‹‹İnsanoğlunun ortaya çıkacağı gün durum aynı olacaktır.Так же буде й в день, котрого Син чоловічий відкриєть ся.
‹‹İnsanoğlunun ortaya çıkacağı gün durum aynı olacaktır.ככה יהיה ביום אשר יגלה בן האדם׃
‹‹İnsanoğlunun ortaya çıkacağı gün durum aynı olacaktır.هكذا يكون في اليوم الذي فيه يظهر ابن الانسان
‹‹İnsanoğlunun ortaya çıkacağı gün durum aynı olacaktır.人 子 顯 現 的 日 子 、 也 要 這 樣
‹‹İnsanoğlunun ortaya çıkacağı gün durum aynı olacaktır.人子 顯現 的 日子 、 也 要 這樣
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.철은 인간의 온실가스 방출 전체량의 3%를 차지하고 있고, 콘크리트는 5%를 차지하고 있습니다.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.3%に貢献し コンクリートは 5%以上です この2つを考えると 現在の温室効果ガスの
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Baja menjadi penyumbang 3 persen dari gas rumah kaca manusia, dan aspal menyumbang lebih dari 5 persen.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.O aço representa cerca de 3% das emissões de gases de estufa pelo homem e o betão mais de 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Ocel představuje okolo tří procent emisí skleníkového plynu člověka, beton přesahuje 5 procent.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Oţelul reprezintă 3% din emisiile de gaze de seră, iar betonul - peste 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Staal vertegenwoordigt ongeveer 3% van de menselijke broeikasgassenuitstoot. Beton meer dan 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Stahl verursacht drei Prozent unserer Treibhausemissionen, und Beton liegt bei über fünf Prozent.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Stål representerar ungefär tre procent av människans växthusgasutsläpp. Och betong ligger på över fem procent.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Stal stanowi około 3% naszej emisji gazów cieplarnianych, a beton - ponad 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Thép chiếm khoảng 3% lượng khí nhà kính do con người thải ra, và bê tông chứa 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.При производстве стали выделяется около 3% парниковых газов, а при производстве бетона - более 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Сталь становить три відсотки викидів парникових газів, що їх генерує людина, а бетон - п'ять відсотків.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Стоманата представлява около 3% от емисиите на парникови газове, a бетонът е над 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.פלדה מהווה כ3% מפליטות גז החממה של האדם, ובטון הוא מעל 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.鋼材佔咗人類溫室氣體排放量嘅 3% 水泥就佔咗 5% 以上
İnsanoğlunun su talebi, ekolojik işlevlerin korunması için gereken suyla doğrudan rekabet hâlindedir.Cerinţa apei pentru consum uman este în concurenţă directă cu apa necesară menţinerii funcţiilor ecologice.
İnsanoğlunun su talebi, ekolojik işlevlerin korunması için gereken suyla doğrudan rekabet hâlindedir.Dopyt ľudí po vode je v priamej konkurencii s vodou potrebnou na udržanie ekologických funkcií.
İnsanoğlunun su talebi, ekolojik işlevlerin korunması için gereken suyla doğrudan rekabet hâlindedir.Ihmisen aiheuttama vedenkulutus kilpailee suoraan ekologisiin toimintoihin tarvittavan veden kanssa.
İnsanoğlunun su talebi, ekolojik işlevlerin korunması için gereken suyla doğrudan rekabet hâlindedir.La demande humaine est en concurrence directe avec l'eau nécessaire pour maintenir les fonctions écologiques.
İnsanoğlunun uzun yolculuğu... ...genden beyine ve kitaba devam ediyor.A longa viagem humana, desde os genes até ao cérebro e deste aos livros, continua.
İnsanoğlunun uzun yolculuğu... ...genden beyine ve kitaba devam ediyor.Die lange Reise der Menschheit... ...von den Genen zum Gehirn bis zu Büchern setzt sich fort.
İnsanoğlunun uzun yolculuğu... ...genden beyine ve kitaba devam ediyor.El viaje largo humano... .. .desde genes al cerebro a libros continúa.
İnsanoğlunun uzun yolculuğu... ...genden beyine ve kitaba devam ediyor.Il lungo viaggio umano... ...dai geni al cervello ai libri continua.
İnsanoğlunun uzun yolculuğu... ...genden beyine ve kitaba devam ediyor.유전자에서 두뇌로 혹은 책으로 오랜 인간의 여행은 지속될것입니다.
İnsanoğlunun uzun yolculuğu... ...genden beyine ve kitaba devam ediyor.Le voyage humain... allant des gènes au cerveau, puis aux livres, continue.
İnsanoğlunun uzun yolculuğu... ...genden beyine ve kitaba devam ediyor.Perjalanan manusia lama... ... Dari gen untuk otak untuk buku terus berlanjut.
İnsanoğlunun uzun yolculuğu... ...genden beyine ve kitaba devam ediyor.Дългото пътуване на човека от гените до мозъка и до книгите продължава.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.A jak se technologie a inteligence člověka vyvíjela, vyvíjely se i hry, které hrál.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.Alors que l'intellect humain et les technologies ont évolué ses jeux aussi.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.Az emberi intellektussal és a technológiával együtt a játékok is fejlődtek.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.Così come si sono evoluti l'intelletto dell'uomo e la tecnologia lo stesso hanno fatto i giochi.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.Dengan meningkatnya intelektualitas manusia dan teknologi, telah berkembang pula permainan yang ia mainkan.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.Khi trí tuệ của con người và công nghệ tiến hóa các trò chơi mà con người chơi cũng vậy.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.인류의 지능과 기술이 발달해 감에 따라, 그들이 하는 게임도 그랬습니다.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.la inteligencia e intelecto de un hombre ha evolucionado al igual que los juegos que juega.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi. (Müzik) (Alkışlar)Met het evolueren van het menselijk intellect en technologie evolueerden deze spelletjes mee. . .
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.Pe măsură ce intelectul uman şi tehnologia au evoluat,
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.Wraz z rozwojem ludzkiego intelektu i technologii rozwijały się gry, w które graliśmy.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.Όσο η νοημοσύνη και η τεχνολογία του ανθρώπου εξελισσόταν εξελισσόταν και τα παιχνίδια του.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.З розвитком людського інтелекту й технологій розвивались і ігри, в які інтелект грає."
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.По мере развития человеческого интеллекта и технологий, развивались и игры.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.С развитието на човешкия интелект и технологиите се развиват и игрите, които играем.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.עם התפתחות הבינה האנושית והטכנולוגיה התפתחו גם המשחקים שהאדם שיחק.
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.مع تطور فكر وتقنية البشر كذلك تطورت ألعابهم
İnsanoğlunun zekası ve teknolojisi ilerledikçe oynadıkları oyunlar da ilerledi.ゲームも進化してきたのだ (音楽)
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?Du människobarn, säkert har Israels hus, det gensträviga släktet, frågat dig: »Vad är det du gör?»
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?Embernek fia! Nem mondta-é néked Izráel háza, ez a pártos ház: mit cselekszel?
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?«Figlio dell'uomo, non t'ha chiesto il popolo d'Israele, quella genìa di ribelli, che cosa stai facendo
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?Filho do homem, não te perguntou a casa de Israel, aquela casa rebelde: Que fazes tu?
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?Fils de l`homme, la maison d`Israël, cette famille de rebelles ne t`a-t-elle pas dit: Que fais-tu?
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?,,Fiul omului, nu ţi -a zis casa lui Israel, această casă de îndărătnici: ,Ce faci?`
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?"Hai manusia fana, bangsa Israel, bangsa pemberontak itu telah menanyakan kepadamu apa yang sedang kaukerjakan
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?Hỡi con người, nhà Y-sơ-ra-ên, là nhà bạn nghịch ấy, há chẳng từng hỏi ngươi rằng: Ngươi làm gì?
‹‹İnsanoğlu, o asi İsrail halkı sana, ‹Ne yapıyorsun?› diye sormadı mı?Hỡi con_người , nhà Y-sơ-ra-ên , là nhà bạn nghịch ấy , há chẳng từng hỏi ngươi rằng : Ngươi làm_gì ?