isim ile cümle
isim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.But I really like that, so I wrote a book called "The Laws of Simplicity."
Daha sonra bunu steteskop olarak isimlendirir.Later he renamed it the stethoscope.
23 bir asal sayı olduğuna göre 92'yle işimiz bitti.And 23 is a prime number, so we're done.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.When the story was published, unsolicited donations poured in.
Bizim kültürümüzde birine verilen isim önemlidir.And in my culture, giving a name to somebody means something.
Şimdi işimiz daha kolay.This makes things a lot nicer.
Öteki türlü, bu vidyoyu yeniden isimlendirmem gerekecek.Otherwise, I would have to rename this video.
Kusura bakmayın, eğer bir müşteriyle ilgilenirken... ...gülümsemediğim görülürse işimden olabilirim.I'm sorry, but if someone sees that I don't smile while talking to a client,
İsimsiz biri. Yeni gönderilmiş. Mladen!Anonymously, he just transferred the money.
İşimiz zor olacak.This will be difficult.
Bu testte en iyi işimi çıkarmaya çalışacağım,bu yüzden biz gelecek sömestır aynı sınıfa girebiliriz.I will really do my best on the test, so that we can attend the same class next semester together...
Bir işim var. Maaşım var.I have a job.
İşimiz daha bitmedi.And we're not done yet.
Ve böylece verilen ifadeyi çarpanlarına ayırmış olduk. İşimiz bitti. -And we factored it, we're done.
Ama isim koymamışsın, seni biriyle tanıştıracaktım.[Laughter]
Dünya çapındaki halı döşemesi işimizde su kullanımı yüzde 75 düştü.Water usage is down 75 percent in our worldwide carpet tile business.
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmeden"Without a name, an unseen face, and knowing not your time or place,
İşim gereği görüntülerle uğraşmam.I never deal with images.
Bu Quentin Lindsey isimli yüksek lisans ögrencimizin çalışmasıdır.This is work done by Quentin Lindsey, who's a graduate student.
Biz bittik, işimiz bitti!şimdi yaşam için ne umabilirim ki.?We're done for ! We're finished ! What hope do we have to live for now ?
Görmüyor musun? Sen bağııp çağırmadan da işim yeterince zor.Can't you see it's already hard without you screaming about it?
İşime çok fazla yer vermişim.It's totally dominated by work.
Hayatımda işimden baska birşeyim yok.There's nothing in my life apart from my work.
Howlin Wolf'un Killing Floor isimli şarkısının sözlerinden,"The Lemon Song" lifts numerous lyrics from Howlin" Wolf's "Killing Floor."
"Bu işimizi kolaylaştırır.""Then that will simplify matters."
"Norton isimli bir İngiliz avukatla.""To an English lawyer named Norton."
"Sen var ama o isim.""You have but to name it."
Ölüm çanlarından ve iç savaşlardan, yeni ülkelerin isimlerini öğrenmek zorunda kalmaktan korkuyoruz.We fear civil wars, death tolls, having to learn the names of new countries.
Peki genel-geçer isimlerle uğraştığımız durumda ne oluyor? .But what about the situation where we're dealing with just the common names right here?
İsimlerin sadece baş harflerini koyacağım.I'll just put the first letters of their names.
İsimlerimiz: Joelle, Nathan, Stewart, LJ, ve son olarak TariqWe have Joelle, we have Nathan, we have Stewart, we have LJ, and then we have Tariq right there.
Ve işler böyle giderse, yapacak işimiz kalmayacak.And if it's business as usual, we're going out of business.
Ve buna verdiği bir isim vardı.And he had a name for it.
Bunu 'Tanrı kompleksi' olarak isimlendirdi.He called it the God complex.
Bazılar bize madara ediciler diyor, biraz olumsuz bir isim.Some people call us debunkers, which is kind of a negative term.
Eğer bu görüntüler sizi rahatsız ediyorsa işimizi doğru yapmışız demek.So if these images are uncomfortable to you or disturbing to you, that means we did the right job.
Yani "m"lerle işimiz bitti.So we're cool through the "m"s.
Ve kısa olması için ülkerlerden birisini Ülke 1 diğeriniyse Ülke 2 olarak isimlendireceğim.And for the sake of brevity, I'll call one country Country 1 and the other country Country 2.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.After I left my convent, I'd finished with religion, frankly.
Botanik isimlerini burada görebilirsiniz.The botanical names are in front of you.
Biraz daha büyük çizseydim belki daha iyi olurmuş ama yine de işimizi görür.Maybe I should have drawn it a little bigger, but I think we'll be able to do it.
Teorik bir bakış açısıyla bakıldığında, işimiz bitti.From a theoretical point of view, we're done.
İlk işimiz bu hayvanları bulmaktı, ve bu gerçekten zorlu bir işti.So our first challenge was to find these things, and that was a challenge, indeed.
Buna güzel bir örnek ise KIPP isimli özel okullar.A good example of one is a set of charter schools called KlPP.
AIDS, zatürre -- buradan sadece isimleri söylememle ne kadar heyecanlandığınızı görebiliyorum.AlDS, pneumonia -- I can just see you're getting excited, just at the very name of these things.
Tamam, adındaki harfleri düşün. İsimdeki harfleri düşün.OK, think of how many letters in the title of his name.
İsimde beş harf var.There's five letters in the title.
Buna tepki vermedin, yani isimde dört harf var.You didn't react to that, so it's four letters.
İsimdeki harfleri düşün. Harflerden birini düşün.Think of one of the letters in the title.
Bir çizer olarak benim yaptığım şey bu. Benim işim bu.And that's what I do as an illustrator, that's my job.
Tanrı, sadece kainat için başka bir isim mi? hiç bir bireyselliği olmayan?Is God just another name for the universe, with no independent existence at all?
Plastik işimi görmez."Plastic just is not going to do it."
Çocuklarımıza ne isim vereceğimizi konuşmuştuk.We have talked about naming our kids
Gaz 1600 yılında tanımlanmış. Van Helmont isimli Hollandalı bir kimyager tarafından.Gas was invented in 1600 by a Dutch chemist called Van Helmont.
İşimi seviyorum.I love my job.
Doğu yakasında insanların sevdiği Step Tavuğu isimli bir kuş vardı.There was a bird that people liked on the East Coast called the heath hen.
Eğer işimizi iyi yapıyorsak, size bolca araştırma yaptırırdık.If we're doing it really well, we'll have you lots of research.
Sadece şunu söyleyeyim, bakın, benim işim bir ayrıcalık çünkü biz çok özel bir zamandayız.Let me just say, look, my job is a privilege because we're in a special time.
Delacroix'nın 'Halka Yol Gösteren Özgürlük' isimli tablosunun önünde duruyoruz.We're in the Musée du Louvre and we're looking at Delacroix's 'Liberty Leading the People'.
Bir sürü ama bir sürü yabancının isimlerini ezberliyorlardı.They were memorizing the names of dozens and dozens and dozens of strangers.