Oldukça ironik.Felettébb irónikus.
Oldukça ironik.Foarte ironic.
Oldukça ironik.Ironia sorţii...
Oldukça ironik.Ironické, a myslím že také velmi názorné.
Oldukça ironik.Irónico e também, creio eu, bastante revelador.
Oldukça ironik.Khá là khôi hài.
Oldukça ironik.꽤 역설적이죠.
Oldukça ironik.Meio irónico.
Oldukça ironik.Nogal ironisch eigenlijk.
Oldukça ironik.Rätt ironiskt.
Oldukça ironik.Sangat ironis.
Oldukça ironik.Trochę ironiczne.
Oldukça ironik.Trochu irónia.
Oldukça ironik.Доста иронично.
Oldukça ironik.Ирония судьбы, да и только.
Oldukça ironik.Какая нелепость.
Oldukça ironik.Цілковита іронія.
Oldukça ironik.די אירוני.
Oldukça ironik.إنه أمر مثير للسخرية
Oldukça ironik.يبدو الامر مضحكاً ..
Oldukça ironik.皮肉かつ、それは象徴的だと思います。
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenA ukáže sa, že pestujú šalát uprostred púšte, zhora naň rozprašujú vodu.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenEstão a cultivar alface no meio do deserto utilizando água pulverizada de cima.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenKiderül, hogy salátát termelnek a sivatag közepén, vizet permetezve rájuk.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen알고 보면 사막 한 가운데에서 물을 뿌려서 양배추를 기르고 있습니다. 신기한 것은 이 양배추들이 아마
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenLa risposta è che si coltiva lattuga nel bel mezzo del deserto usando getti d'acqua.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen"Mitähän täällä kasvatetaan?" Käy ilmi, että keskellä autiomaata kasvatetaan salaattia sadetuskastelun avulla.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenOkazuje się, że to sałata na środku pustyni, spryskiwana wodą.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenSe cultivă salată în mijlocul deșertului prin stropire.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenVà té ra họ đang trồng xà lách ở ngay giữa sa mạc và dùng nước phun lên trên.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenואם שואלים, "מה הם מגדלים כאן?" מסתבר, שמגדלים חסה בלב המדבר
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenيزرعون الخس بوسط الصحراء باستخدام الري بالرش المدفعي. المضحك في الأمر الآن هو، أنها غالبا تباع
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen上から水を撒けば 砂漠でも育ちます 皮肉にも このレタスはおそらく レタス栽培に もっと適した地域に出荷されます
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Cred ca multi dintre ei vor sa fie ironici.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Doufám, že to mnozí myslí vlastně ironicky.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Dúfám, že to mnohí myslia vlastne ironicky.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Ich glaube, viele meinen das eigentlich ironisch.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Jag tror att många av dem menar det ironiskt.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Jeg tror, at mange af dem er ironiske.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Je pense que beaucoup d'eux le font avec ironie.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Luulen, että monet oikeastaan tarkoittavat sen ironiseksi.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Penso che molti di loro lo facciano con ironia.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Pontosan azt mutatják, amit a társadalom elvár tőlük és saját magukon mulatnak.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Sądzę, że wielu myśli właściwie ironicznie.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Saya berpikir banyak dari mereka itu ironis.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Toi nghi rang nhieu nguoi trong so ho the hien mot cach mia mai.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor. Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.나는 그 쇼들의 상당수가 역설적인 결과를 낳는다고 생각한다. 그 쇼들은 사회가 우리 동성애자들을 어떻게 생각하는지를 정확히 보여줄 뿐이라고 생각한다.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor. Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.أعتقد أن الكثير منهم يفعل ذلك مع السخرية. أنها تظهر على وجه التحديد أن هذه الخصائص سمات المجتمع لنا
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor. Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.人はまた自分自身を笑い飛ばします。同性愛者というのは半裸で道を歩き回っている気違いばかりなのかと、
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Volgens mij ligt er veel ironie in deelname aan zo'n parade.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Πιστεύω ότι πολλοί το κάνουν ειρωνικά.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.Мисля, че много от тях са иронични.
Sara İtalya'ya gidiyor, ama bizimle yolculuk etmeye söz verdi. Yine ironik ama sana yakışıyor.Nu var du ironisk igen, men det klär dig.
Şimdiye kadar yazılan en iyi Windows uygulamasının Apple'dan iTunes olduğunu söyleme ironisi.La ironía de decir que la mejor aplicación Windows es iTunes de Apple.
Şimdiye kadar yazılan en iyi Windows uygulamasının Apple'dan iTunes olduğunu söyleme ironisi.ウィンドウズのロゴを使って
Tabi buna baktığınız zaman hem ilginç hem de ironik olan bir şey aklınıza gelebilir. -Ale velice zajímavý, a tak nějak ironický fakt se může vynořit, když se podíváme na tohle.
Tabi buna baktığınız zaman hem ilginç hem de ironik olan bir şey aklınıza gelebilir. -하지만 여기 매우 흥미롭고 역설적인 사실이 있습니다
Tabi buna baktığınız zaman hem ilginç hem de ironik olan bir şey aklınıza gelebilir. -Mas um facto muito interessante e de alguma forma irónico poderá surgir quando observarem isto.
Tabi buna baktığınız zaman hem ilginç hem de ironik olan bir şey aklınıza gelebilir. -Pero un hecho muy interesante y bastante irónico podría pop fuera de usted cuando vea esto.
Tabi buna baktığınız zaman hem ilginç hem de ironik olan bir şey aklınıza gelebilir. -Widząc to, możecie zauważyć ciekawą rzecz i sporo ironii losu.