isim ile cümle

isim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Benim işim diğer insanların yapmak istemedikleri şeyleri yapmaktır.My job is to do what other people don't want to do.
Şimdi işime geri dönmek zorundayım.I have to get back to work now.
Üzgünüm. Yapacak işim var.I'm sorry. I've got work to do.
Benim bir işim vardı.I had a job.
İşime konsantre olamıyorum.I can't concentrate on my work.
Bu onun sorunu. Benim işim değil.It's his problem. It's none of my business.
Ben sadece işimi yapmak istedim.I just wanted to do my job.
Benim işimin çok ciddi olduğunu anlamıyor musun?Don't you realize that my work is very serious?
Hiç isim verme.Don't give any names.
Üstesinden gelebileceğimden daha fazla işim var.I have more work than I can handle.
İşimiz bitti diye düşünmüştüm.I thought we were done.
İşime devam etmek için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to keep my job.
İşimi yeterince iyi yapmadım.I didn't do my job well enough.
Onların isimleri Tom ve Mary'dir.Their names are Tom and Mary.
Benim yeni bir işim var.I have a new job.
Benim iyi bir işim vardı.I had a good job.
O bizim işimiz değil mi?Isn't that our job?
Zor bir işim var.I have a tough job.
Başka bir işim var.I have another job.
Yapacak işim vardı.I had work to do.
İşim bir saate biter.I'll be done in an hour.
Burada o isimde kimsemiz yok.We don't have anyone of that name here.
İşimi böyle kaybettim.That's how I lost my job.
O zaman bir işim yoktu.I didn't have a job at that time.
Eskiden Boston'da bir işim vardı.I used to have a job in Boston.
İmkansızıı mümkün yapmak bizim işimizdir.It is our job to make the impossible possible.
Kanadalı adamın Tom'a isim koyduğunu hatırlıyor musun?Do you remember that Canadian guy named Tom?
Benim hiç gerçekten hoşlandığım bir işim olmadı.I've never had a job that I really like.
İşimi kaybedebilmekten endişeleniyorum.I'm worried that I might lose my job.
İsim etiketini takmıyorsun.You aren't wearing your name tag.
O ilginç bir isim.That's an interesting name.
Çok ilginç bir isim.That's a very interesting name.
Hiç bir işim olmadı.I've never had a job.
Hiç iyi bir işim olmamıştı.I've never had a good job.
Birkaç isim ekledi.He added a few names.
İşitmem işim için gereklidir.My hearing is essential for my work.
Görüşüm işim için gereklidir.My sight is essential for my work.
Ellerim işim için önemli.My hands are essential for my work.
Artık işim bitti.I'm out of work now.
Buradaki işim bitti gibi görünüyor.It looks like my work here is done.
Rol Dili, Japonca'da erkek ve kadın toplu isimler içerir.Role-Language includes male and female collective nouns in Japanese.
Bu, işimin bir parçası.This is part of my job.
Işimde çok sıkı çalışırım.I work very hard at my job.
Çevreci partiler sembol ve isimlerinde genelde yeşil rengi kullanırlar.Environmentalist parties generally use the color green in their symbols and names.
Burada o isimde biri yok.There is no one here by that name.
Dışarısı ışımaya başlıyor.It's starting to get light outside.
Leyla'nın Sami Fadıl isimli bir koruması vardı.Layla had a bodyguard named Sami Fadil.
Yerinde olsaydım işimi yapardım.I'd go about my business if I were you.
O dilde, sıfatlar ve isimler cinsiyete göre çekilir.In that language, adjectives and nouns are inflected for gender.
İşim üzerine konsantre olmak zorundayım.I have to concentrate on my work.
İşim üzerine yoğunlaşmak zorundayım.I have to concentrate on my work.
Keşke seninki kadar güzel bir işim olsa.I wish I had a job as good as yours.
Şöhret bir isim etrafında toplanan tüm yanlış anlamaların toplamıdır.Fame is the sum of all misunderstandings that gather around a name.
İşim olduğu için madencilik yaparım.I mine because it is my job.
Başkaları için kitaplar veya konuşmalar yazan bir yazar için isim nedir?What's the name for an author who writes books or speeches for other people?
İşim gereği Fransızca konuşmak zorundayım.I have to speak French for my job.
Yüzmeyle pek işim olmaz.I don't care much for swimming.
İşimi gerçekten sevmiyorum.I don't really like my job.
Keşke iyi bir işim olsa.I wish I had a decent job.
İyi bir işim yok.I don't have a good job.

İlgili Sayfalar