellikle kullanılmamaktadır.Untuk alasan ini, elektrifikasi ganda biasanya dihindari.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod