irade ile cümle
irade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Güçlü bir iraden var.You are strong-minded.
Hiç kimse seni iradene karşı bir şey yapman için zorlayamaz.No one can force you to do anything against your will.
Onu kendi irademe karşı yaptım.I did it against my will.
O, güçlü bir iradeye sahiptir.He has a strong will.
İrademe karşı beni gönderdi.He made me go against my will.
O, onu iradesine karşı yaptı.She did it against her will.
O zayıf iradeli bir adam.He's a weak-willed man.
O iradesi zayıf bir adamdır.He's a weak-willed man.
Cesaretim ve güçlü bir iradem var.I have courage and a strong will.
Ne olasılık ne de özgür irade var.There is neither contingency nor free will.
Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece.The question of free will is a prickly conundrum to religion.
Tom'un çok fazla irade gücü vardır.Tom has a lot of will power.
Tom, onu onun iradesine karşı yaptı.Tom did it against his will.
O ürkek görünüyor, ama o aslında iradeli bir kişidir.She seems timid, but she's actually a strong-willed person.
O yeteli iradeye sahip.He has enough willpower.
İraden var.You've got willpower.
Çok iraden var.You've got a lot of willpower.
Senin güçlü bir iraden var.You've got a strong will.
Ben buraya kendi özgür irademle geldim.I came here of my own free will.
O, mücadele için coşku ve iradesini eski haline getirdi.She restored his enthusiasm and desire to fight.
O zayıf bir iradeye sahiptir.He has a weak will.
O demir iradeli bir adam.He's a man with an iron will.
Bu Tanrı'nın iradesiydi.It was God's will.
Bu bir irade gücü konusu.It's a question of will power.
Sarhoş olduğu zaman iradesini kaybeder.He loses self-control when he's drunk.
Özgür irade var mıdır?Does free will exist?
Çelik gibi bir iradesi var.He has a will of steel.
Mary'nin irade gücü yok.Mary has no will power.
Tom'un irade gücü yok.Tom has no will power.
Diyet söz konusu olduğunda irade gücüm yok.I have no will power when it comes to dieting.
Egzersiz söz konusu olduğunda irade gücüm yok.I have no will power when it comes to exercising.
Keşke diyette kalmaya devam etmek için irade gücüm olsa.I wish I had the will power to stay on a diet.
Tom'un sigarayı bırakmak için irade gücü yok.Tom doesn't have the will power to quit smoking.
Keşke abur cubur yemeyi durdurmak için irade gücüm olsa.I wish I had the will power to stop eating junk food.
Hangisi daha önemli, irade mi yoksa bir hedefe ulaşmak için yol mu?What is more important, the will or the way to achieve a goal?
Mary çok iradeli bir kadın.Mary is a very strong-willed woman.
Benim güçlü bir iradem var.I have a strong will.
Tom çok iradeli bir kişi.Tom is a very strong-minded person.
Demokraside ilk ders halkın iradesine uymaktır.The first lesson in democracy is to abide by the will of the people.
Oraya kendi irademle gittim.I went there on my own free will.
Tom bunu kendi iradesine karşı yaptı.Tom did that against his will.
O her zaman iradesini empoze etmeye çalışıyor.He's always trying to impose his will.
Öyle yapmak için sadece iradeye ihtiyacımız var.We just need the will to do so.
Tom güçlü iradeli.Tom is strong willed.
İnsanlar özgür iradeye sahipler mi?Do people have free will?
İnsanların özgür iradeleri var mı?Do people have free will?
İnsanların özgür irade sahibi olduklarını düşünüyorum.I think people have free will.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünmüyorum.I don't think people have free will.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünüyor musun?Do you think people have free will?
Özgür irade bir masaldır.Free will is a fairy tale.
Tom güçlü iradelidir.Tom is strong-willed.
Benim irade gücüm yok.I have no will power.
Tom'un bunu yapacak iradesi yok.Tom doesn't have the willpower to do that.
Çok irade gücüm var.I have a lot of will power.
Sami, Leyla'nın iradesini okudu.Sami read Layla's will.
Onu irademe karşı yaptım.I did that against my will.
Ancak diğer milletvekilleri onu halk iradesi düşmanı ilan etti.But other deputies competed in denouncing him an enemy of the popular will.
Bir de insanın kendi iradesi ile seçtiği eylemlerin yaratılmasıdır.Actions of humankind are created only if Allah has willed to create that which humankind has chosen.
Beni ruh, irade ve güce sahip güzel kadınlar için film yazmak isteyen biri yaptı.It made me want to write films for beautiful women with soul and will and strength.
Mürid, irade ve talep eden, isteyen, arzu eden anlamına gelir.Testator - person who executes or signs a will; that is, the person whose will it is.