Biz tek bir insanız, tek bir irade, tek bir niyet, tek bir dava.(Видео) Большой брат: Мы - единый народ с единой волей, единой целью, единым делом.
Biz tek bir insanız, tek bir irade, tek bir niyet, tek bir dava.(Відео) Великий Брат: Ми - єдиний народ, з єдиною волею, єдиною рішучістю, єдиною метою.
Biz tek bir insanız, tek bir irade, tek bir niyet, tek bir dava.Ние сме един народ с една воля, една решителност, една кауза.
Biz tek bir insanız, tek bir irade, tek bir niyet, tek bir dava.(סרטון) האח הגדול: אנחנו עם אחד בעל רצון אחד, החלטה אחת, מטרה אחת.
Biz tek bir insanız, tek bir irade, tek bir niyet, tek bir dava.(الفيديو) الأخ الأكبر: نحن شعب واحد بإرادة واحدة، عزيمة واحدة، قضية واحدة،
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.C'est un objectif très ambitieux, mais nous pensons qu'il peut être atteint avec un engagement politique.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Das ist ein sehr ehrgeiziges Ziel, aber wir glauben, dass es mit politischem Willen erreicht werden kann.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Đây là một mục tiêu tham vọng, nhưng chúng tôi tin rằng nó có thể thực hiện được với ý chí chính trị.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Este un obiectiv foarte ambițios, dar credem că poate fi atins cu voință politică.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Es un objetivo muy ambicioso pero creemos que puede lograrse con voluntad política.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.É um objectivo muito ambicioso mas nós acreditamos que poderá ser alcançado com vontade política.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.E' un obiettivo molto ambizioso ma crediamo sia raggiungibile con la volontà politica.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Ez egy nagyon ambiciózus cél, de hisszük, hogy megfelelő politikai akarattal sikerülhet.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Het is een zeer ambitieus doel, maar ik denk dat we het met politieke wil kunnen bereiken.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Je to hodně ambiciózní cíl, ale věříme, že s politickou vůlí ho můžeme dosáhnout.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Je to veľmi ambiciózny cieľ, ale verím, že s politickou vôľou je dosiahnuteľný.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.굉장히 어려운 목표일 수도 있으나, 정치의 힘을 빌린다면 실현될 수 있다고 믿습니다.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Sebuah tujuan yang sangat ambisius, namun kami percaya hal ini dapat tercapai dengan kemauan politik.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.To bardzo ambitny cel, ale możliwy, przy udziale polityki.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Είναι ένας πολύ φιλόδοξος στόχος, αλλά πιστεύουμε ότι μπορεί να επιτευχθεί με πολιτική θέληση.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Това е много амбициозна цел, но ние вярваме, че може да се постигне с политическа воля.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Это очень амбициозная цель, но мы верим, что ее можно достичь.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.זהו יעד מאד שאפתני אבל אנחנו מאמינים שהוא ניתן להשגה עם רצון פוליטי
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.انه هدفٌ طموحٌ جداً ولكننا نعتقد ان بالامكان الوصول اليه .. بالإرادة السياسية
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.しかし、政治的な意志があれば 可能なのです。
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.그건 정신 집중력, 훈련된 마음, 결심, 의지를 갖추었음을 뜻합니다.
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.lo que significa que tienen más foco mental, más disciplina, determinación y voluntad.
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.Sie haben also mehr Konzentration, mehr Disziplin, mehr Entschlossenheit und Willenskraft.
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.שמשמעו שיש לכם יותר מיקוד מנטלי, יותר משמעת , החלטיות, וכוח רצון.
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.أي أن تركيزك يصبح أقوى، منضبط أكثر محدد و قوي الإرادة
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.意志力を高められます 意志力は筋肉のようなものであることが 科学的研究から
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Astfel de lucruri tin doar de vointa oamenilor.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Cose come queste sono libere scelte personali.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Dingen zoals dit hangt allemaal af van iemands vrije wil.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Hal seperti ini berlaku pada semua orang.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Les choses comme celles-là dépendent du libre arbitre de chacun.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Những chuyện thế này là tình cảm cá nhân của mỗi người mà.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Sånna här saker är människans fria vilja.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.So etwas ist der freie Wille eines jeden.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Takie rzeczy zależą od indywidualnej woli osoby.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Tälläiset asiat on henkilön vapaasta tahdosta.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Τέτοιου είδους πράγματα γίνονται με την ελεύθερη βούληση του κάθε ατόμου.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.Такие вещи зависят от чувств человека.
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır..דברים כאלו קשורים לרצונו החופשי של אדם
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.أمور كهذه هي إرادة شخصية
Bu gibi şeyler Kişinin iradesiyle olmalıdır.どんな奴なんだ?
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Aceşti oameni de serviciu au voinţa morală de a face bine celorlalţi.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ces agents d'entretien ont pour morale de traiter les autres avec égard.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ci salowi mają wolę moralną, nakazującą właściwe postępowanie wobec innych.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Deze schoonmakers hebben de morele wil om goed te doen voor andere mensen.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Diese Hausmeister haben den moralischen Willen andere Menschen richtig zu behandeln.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Disse assistenter har den moralske vilje til at gøre det rigtige for andre mennesker.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Estes auxiliares têm a vontade moral de fazer o bem pelos outros.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Estos empleados de limpieza tienen la voluntad moral de hacer el bien a otras personas.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ezek a gondnokok rendelkeznek az akarattal, hogy másokkal jót tegyenek.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.이들 관리인들은 다른사람들을 고려해서 움직일 의지가 있습니다.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Những hộ lý này có ý chí đạo đức để làm điều đúng đắn bên cạnh những người khác.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Para pembersih ini punya kemauan moral untuk berbuat baik pada orang lain.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Questi custodi hanno la volontà morale di fare del bene alle altre persone.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Tihle správci mají morální vůli chovat se správně vůči jiným lidem.