isim ile cümle
isim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve ben işimizi kaybettik.Tom and I lost our jobs.
Onu yapmak benim işimdir.Doing that is my job.
İşim beni meşgul etti.My job kept me busy.
Benim bir işim yoktu.I didn't have a job.
Bunu yapmak benim işimdir.Doing that's my job.
İşim neredeyse bitti.My work is as good as done.
Kendi işim var.I have my own job.
Sami Leyla isimli Müslüman bir kıza abayı yakmıştı.Sami fell in love with a Muslim girl named Layla.
Tom evli ve Mary isimli bir kızı var.Tom is married and has a daughter named Mary.
Tom'un erkek kardeşlerinin isimlerini hatırlayamıyorum.I can't remember Tom's brothers' names.
Tom'un John isimli küçük bir erkek kardeşi var.Tom has a younger brother named John.
Tom, Avustralya'da yaygın bir isim mi?Is Tom a common name in Australia?
Buradaki işimiz neredeyse bitti.Our work here is almost done.
Tom insanların isimlerinin eskisi kadar iyi hatırlamıyor.Tom doesn't remember people's names as well as he used to.
Son işimden hoşlanmadım. Bu yüzden ayrıldım.I didn't enjoy my last job. That's why I quit.
Pazartesi günü yeni işime başladım.I started my new job on Monday.
İşim çok ilginç.My job is very interesting.
İşim çok sıkıcı.My job is very boring.
Tom bir isim etiketi takıyordu.Tom was wearing a name tag.
Boston'da yaşamaya başladığımdan beri üç farklı işim oldu.I've had three different jobs since I started living in Boston.
İşimi internet bağlantısı olmadan yapamam.I can't do my job without an internet connection.
İşe koyuluncaya kadar oldukça iyi bir işim vardı.I had a fairly good job until I got laid off.
On üç yaşındayken ilk işimi aldım.I got my first job when I was thirteen.
Bir benzin istasyonunda yarı zamanlı bir işim var.I got a part-time job at a gas station.
Bir eczanede yarı zamanlı bir işim var.I have a part-time job at a drugstore.
Yüksek maaşlı bir işim yok.I don't have a high-paying job.
Yapılacak önemli bir işim vardı.I had an important job to do.
Çok stresli bir işim var.I have a very stressful job.
Benim oldukça iyi bir işim var.I have a fairly good job.
Ben işimden kovuldum.I got fired from my job.
Yeni işimi beğenmiyorum.I don't like my new job.
Stresli bir işim var.I have a stressful job.
Artık iyi işim var.I have a good job now.
Kolay bir işim var.I have an easy job.
Yeni bir işim var.I got a new job.
Sami başka bir ülkede isimsiz yeni bir hayata başladı.Sami began an anonymous new life in another country.
Tom ve Mary aslında bizim gerçek isimlerimiz değil.Tom and Mary aren't actually our real names.
Tom ve benim yapılacak bir işimiz var.Tom and I have a job to do.
Yeni işim pazartesi günü başlıyor.My new job starts on Monday.
Yeni işim pazartesi başlıyor.My new job begins on Monday.
Onların isimleri neydi?What were their names?
Bana onların isimlerini söyle.Tell me their names.
İşimi kaybedebilmekten korktum.I was afraid I might lose my job.
Listedeki isimlerden biri benimdir.One of the names on the list was mine.
Tom yaygın bir isim, değil mi?Tom is a common name, isn't it?
Listedeki isimlerden birinin seninki olduğunu fark ettim.I noticed one of the names on the list was yours.
Şu an yapacak işim var.I've got work to do right now.
Sadece işimi yapacağım.I'm just going to do my job.
Tom önemli bir isim.Tom is a bigwig.
Bebeğine ne isim vereceksin?What are you going to name your baby?
İşimi kısmen bitirdim.I've partially finished my work.
Daha seninle işim bitmedi.I'm not through with you yet.
Kendi işimize bakıyoruz sadece.We're just minding our own business.
İşim bitsin, geliyorum.When I'm finished with what I'm doing, I'll come.
Tom bana başka isimle hitap etti.Tom called me by the wrong name.
Benim işim toplantı sırasında alınan kararları kamuoyuna duyurmak.My job is to publicize the decisions made during the meeting.
Sınıfta birbirimizi Berberi isimlerimizle çağırırdık. Bu yüzden adım Amastan.In class, we used to call each other by our Berber names. That's why my name is Amastan.
Bu isimleri alfabetik olarak sırala.Sort these names alphabetically.
Kabiliye'de yaşarken bir işim yoktu.When I lived in Kabylie, I didn't have a job.
Benim işime burnunu sokacağına neden sadece kendi işinle ilgilenmiyorsun?Why don't you just mind your damn business instead of poking your nose into mine?