İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Eles criaram um computador global feito de pessoas.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.He loivat maailmanlaajuisen tietokoneen ihmisistä.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Họ đã thiết lập một hệ thống vi tính toàn cầu được tạo nên bởi con người.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Ils ont crée une sorte d'ordinateur planétaire à partir d'êtres humains.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.그들은 전세계를 아우르는 사람들로 이루어진 세계적인 컴퓨터를 만들었습니다.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Mereka menciptakan komputer global yang terbuat dari orang-orang.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Sie erschufen einen globalen Computer aus Menschen.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Stworzono globalny komputer zbudowany z ludzi.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Vytvorili celosvetový počítač pozostávajúci z ľudí.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Vytvořili globální počítač sestrojený z lidí.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Ze creëerden een wereldwijde computer, die bestond uit mensen.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Δημιούργησαν έναν παγκόσμιο υπολογιστή που ήταν φτιαγμένος από ανθρώπους.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Они создали мировой компьютер, который состоял из людей.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.Створили глобальний комп'ютер, що складався з людей.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.הם יצרו מחשב גלובאלי עשוי מאנשים.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.لقد صنعوا حاسوب عالمي مصنوع من بشر.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.世界規模のコンピュータを 作りました 今でも使われてますよ
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Abbiamo chiesto alla gente di fare degli origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Am cerut oamenilor să construiască origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Arra kértük az embereket, hogy hajtogassanak origamit.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Chúng tôi yêu cầu mọi người xếp hình origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Kami meminta orang untuk membangun beberapa origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.우리는 사람들에게 종이접기를 시켰습니다.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Le pedimos a algunas personas que confeccionaran un origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Nous avons demandé à des personnes de faire des origamis.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Pedimos às pessoas para fazer alguns <i>origamis</i>.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Poprosiliśmy ludzi, aby złożyli coś z origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Požádali jsme lidi o složení origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Vi bad folk att vika lite origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Vi bad folk om at bygge noget origami.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.We vroegen aan mensen origami te vouwen.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Wir baten Leute, Origami zu falten.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Τους ζητήσαμε να φτιάξουν κάποια οριγκάμι.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Ми попросили людей скласти орігамі.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Мы спросили людей сделать оригами.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.Поискахме от хора да направят оригами.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.ביקשנו מאנשים לבנות כמה דגמי אוריגמי.
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.'طلبنا من الأشخاص أن يبنون بضع " الأوريغامي " أو فن طي الورق .
İnsanlardan origami yapmalarını istedik.折り紙の作り方を教えてから
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Aku tidak mencari pujian dari manusia
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Chvály od lidí jáť nepřijímám.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Chvály od ľudí neprijímam,
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Chwały od ludzi nie przyjmuję.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Dicsõséget emberektõl nem nyerek.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Eer van mensen vind Ik niet belangrijk, omdat Ik weet hoe u bent: u hebt de liefde van God niet in u.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.En minä ota vastaan kunniaa ihmisiltä;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Eu não recebo glória da parte dos homens;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Eu nu umblu după slava care vine dela oameni.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Ich nehme nicht Ehre von Menschen;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Io non ricevo gloria dagli uomini
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Jag tager icke emot pris av människor;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Jeg tager ikke Ære af Mennesker;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Jeg tar ikke ære av mennesker;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Je ne tire pas ma gloire des hommes.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.나는 사람에게 영광을 취하지 아니하노라
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.No recibo gloria de parte de los hombres
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Slave od ljudi ne sprejemam.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Ta chẳng cầu vinh hiển bởi người ta mà đến đâu;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Ta chẳng cầu vinh_hiển bởi người_ta mà đến đâu ;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Δοξαν παρα ανθρωπων δεν λαμβανω