Ana içeriğe geç
Sözlük

isabet ile cümle

isabet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsabet oranı da oldukça yüksek.Jeho zberateľská hodnota je preto aj dosť vysoká.
Queen Elizabeth de isabetler almaktadır.Pridruži se jim tudi kraljica Elizabeta.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.Nastajajo tudi ob udarih strel.
Silah özellikle en az 200 m mesafe içerisinde oldukça isabetlidir.Dažniausiai į taikinį šauna iš mažesnio nei 200 m atstumo.
En önemli meziyetlerinden biri de uzak mesafelerden çektiği sert ve isabetli şutlardır.Viena geriausių jo savybių – stiprūs ir tikslūs tolimi smūgiai.
Saat 23:30'da Swordfishler Bismarck'a ulaştı ve bir torpido isabeti kaydettiler.10.36 „Bismarkas“ nuskendo su vis dar pakeltomis savo vėliavomis.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.Visa tai mažino šaudymo spartą.
Elina, bir yıl boyunca Elina'nın Yunanistan'da yaz isabetine sahip olmasına rağmen.2001 m. Karina, dalyvaudama ITHAKA mainų programoje, pusę metų praleido Graikijoje.
Bu sayede silaha ait mermiler uçağın pervanesine isabet etmeden aralıklarla ateşleniyordu.Patiems durų šauliams irgi tekdavo prisirišti, kad neiškristų iš sraigtasparnio.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Nuo to laiko Impact! pasiekdavo didesnius reitingus.
Elina, bir yıl boyunca Elina'nın Yunanistan'da yaz isabetine sahip olmasına rağmen.Kui El Greco elas veel Roomas, külastas teda ühel suvepäeval Clovio.
Bunlardan ilk iki single çok iyi olmak üzere, 5 single'da isabetliydi.Esimeses kahes filmis, on need üsna korras.
Saat 09:56'da Rodney 2700 metreden iki torpido daha yolladı ve birisi isabet etti.U 9 lähenes veelgi ja lasi 270 meetri kauguselt välja veel kaks torpeedot.
İsabet ettiğinde 10 şapkadan 1 tanesi eksilir.Igast kümnest taluperemehest määrati üks kümnik.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Cependant, sa cadence de tir et sa précision sont meilleures.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Charakteryzuje się jednak lepszą szybkostrzelnością i celnością.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Feuerrate und Genauigkeit sind jedoch besser.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Má však lepší rychlost střelby a je přesnější.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Sin embargo, la cadencia de tiro y la precisión son mejores.
Ancak, yüksek isabet hassasiyeti ve ateş hızı sayesinde ZD mermilerini kolayca kullanabilirsiniz.Aufgrund der hohen Genauigkeit und Feuerrate könnt ihr jedoch leicht panzerbrechende Granaten verwenden.
Ancak, yüksek isabet hassasiyeti ve ateş hızı sayesinde ZD mermilerini kolayca kullanabilirsiniz.Díky jeho vysoké přesnosti a rychlosti střelby však můžete v klidu používat průbojnou munici.
Ancak, yüksek isabet hassasiyeti ve ateş hızı sayesinde ZD mermilerini kolayca kullanabilirsiniz.Sin embargo, gracias a su precisión y a su cadencia de tiro puedes usar fácilmente proyectiles AB.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.8 gloanțe au pătruns în mașinile noastre, în casă și în copaci.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.Ocho balas incrustadas en nuestros autos, nuestra casa y en los los árboles.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.Восемь пуль пронзили нашу машину, наш дом, деревья у дома.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.銃弾が放たれると父は「伏せろ」と叫び
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Af en toe zullen deze deeltjes op elkaar gericht zijn, dus er is een frontale botsing.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Câteodată acele particule vor fi ţintite una spre alta, deci va avea loc o ciocnire frontală.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.De vez em quando essas partículas encaminham-se umas para as outras, e ocorre uma colisão frontal.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Hầu như là các hạt phân tử sẽ được ngắm về phía nhau, nên sẽ có một vụ va chạm trực diện.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Jedes Mal, wenn diese Teilchen aufeinander treffen ergibt sich eine Frontalkollision.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.거의 빛의 속도로 가속시킨 후, 서로 정면충돌 시킵니다.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Med jævne mellemrun bliver de partikler rettet mod hinanden, så der sker en frontalkollision.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Néha ezeket a részecskéket ütközőpályára állítják, hogy aztán frontálisan ütköznek.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Občas nějaké částice naletí přímo do sebe.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Ogni tanto queste particelle verranno messe in traiettoria per farle scontrare.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Tieto častice budú mieriť na seba, takže dôjde k ich vzájomnej kolízii.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Κάθε τόσο, αυτά τα σωματίδια θα στοχεύουν το ένα το άλλο, έτσι θα έχουμε μια μετωπική σύγκρουση.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.В даден момент частиците ще бъдат насочени една в друга, за да се получи челен сблъсък.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Время от времени частицы будут направляться друг на друга, так, чтобы произошло лобовое столкновение.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.אחת לכמה זמן החלקיקים האלו יכוונו האחד על השני, כדי שתיווצר התנגשות חזיתית.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.و كثيرا ما تتجه هذه الجسيمات باتجاه بعضها البعض، محدثة تصادما رأسيا مباشرا.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.それで正面衝突が起きます 期待しているのは もし衝突が十分なエネルギーを生み出せば
Bakmak için döndüm ve tam isabet!-joten tulin katsomaan. Selvisi!
Bakmak için döndüm ve tam isabet!Så jag återvände och bingo!
Bakmak için döndüm ve tam isabet!Så jeg vendte tilbage og bingo!
Bakmak için döndüm ve tam isabet!¡Y bingo!
Bakmak için döndüm ve tam isabet!Ήρθα να σε ξαναδώ. Να 'σαι!
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Elles peuvent essayer de deviner.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Họ có thể làm một vài dự đoán được giáo dục.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.그들은 다소 경험에 근거한 추측을 할 수 있습니다.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Mereka dapat membuat semacam tebakan berpendidikan.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Mogą robić naukowe zgadywanki.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Můžou učinit několik inteligetních odhadů.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Podem fazer algumas estimativas.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Possono fare alcune ipotesi educate.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Pot să facă o apreciere estimativă.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Pueden hacer algunas conjeturas.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Sie können ein paar auf Tatsachen beruhende Vermutungen anstellen.
Bazı isabetli tahminler yapabiliyorlar.Tehetnek néhány okos becslést,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod