Bu iskelet boyunca var olan baz dizileri genelde zincirin 5' ucundan 3' ucuna doğru azalır.Casi siempre viajan ocultos en el maletero del Mach 5.
Dave'in kıyafeti mühürlü olmasına rağmen Vashta Nerada yine de onu alır ve iskelete çevirir.Sellan a Dave en su traje, pero los Vashta Nerada entran de todas formas y le devoran.
Ağız kökü kasları kasılarak gırtlak iskeleti yukarı çekilir.Partiendo de una extensión de rodilla, al realizar la flexión los meniscos retrocederán.
Eylül 2008'in sonlarına doğru, yapının çelik iskeleti şekli ortaya çıkartmaya başlamıştı.Entro la fine di settembre 2008, l'intelaiatura d'acciaio della struttura stava prendendo forma.
Yetişkin bir insan iskeleti 207 kemikten oluşmaktadır.Un tipico scheletro umano adulto consiste di 206 ossa.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.Le balene fossili sono state scoperte per la prima volta durante l'inverno del 1902.
Mezarlarda iskeletler olmasına rağmen, yanlarında gömülen eşyalar bulunamadı.Sebbene siano state trovate sepolture dentro il tumulo, nessuna camera funeraria vi è stata identificata.
Kafatası nispeten komple bir iskeletten oluşmaktadır.La sua testa è formata da un fiocco di neve.
Skeleton foot-soldier; kılıç ve kalkan kullanan iskeletler.Soldato scheletro: scheletro che usa spada e scudo, oppure usa un giavellotto.
ABD'de Tennessee’de bulunan yerli iskeleti kalıntılarında saptanmıştır.Их обнаружили на остатках скелетов индейцев в Теннесси, США.
Giriş'te kitabın iskeleti anlatılır.Появляется в книге Открытие.
Tıp okulunda edindiği bağlantılar sayesinde iskeletleri ve organları kolaylıkla satar.Используя свои университетские связи, ему без особого труда удавалось сбывать скелеты и органы.
Bu tür bebeklerin, polivinil klorid veya metalden yapılmış, eğme eklemleri ile donatılmış bir iskeleti var.У таких кукол есть скелет, сделанный из поливинилхлорида или металла, оснащённый сгибающимися суставами.
Yetişkin bir insan iskeleti 207 kemikten oluşmaktadır.Скелет взрослого человека состоит из 205—207 костей.
Bunlardan bir kısmı neredeyse tam iskeletlerdir.Некоторые её части практически монохромны.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.Многие древние сооружения на сегодняшний день лежат в руинах.
1902'de ABD'nin Montana Eyaleti'nde dev bir iskeletin parçalarına rastlandı.В 1902 году небольшим тиражом отчеканены последние золотые монеты бурской ЮАР.
Apendiküler iskelet kemikleri, 126 kemikten oluşmaktadır.Таз и нижние конечности состоят из 62 костей.
Üç kurbanının yalnızca iskelet kalıntıları bulunmuş, bunların kimlikleri hala tespit edilememiştir.Все трое пассажиров погибли на месте и были опознаны только по отпечаткам зубов.
Uçak iskeleti, tamamen metal Su-27'nin aksine büyük oranda kompozit malzeme içerir.كما أن هيكل الطائرة به أجزاء مصنعة من المواد المركبة، علي العكس من سو-27 المصنوعة كاملةً من المعدن.
Kadınların iskelet yapısı erkeklerinkine göre daha az yoğun olduğu için kırılmaya daha müsaittir.والهيكل العظمي للمرأة يكون أكثر عرضة للكسر بسبب أنه أقل كثافة مقارنة بالرجال.
Zombi ve iskeletler gibi yaşayan ölülerin, vampirlerin ve lanetlilerin en büyük düşmanıdır.كان مصيرهم الذي حتم عليهم أن يكونوا أعداء الشياطين الشريرة ومصاصي الدماء.
Britanya’nın en eski, parçaları bütün olan insan iskeletidir.وهو يعد أقدم هيكل عظمي بشري كامل في بريطانيا.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.تكون معظمها في العصر الحجري الحديث.
Müzede sergilenen dinozor iskeleti.أنبيق معروض في المتحف.
Yetişkin bir insan iskeleti 207 kemikten oluşmaktadır.Um típico esqueleto humano adulto consiste em 206 ossos.
İkili LeChuck'ın iskelet ordusuna tutsak düşmeden önce sadece bir an başbaşa kalır.Os dois compartilham um momento antes de exército de esqueletos de LeChuck raptá-los.
Aksiyel iskelet kemikleri, 80 kemikten oluşmaktadır.No total o esqueleto axial é composto por 80 ossos.
Pakicetusun iskeletleri, balinaların doğrudan Mesonychia türlerinde evrilmiş olmadığını göstermektedir.Os esqueletos de Pakicetus mostram que as baleias não tiveram origem direta nos mesoniquídeos.
İnsan iskeletindeki en geniş kemiktir.É a parte mais longa do osso.
Aynı sırada, anüs çevresinde halka hâlinde iskelet de gelişmeye başlar.Enquanto isso, no outro lado do mundo, o NES começa a nascer.
Bir erkek olan 10 numaralı iskelet bir kraliyet asası kavramış bir şekilde gömülü idi.A referência a um rei no versículo 10 tem provocado uma discussão considerável.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.A maioria das pedras rúnicas da Inglaterra estão na Uplândia.
CodeIgniter, PHP ile dinamik uygulamalar geliştirmek için geliştirilmiş bir web uygulama iskeletidir.O CodeIgniter é um framework de desenvolvimento de aplicações em PHP.
Giriş'te kitabın iskeleti anlatılır.Conhecem-se os elementos de entrada da caixa.
Ayrıca yanında 3 tane daha iskelet atlı canlanır.Esta é acompanhada por três outras mulheres aureoladas.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.De eerste walvisfossielen werden in 1902-1903 ontdekt.
Yetişkin bir insan iskeleti 207 kemikten oluşmaktadır.Een normaal compleet skelet van een volwassen persoon bestaat uit 206 beenderen.
Şimdiye kadar kendisine ait yalnızca bir iskelet bulundu.Er is tot op heden slechts een isotoop bekend.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.De meeste panden aan de Egelantiersgracht zijn nu woonhuizen.
Eğer iskeletler tarafından öldürülürse müzik diski düşürür.Als hij hierin slaagt wordt hij bevrijd uit de muziekdoos.
Daha sonra iskeleti frenolojik deneyler için mezarından çıkarıldı.Zijn schedel werd later verwijderd voor frenologisch onderzoek.
Kazıcılar kırk tabut ve altmış iskeleti gün ışığına çıkardılar.De opgraving bracht veertig grafkisten aan het licht, met zo'n zestig skeletten.
Bu yapının iskeleti, molekülün içindeki bazlar arasındaki hidrojen bağlarıyla ortaya çıkar.Ze doet dit door haar atomen tussen de ruimtes binnen de moleculen van dit voorwerp heen te laten bewegen.
Bulunduğunda ise çok geçtir ve vücudu Esmeralda`nın cesedine sarılmış bir biçimde iskeletleşmiştir.Terwijl hij verdwaasd wegloopt struikelt hij over het dode lichaam van Tamare.
Play bir açık kaynak web uygulama iskeletidir.Portal jest głównym instrumentem unijnej strategii otwartych danych.
Mezarlarda iskeletler olmasına rağmen, yanlarında gömülen eşyalar bulunamadı.Grobowiec, mimo że nie znajdował się w nim pochówek, nie nosił śladów rabunku.
Hücre iskeleti hücrenin şeklini ve büyüklüğünü korumasını sağlar.Ściana komórkowa nadaje kształt i sztywność komórce.
Eğer iskeletler tarafından öldürülürse müzik diski düşürür.Jeśli postać zostałaby postrzelona to wtedy leciałaby muzyka bojowa.
İç iskelet: Vücudun iç kısmında bulunur.Rdzeń kręgowy leży w grzbietowej części ciała.
Saat kulesinin ise sadece çelik iskeleti hayatta kalmistir.Ocalała tylko furtka z kutej stali.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.Det första fossila skelettet hittades vintern 1902-1903.
Cadı: Yerden iskeletler çıkararak hem karşı tarafa zarar verir, hem kendini korur.Gog och Magog stör ordningen och sår fördärv på jorden.
İnsan vücudunda yaklaşık 639 iskelet kası bulunmaktadır.Det finns runt 640 skelettmuskler i människokroppen.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.Idag är de flesta byggnader vid Årstaviken rivna.
Dorsal iskelet sıkı yapılı ve küçük yuvarlak tüberküllerle örtülü plaklardan oluşmuştur.Underlaget för skivan lutar och består av små backar.
Bu labirentlerde, kaybolmuş kişilerin iskeletleri halen mevcuttur.Få spår av de förkeltiska invånarna finns kvar.
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.Vidare hittades omkring 10 gram benfragment, alla mer eller mindre brända.
Uç kısımlardan yüklenen geminin gövdesi yükselir ve geminin iskeleti gerilir.Masten står fortfarande rakt upp och skeppet är fullt utrustat.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Efter utgrävningen täcktes ruinen över och inga synliga rester av murarna finns kvar.