ABD'de Tennessee’de bulunan yerli iskeleti kalıntılarında saptanmıştır.Їх виявили на залишках скелетів індіанців у Теннессі, США.
Bütün omurgalılarda, iskeletin gövde kısmının esası omurgadır.У всіх офрисів трав'яниста частина взимку відмирає.
Aksiyel iskelet kemikleri, 80 kemikten oluşmaktadır.Жорстка конструкція складається з 80 опор.
Baş iskeleti kemikleri Hiyoid kemik Omurga kemikleri Thorax iskeleti kemikleriКістки (значення) Кістка Кістяк Кістки гральні Кістянка
Saat kulesinin ise sadece çelik iskeleti hayatta kalmistir.Задня підвіска так само кріпиться до сталевого підрамника.
Vücudu gri deriyle kaplanmış bir iskeletti sadece.Звук посилюється лише дерев'яним корпусом гітари.
Kafatası nispeten komple bir iskeletten oluşmaktadır.Він складається з достатньо повного черепа з нижньою щелепою.
Bu tür bebeklerin, polivinil klorid veya metalden yapılmış, eğme eklemleri ile donatılmış bir iskeleti var.У таких ляльок є скелет, зроблений з полівінілхлориду або металу, оснащений суглобами, які згинаються.
Bu dinozor, kısmi bir iskelet olan, MACN-PV-RN 1116 fosilinden bilinir.Popis je založen na materiálu s označením MACN-PV-RN 1116, jedná se o nekompletní kostru.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.Svůj první létající stroj začal stavět v zimě 1902-1903.
Aksiyel iskelet kemikleri, 80 kemikten oluşmaktadır.U člověka je tvořen 80 kostmi (vč. lebky).
Filin iskeleti 326 ilâ 351 kemikten oluşur.Scheletul elefantului este alcătuit din 326–351 de oase.
İlk test uçusları uçağın iskeletini test etme maksatlı olarak 1941 nisanında başlamıştır.Manevrele de antrenament în 1941 au demonstrat deficiențele avionului O-47.
İnsan vücudunda yaklaşık 639 iskelet kası bulunmaktadır.Ar fi aproximativ 640 de mușchi în corpul uman.
Oda mezarda 11 iskelet bulunmuştur.În mormânt s-au găsit doar nouă din cele 11 cadavre.
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.140 de cusături au fost necesare și cicatricile mai sunt încă vizibile.
Bazen normal iskelet de olabilir.Uneori poate fi găsit un colon iritabil.
Stevenson bu etkiyi "şüphesiz, iskelet Poe'dan aktarılmıştı" sözleriyle açıkladı.Stevenson a recunoscut această influență: „Am intrat in galeria domnului Poe...
Bütün omurgalılarda, iskeletin gövde kısmının esası omurgadır.Nu la toate vertebratele se întâlnește acest fenomen de ascensiune a măduvei spinării.
Sonunda, o Dj'in dikkatini çekmeyi başarıyor ve Dj ile iskelet olarak dans ediyor.A végén elnyeri a DJ figyelmét, aki már a csontvázzal táncol.
Bunlardan bir kısmı neredeyse tam iskeletlerdir.Némelyek szinte kizárólag rovarevők.
"Cro-Mognon" insan tipi birkaç erkek, kadın ve çocuk iskeleti bulunmuştur.Egy cro-magnoni család nyomait tárták fel itt, köztük férfiak, nők és gyermekek csontvázait.
Dil ve kulaktaki kemikler hariç insan iskeleti yaklaşık 207 kemikten meydana gelmiştir.Az emberi csontváz felépítésében a járulékos csontokat leszámítva mintegy 206 csont vesz részt.
Pakicetusun iskeletleri, balinaların doğrudan Mesonychia türlerinde evrilmiş olmadığını göstermektedir.Ennek alapján a Pakicetus csontváza bizonyítja, hogy a bálnák nem származhatnak közvetlenül a Mesonychidektől.
Çünkü evcil ve yabani mandaların iskeletlerinde herhangi bir fark yoktur.A hím- és nőstény lepkék méretében nincsen különbség.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.A sivatag közepén az első fosszilis bálnacsontvázakat 1902-03 telén találták meg.
Biyosentezden sonra iskelet kaslarına, kalbe, beyne ve diğer dokulara taşınır.A vesében, a májban, az agyban és egyéb szövetekben koncentrálódik.
Ayrıca yanında 3 tane daha iskelet atlı canlanır.Egy másik változatot három egymás mellett fogatolt ló húzott.
Yetişkin bir insan iskeleti 207 kemikten oluşmaktadır.A felnőtt emberi csontváz körülbelül 206 darab csontból áll.
Bu mezarda da iskelet kalıntısı yoktur.A sírkamrában még szarkofág sincs.
Gırtlağın iskeletini meydana getiren kıkırdaklar dokuz tanedir.Kangasalan urkutehtaan rakentamat urut ovat 9-kertaiset.
Örtüleri ve iskeletleri yoktur.Sillä ei ole raitoja vaan pilkkuja.
Zombi ve iskeletler gibi yaşayan ölülerin, vampirlerin ve lanetlilerin en büyük düşmanıdır.Populaarikulttuurissa tunnetuimpia eläviä kuolleita ovat vampyyrit ja zombit.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.Ruukinpuiston rakennukset ovat nykyään pääosin asuntoina.
Mezarlarda iskeletler olmasına rağmen, yanlarında gömülen eşyalar bulunamadı.Jos Alen kivien alla on hauta, sitä ei ole vielä löydetty.
Bu mezarda da iskelet kalıntısı yoktur.Alueella on myös tunnustukseton hauta-alue.
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.Έχουν βρεθεί πάνω από 100 σκελετοί, ενώ κάποιοι είναι ολοκληρωμένοι.
İkili LeChuck'ın iskelet ordusuna tutsak düşmeden önce sadece bir an başbaşa kalır.Οι δύο μοιράζονται μια στιγμή μαζί πριν ο στρατός σκελετών του LeChuck τους πιάσει.
Kralın iskeletini içinden alır, onu cam bir muhafaza içinde sergiler.Η Βασιλική αποστέλλει το κλειδί στον Κώστα μέσα από ένα ασφαλές κανάλι.
Halaf Dönemi'yle ilişkilendirilen bir iskelet 40 yaşlarında Akdeniz ırkından bir kadına aittir.Το κυριότερο εύρημα είναι ένας σκελετός που ανήκε σε γυναίκα ηλικίας περίπου 30 ετών.
Kazıcılar kırk tabut ve altmış iskeleti gün ışığına çıkardılar.Απείχε ογδόντα στάδια από την Πάτρα και σαράντα από την Δύμη.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Ο τάφος ισοπεδώθηκε και τα κτερίσματα δεν φυλάχτηκαν.
Aksiyel iskelet kemikleri, 80 kemikten oluşmaktadır.Skroget består af 80 HLES højelastisk stål.
Bu halinde Chaos'un neredeyse tam bir iç iskeleti vardır.Desmaner har derimod en næsten vandtæt pels.
İnsan vücudunda yaklaşık 639 iskelet kası bulunmaktadır.Kroppen har i alt 639 muskler.
Bunlardan bir kısmı neredeyse tam iskeletlerdir.To af dem var næsten komplette elmetræsbuer.
J Coleman tarafından 1899 yılında yapılmış olan değirmen iskeleti.Galionsfigur på Hjejlen lavet af H.J. Møen i 1859.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Graven var i dårlig stand, og ikke alle delene av skjelettet ble funnet.
Oda mezarda 11 iskelet bulunmuştur.Det ble funnet elleve graver.
Portekiz'de bulunmuş tarih öncesi tam bir iskelettir.Den første portugisiske republikk var en ustabil periode i Portugals historie.
Aksiyel iskelet kemikleri, 80 kemikten oluşmaktadır.Konstruksjonen bæres oppe av 48 bøyde stålpilarer.
Hirt, Yahudi iskelet koleksiyonunu yönetti.Cohen tok seg av barnas jødiske opplæring.
Şimdiye kadar kendisine ait yalnızca bir iskelet bulundu.Det eneste som var igjen av ham var en sandal.
Sonunda, o Dj'in dikkatini çekmeyi başarıyor ve Dj ile iskelet olarak dans ediyor.Denne kvelden gikk han tilbake til å være DJ og spille dansemusikk.
Filin iskeleti 326 ilâ 351 kemikten oluşur.Kerangka gajah terdiri dari 326–351 tulang.
Ayrıca yanında 3 tane daha iskelet atlı canlanır.Selain itu juga terdapat 3 pembalap cadangan.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Makam tersebut dalam kondisi buruk dan tidak banyak hiasan asli yang tersisa.
Lahdin içerisinden biri kadın diğeri erkeğe ait olmak üzere iki insan iskeleti bulunmuştur.Kedua, tari Saman dibawakan oleh laki-laki, sedangkan tari Ratéb Meuseukat dibawakan oleh perempuan.
İkizler: Süs düşkünü akılsız iskelet kızlar.SarapanPagi: Perumpamaan tentang Gadis-gadis yang Bijaksana dan Gadis-gadis yang bodoh
İnsan vücudunda yaklaşık 639 iskelet kası bulunmaktadır.Ada 160 bursa dalam tubuh manusia.