‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Sin človečji, je li les vinske trte boljši mimo drugega lesa, mladika, ki je med gozdnimi drevesi?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Synu člověčí, co jest dřevo révové proti všelijakému dřevu, aneb proti ratolestem dříví lesního?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?בן אדם מה יהיה עץ הגפן מכל עץ הזמורה אשר היה בעצי היער׃
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?يا ابن آدم ماذا يكون عود الكرم فوق كل عود او فوق القضيب الذي من شجر الوعر.
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?人 子 阿 、 葡 萄 樹 比 別 樣 樹 有 甚 麼 強 處 、 葡 萄 枝 比 眾 樹 枝 有 甚 麼 好 處
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?人子 阿 、 葡萄 樹 比 別樣樹 有 甚麼強處 、 葡萄 枝 比 眾樹 枝 有 甚麼 好 處
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.Funkcjonujemy w oparciu o fenologię od czasów ludów zbieracko-łowieckich.
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.Gli esseri umani fanno fatto affidamento sulla fenologia dai tempi dei cacciatori e dei raccoglitori.
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.인간은 수렵과 집단 생활을 하던 시기부터 생물계절학에 의존해왔습니다.
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.Les humains ont utilisé la phénologie depuis l'époque des chasseurs-cueilleurs.
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.Los humanos han contado con la fenología desde los tiempos cacería y recolección.
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.Oamenii s-au bazat pe fenologie din vremea vânătorilor și a culegătorilor.
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.Хората се уповават на фенологията още от времето на ловците и събирачите.
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.Человечество полагается на фенологию со времён охоты и собирательства.
İnsanoğlu, avcı ve toplayıcı olduğu zamandan beri fenolojiyi kullanıyor.בני האדם סומכים על פנולוגיה מאז תקופת הציידים והמלקטים.
İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.인자가 아버지의 영광으로 그 천사들과 함께 오리니 그 때에 각 사람의 행한대로 갚으리라
İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.Lebo Syn človeka prijde v sláve svojeho Otca, so svojimi anjelmi a vtedy odplatí každému podľa jeho skutkov.
İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.ибо приидет Сын Человеческий во славе Отца Своего с Ангелами Своими и тогда воздаст каждому по делам его.
İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.Прийде бо Син чоловічий у славі Отця свого з ангелами своїми; й тоді віддасть кожному по дїлам його.
İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.כי עתיד בן האדם לבוא בכבוד אביו עם מלאכיו ואז ישלם לכל איש כמעשהו׃
İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.فان ابن الانسان سوف يأتي في مجد ابيه مع ملائكته وحينئذ يجازي كل واحد حسب عمله.
İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.人 子 要 在 他 父 的 榮 耀 裡 、 同 著 眾 使 者 降 臨 . 那 時 候 、 他 要 照 各 人 的 行 為 報 應 各 人
İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.人子 要 在 他 父 的 榮耀裡 、 同 著 眾 使者 降臨 . 那 時候 、 他 要 照 各 人 的 行為報應 各人
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››A Syn človeka síce ide, tak ako je uložené, ale beda tomu človekovi, ktorý ho zrádza.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››A Syn zajisté člověka jde, tak jakž jest uloženo o něm, ale běda člověku tomu, kterýž ho zrazuje.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Con người đi, theo như điều đã chỉ định; nhưng khốn cho người nầy phản Ngài!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Con_người đi , theo như điều đã chỉ_định ; nhưng khốn cho người nầy phản Ngài !
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››És az embernek Fia jóllehet, elmegy, mint elvégeztetett: de jaj annak az embernek, a ki által elárultatik!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››For Menneskesønnen går vel bort, som bestemt er; men ve det menneske ved hvem han blir forrådt!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Il Figlio dell'uomo se ne va, secondo quanto è stabilito; ma guai a quell'uomo dal quale è tradito!»
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››인자는 이미 작정된 대로 가거니와 그를 파는 그 사람에게는 화가 있으리로다 하시니
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Le Fils de l`homme s`en va selon ce qui est déterminé. Mais malheur à l`homme par qui il est livré!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Negreşit, Fiul omului Se duce, după cum este rînduit. Dar vai de omul acela prin care este vîndut El!``
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Sin človekov sicer gre, kakor je določeno, ali gorje tistemu človeku, ki ga izdaja.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Synci zaiste człowieczy idzie, tak jako jest postanowione; ale biada człowiekowi temu, który go wydaje!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Thi Menneskesønnen går bort, som det er beskikket; dog ve det Menneske, ved hvem han bliver forrådt!"
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Ty Människosonen skall gå bort, såsom förut är bestämt; men ve den människa genom vilken han bliver förrådd!»
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Και ο μεν Υιος του ανθρωπου υπαγει κατα το ωρισμενον πλην ουαι εις τον ανθρωπον εκεινον, δι' ου παραδιδεται.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››впрочем, Сын Человеческий идет по предназначению, но горе тому человеку, которым Он предается.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Син то чоловічий іде, як постановлено наперед, тільки ж горе чоловікові тому, що зрадить Його!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››כי הן בן האדם הלך לו כפי אשר נחרץ עליו אבל אוי לאיש ההוא אשר על ידו ימסר׃
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››وابن الانسان ماض كما هو محتوم. ولكن ويل لذلك الانسان الذي يسلمه.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››人 子 固 然 要 照 所 豫 定 的 去 世 . 但 賣 人 子 的 人 有 禍 了
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››人子 固然 要 照 所 豫 定的 去世 . 但 賣 人子 的 人 有 禍了
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Du människobarn, det var en gång två kvinnor, döttrar till en och samma moder.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Du Menschenkind, es waren zwei Weiber, einer Mutter Töchter.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Embernek fia! Volt két asszony, egy anyának leányai.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.«Figlio dell'uomo, vi erano due donne, figlie della stessa madre
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Filho do homem, houve duas mulheres, filhas da mesma mãe.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Fils de l`homme, il y avait deux femmes, Filles d`une même mère.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.,,Fiul omului, erau două femei, fiice ale aceleiaşi mame.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı."Hai manusia fana, ada dua wanita, kakak beradik
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Hỡi con người, có hai người đờn bà, là con gái của một mẹ.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Hỡi con_người , có hai người đờn bà , là con_gái của một mẹ .
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı."Ihmislapsi, oli kaksi naista, saman äidin tyttäriä.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.인자야 두 여인이 있었으니 한 어미의 딸이라
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Meneskesøn! Der var to Kvinder, Døtre af en og samme Moder.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Menneskesønn! Der var to kvinner, døtre av en mor.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı."Oh hijo de hombre: Había dos mujeres, que eran hijas de una sola madre
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Sin človečji, bili sta dve ženi, ene matere hčeri.