Baş aşağı çevirdim, dış iskeleti ile oynadım, baş kısmı ile oynadım.Virá-lo de pernas para o ar, experimentar com a caixa, Experimentar com a membrana, experimentar com o corpo,
Baş aşağı çevirdim, dış iskeleti ile oynadım, baş kısmı ile oynadım.Обърнах го, експериментирах с покритието, експериментирах с лицевата част.
Baş aşağı çevirdim, dış iskeleti ile oynadım, baş kısmı ile oynadım.Перевернула его вверх дном, поэкспериментировала с каркасом, с пластиком.
Baş aşağı çevirdim, dış iskeleti ile oynadım, baş kısmı ile oynadım.Перевернула його догори дном, поекспериментувала з корпусом, з перетинкою.
Baş aşağı çevirdim, dış iskeleti ile oynadım, baş kısmı ile oynadım.הפכתי אותו, התנסתי במעטפת, התנסיתי עם הראש.
Baş aşağı çevirdim, dış iskeleti ile oynadım, baş kısmı ile oynadım.قُلبت رأساً على عقب، جربت مع النتوء ، وجربت مع الرأس.
Baş aşağı çevirdim, dış iskeleti ile oynadım, baş kısmı ile oynadım.身体もアクセサリーも使いました
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;Eu nu mă gândeam la un schelet de dodo;
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;Ik dacht niet aan een dodoskelet;
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;Je ne pensais pas à un squelette de dodo ;
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;전 첨부터 도도새 뼈를 생각하진 않았어요.
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;Nie myślałem o szkielecie dodo.
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;Non pensavo ad uno scheletro di dodo;
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;Tôi đã không nghĩ về một bộ xương chim Dodo
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;Δε είχα κατά νου ένα σκελετό Ντόντο.
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;Я не думал о скелете додо.
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;לא חשבתי על שלד דודו;
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;لم أكن افكر في الهيكل الكامل للدودو;
Ben bir dodo iskeletini düşünmüyordum;頭骨を完成して気がついたんです
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Also dachte ich mir:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Così ho pensato: "Ecco un caso che necessita di uno scheletro".
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Dus ik dacht:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --그래서 이런 생각을 했습니다, "골격 구조에 비밀이 숨어 있지 않을까?"
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Pomyślałam sobie: "Oto problem, który woła o układ kostny".
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Tak jsem si pomyslela:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Tôi nghĩ rằng:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Y ahí es cuando pensé:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Έτσι, σκέφτηκα, "Ορίστε ένα πρόβλημα που απαιτεί ένα σκελετικό σύστημα
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --И я подумала:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Помислих си:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --אז חשבתי, "הנה בעיה שפשוט מתחננת לפיתרון שלדי --
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --بالتالي فكرت "هنا مشكلة تصرخ لأجل نظام هيكلي--
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --「骨が問題を提起しているんだ」 このような骨ではなく
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Alors j'ai pensé, la paroi tissulaire est importante pour les squelettes.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Also dachte ich mir, in Skeletten sind Wandgewebe wichtig.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Así que pensé, la pared de tejido debe ser importante para
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli. Dolayısıyla açıklamanın bir parçası olmalı.Aşa că m-am gândit: peretele tisular e important pentru schelet, trebuie să fie parte a explicaţiei.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Dus ik dacht: wandweefsel is belangrijk in skeletten,
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Então pensei, o tecido da parede é importante nos esqueletos.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Jadi saya pikir, jaringan dinding ini penting di dalam rangka.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.그래서 저는 벽 조직이 골격구조 상 중요하다는 생각을 갖게 되었습니다.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Tak jsem si pomyslela, tkáňová stěna je důležitá pro kosterní soustavu.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Vì vậy, tôi nghĩ, thành mô quan trọng với khung xương.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Wydawała mi się ona istotna dla szkieletu.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Поэтому я подумала, что стенка тканей важна для скелетов.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.Така че си помислих, стенната тъкан е важна при скелетите.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.אז חשבתי, רקמת קיר היא חשובה בשלדים.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.لذلك اعتقدت ان جدار النسيج مهم في الهياكل.
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli.重要な鍵だと考えたのです
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .Je kunt het zien als de ruggegraat van ons molecuul en dus ook de ruggegraat van onze benaming.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .여러분을 이것을 이 분자의 등뼈라고 할 수 있고, 우리가 이름 짓는 것의 핵심이라고도 할 수 있습니다.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .Můžete tak trochu vidět, že je to základ molekuly, a také základem našeho pojmenovávání.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .Μπορείτε να τη θεωρήσετε σαν τη "ραχοκοκαλιά" του μορίου μας και κατά συνέπεια τη "ραχοκοκαλιά" της ονομασίας.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .Перед вами, так сказать, хребет нашей молекулы, а также основная часть нашего названия.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .و يمكن اعتبارها بمثابة العمود الفقري و أساس الجزئ وأيضا العمود الفقري للتسمية
Bir bisiklet iskeleti ve eski bir bisiklet dinamosuyla makinemi yaptım.Con il telaio e la dinamo di una vecchia bicicletta, ho costruito la mia macchina.
Bir bisiklet iskeleti ve eski bir bisiklet dinamosuyla makinemi yaptım.Dùng một cái khung xe đạp và một cái máy phát điện xe đạp cũ, Tôi đã đựng cái máy của tôi.
Bir bisiklet iskeleti ve eski bir bisiklet dinamosuyla makinemi yaptım.En utilisant un cadre de vélo et une vielle dynamo, j'ai construit ma machine.
Bir bisiklet iskeleti ve eski bir bisiklet dinamosuyla makinemi yaptım.Folosind un cadru de bicicletă şi un dinam de la o bicicletă veche mi-am construit maşina.
Bir bisiklet iskeleti ve eski bir bisiklet dinamosuyla makinemi yaptım.Indem ich einen Fahrradrahmen und einen alten Fahrraddynamo benutzte, baute ich eine Maschine.