Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.再び細胞で埋めます 最初 患者自身の血管細胞を
Eiffel Tower benzeri bir iskelet yapı mikro ölçekte nasıl olurdu?마이크로 스케일로 만든 에펠탑 같은 트러스 구조물을 만들 수 있을까요?
Eiffel Tower benzeri bir iskelet yapı mikro ölçekte nasıl olurdu?la acea scară, cum ar fi structuri ca Turnul Eiffel la scară micro?
Eiffel Tower benzeri bir iskelet yapı mikro ölçekte nasıl olurdu?¿qué tal estructuras como la Torre Eiffel de ese microtamaño?
Eiffel Tower benzeri bir iskelet yapı mikro ölçekte nasıl olurdu?מה לגבי קורות בסגנון מגדל אייפל בקנה מידה זעיר כזה?
Eiffel Tower benzeri bir iskelet yapı mikro ölçekte nasıl olurdu?فما رأيكم بأحزمة تتخذ شكل برج إيفيل على الحجم الميكروني
Eiffel Tower benzeri bir iskelet yapı mikro ölçekte nasıl olurdu?トラス構造物はどうでしょう? 今日私達は
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Bien sûr, il ya eu quelques changements, mais les outils changeaient moins vite que les squelettes à l'époque.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Ci sono state alcune modifiche, certo Ma allora gli utensili cambiavano più lentamente degli scheletri.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Dĩ nhiên có 1 vài thay đổi nhỏ, Nhưng nó còn chậm hơn cả sự thay đổi của bộ xương ngày ấy.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.É claro que houve algumas mudanças, mas naquela altura as ferramentas mudavam mais devagar que os esqueletos.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.물론 약간의 변화는 있었습니다만, 도구의 변화는 우리 뼈의 진화보다도 느린 속도로 바뀌었습니다.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Natürlich gab es ein paar Anpassungen, aber damals änderten sich Werkzeuge langsamer als das Skelett.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Natuurlijk waren er een paar veranderingen, maar werktuigen veranderden in die dagen langzamer dan skeletten.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Oczywiście było niewiele zmian, ale wtedy narzędzia zmieniały się wolniej niż kości.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Pastinya ada beberapa perubahan, akan tetapi alat berubah lebih lambat dibandingkan tulang di jaman itu.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Persze volt bizonyos változás, de az lassabb volt, mint a csontvázak változása.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Samozřejmě k několika změnám došlo, ale i tak se nástroje měnily pomaleji než kosterní soustava.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Samozrejme, objavili sa nejaké zmeny, ale nástroje v tom období sa menili pomalšie ako kostry ľudí.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Selvfølgelig var der nogle få forandringer, men redskaber ændrede sig langsommere end skeletter dengang.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Sigur că au fost câteva schimbări, dar uneltele se schimbau mai lent ca schelete în acele vremuri.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Конечно, было несколько изменений, но сам инструмент изменялся медленнее, чем менялся скелет в то время.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.Разбира се, има малко промени, но инструментите са се променяли по-бавно от скелета в онези времена.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.כמובן שהיו כמה שינויים, אבל כלים השתנו לאט יותר משלדים באותם ימים.
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.الطبع كان هناك بعض التغييرات , لكن الأدوات تغيرت أبطء من هيكلة الأشياء في تلك الأيام .
Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu.しかし その頃は 道具よりも骨格の進化の方が速かったのです 道具には進歩もなければ 革新もありませんでした
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Bạn có thể cầm lá gan trên tay, nhưng nó không hề có tế bào, chỉ là khung xương của lá gan.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Îl poţi ţine ca pe un ficat, dar nu are celule; e doar un schelet al ficatului.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Je kan het vasthouden als een lever, maar het bevat geen cellen meer, het is gewoon een skelet van een lever.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.손으로 들어보면 간 같지만 세포는 없습니다. 그냥 간의 골격일 뿐이죠.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Możesz traktować ją jako wątrobę ale nie ma ona komórek -- jest to tylko jej szkielet.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Můžete je držet jako játra, ale tento orgán nemá žádné buňky, je to jen kostra jater.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Podemos segurar nele como um fígado, mas não tem células, é apenas o esqueleto de um fígado.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Se lo puede sostener como a un hígado pero no tiene células; es sólo el esqueleto de un hígado.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Vi può sembrare un fegato ma non vi sono cellule; è solo l'impalcatura di un fegato.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Vous pouvez le tenir comme un foie, mais il n'a aucune cellule; ce n'est que le squelette d'un foie.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Μπορεί να θεωρηθεί ήπαρ, αλλά δεν έχει καθόλου κύτταρα, είναι απλά ένας ηπατικός σκελετός.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Вы держите в руках как бы печень, но у неё нет клеток, это только скелет печени.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Можете да го държите като черен дроб, но няма клетки, то е само един скелет на черния дроб.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.יש לו צורה של כבד אבל אין בו תאים. זהו שלד של כבד.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.يمكنك أن تمسكها كما تمسك الكبد، ولكنها خالية من الخلايا؛ إنها مجرد هيكل الكبد.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.細胞のない 形だけの肝臓です その肝臓を 血管樹を維持したまま
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Ci sono palazzi e scheletri di ogni tipo in giro.
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Der er mange bygninger og skeletter -
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Det finns massa byggnader och skelett-
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Há por aqui vários edifícios e esqueletos.
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Hay toda clase de edificios y esqueletos.
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Pełno tu budynków i szkieletów.
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Täällä lojuu kaikenlaisia rakennuksia ja luurankoja.
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Υπάρχουν διάφορα κτήρια και σκελετοί τριγύρω.
Etrafta uzanan bir sürü bina ve iskelet var.Тут повсюду лежат разные здания и скелеты.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.Also zerbrach ich diese Glasscherben, die, wie Sie sehen können, das ist der tatsächliche Rahmen des Hauses.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.Asa ca am strivit aceste bucati de sticla. Care, asa cum puteti sa vedeti, compun scheletul casei.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.Dus ik verbrijzelde die stukken glas. Zoals je kunt zien, is dat het geraamte van het huis.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.Então eu esmagava estes pedaços de vidro, que, como podem ver, formam a estrutura da casa.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.Entonces yo rompí estos trozos de vidrio. Que, como pueden ver, es el armazón real de la casa.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.J'écrasais donc ces morceaux de verre. Qui, comme vous pouvez le voir, sont la structure de la maison.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.그렇게 잘게 부서진 유리 조각들이 여기 보시다시피 이 집의 실제 뼈대가 되었고요.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.Quindi frantumai questi pezzi di vetro. E, come vedete, sono loro che danno forma alla casa.
Ezdiğim bu camın parçaları gördüğünüz gibi evin ana iskeletini oluşturuyor.Rozgniotłem więc je. Które, jak widać, tworzą właściwy szkielet domu.