Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.Hij antwoordde: "Welnu, daar gij mij liet dwalen zal ik hen voorzeker in de weg gaan zitten op Uw rechte pad."
Maske'nin gerçek kimliğini bilen nadir insanlardandır.Een van de weinigen die Kits ware identiteit kent.
Ayrıca 20 ila 64 yaş arasındaki insanlarda körlüğün önde gelen nedenidir.In de groep tussen 20 en 40 jaar is het in endemische gebieden de belangrijkste oorzaak van blindheid.
İnsanlarda dikey görüş alanı da yaklaşık 180 derecedir.De mens kan maar 180 graden om zich heen kijken.
Ancak bu gibi yararlı etkiler, insanlarda henüz kesin değildir.Maar ook dat mogelijke effect is niet met zekerheid in mensen aangetoond.
Köyde yaşayan halk tamamı değişik etnik kökene sahip insanlardan oluşmaktadır.Zo wordt Centrum bewoond door mensen met allerlei nationaliteiten.
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.De hele Zwitserse bevolking in het algemeen goed opgeleid.
Nezle, insanlarda görülen en yaygın bulaşıcı hastalıktır.Verkoudheid is de meest voorkomende infectieziekte bij mensen.
Bazı insanlarda ise sadece 11 çift bulunur.Er zijn elf onderdelen, alleen voor jongens.
Sohbete açık insanlardan oluşur.Overleg is onmisbaar, Landgenoten.
Bazı hastalıklar insanlarda tanımlanmadan uzun süre önce hayvanlarda tanımlanmıştırlar.Soms komen de dieren al vele jaren voor in een gebied voordat ze worden ontdekt.
Böylece, insanlarda bronz cilt, çocuklara kalıtım yoluyla aktarılmaz.Vandaar dat het niet verstandig is om spaarlampen binnen bereik van kinderen op te hangen.
Salmonella insanlarda görülen en sık inatçı bakteridir.Salmonellose is de het vaakst aangegeven zoönose.
Şehirler genelde coğrafi, etnik ve dinsel olarak birbirinden ayrı düşmüş insanlardan oluşmuştu.De trotse en zelfbewuste bevolking voelde zich nu expliciet deel van een aparte etniciteit.
(Köpeklerde ve insanlarda olabilir-zoonozdur.)Duo’s en teams mogen gemengd zijn (jongens en meisjes).
Minikleri diğer insanlardan gizli tutmaya çalışır.Het verborgen gebied houden mensen bewust verborgen voor anderen.
Kuşkonmaz tüketimi bazı insanlarda idrar kokusuna sebep olur.Lichaamsgeur is de geur die bij een bepaald persoon hoort.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Dierenartsen Zonder Grenzen is trots op zijn bijdrage aan het uitroeien van deze ziekte.
Evli insanlar, evlenmemiş insanlardan daha mutlu.Getrouwde mensen zijn gelukkiger dan ongetrouwde mensen.
Korkan insanlardan korkarım.Ik ben bang van mensen die bang zijn.
Tüm dünyadaki insanlardan hayatlarını videoya çekmelerini ve birkaç basit soruyu yanıtlamalarını istedik.We vroegen mensen over de hele wereld om hun levens te filmen en een paar eenvoudige vragen te beantwoorden.
Allah'ı tanımayan bütün insanlardan korkuyorum.Ik ben bang voor alle mensen die God niet kennen.
İnsanlarda demirin yaklaşık %70'i kırmızı kan hücrelerinde ve özellikle hemoglobin proteininde bulunmaktadır.Ongeveer 70% van het ijzer in de mens zit in rode bloedcellen en in het bijzonder in het hemoglobine eiwit.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Żyli też długo, o wiele dłużej niż ludzie, lecz nie byli nieśmiertelni.
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Nie obawiajcie się ich, lecz obawiajcie się Mnie!
En çok yaşlı insanlarda görülürler.Widzimy już starsze postacie.
Maske'nin gerçek kimliğini bilen nadir insanlardandır.Jedna z niewielu osób, które wiedzą o prawdziwej tożsamości Kuugi.
Bunun başlıca nedeni insanlarda antibiyotiklerin gereksiz kullanımıdır.Jej główną przyczyną jest nadużywanie antybiotyków.
İnsanlardan korkup kendini suya atar.Niechcący wylewają z niego wodę.
İnsanlarda bilinen örneği Down sendromudur.Objawem niskiego SpO2 jest sinica.
Kalp, insanlarda dinlenme ânında dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır.60 – 80 razy i z każdym uderzeniem wyrzuca krew do naczyń tętniczych.
1889 Walery Jaworski insanlarda sediment yıkamalarında spiral organizmaları açıkladı.1889 Walery Jaworski opisał spiralne mikroorganizmy w osadzie popłuczyn z ludzkiego żołądka.
Mekanik hesaplayıcılar alanında en üretken insanlardan biri oldu.Konstrukcja stała się jednym z najpopularniejszych kalkulatorów mechanicznych.
Ahtapotlar genellikle insanlardan kaçınır ancak bazı olaylar doğrulanmıştır.Ośmiornice ogólnie unikają ludzi, jednak potwierdzano ataki na ludzi.
Tanrılar güçlü, güzel ve normal insanlardan daha iridirler.Zwycięstwo przypada zwykle silniejszemu, złemu, bogatemu.
Vahiy katipleri değişik din ve milliyetlere sahip insanlardan oluşmaktaydı.Korzystali z niego chorzy o różnych wyznaniach i narodowości.
İnsanlarda da çeşitli sedimantasyon faaliyetleri oluşabilir.Możliwe jest także tworzenie różnego rodzaju symulacji.
Bazı insanlarda aynı anda her ikisinin de semptomatik formları görülebilir.U niektórych osób objawy dotyczące obu typów występują jednocześnie.
Yabanî mandalar genelde insanlardan uzak durur ve insanlardan kaçarlar.Napotkane przez ludzi, zazwyczaj ucieka.
Diğer memeli ve insanlarda da bulunur.Podbił ich oraz inne ludy.
Ender olarak, daha çok geyik avcısı olan insanlarda da bulunabilir.Okazuje się, że z osobą koszmarnego prześladowcy mają wiele wspólnego.
Çok az sayıda rapor insanlarda E vitamini yetersizliğini bildirmektedir.Istnieje za mało danych na temat skuteczności większości tych terapii.
Bazı insanlarda avokado alerjik reaksiyona neden olur.U niektórych ludzi kontakt z drewnem tekowym wywołuje reakcje alergiczne.
Genellikle genç insanlar yaşlı insanlardan daha hızlı kokuşma gösterirler.Młode okazy są częściej atakowane niż starsze..
Geyik avcısı olan insanlarda da nadiren görülebilmektedir.Rzadko można spotkać wilka.
Ukala insanlardan hoşlanmam.Nie lubię ludzi zarozumiałych.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Därför måste sjukdomen årligen drabba människor för att stanna kvar i ett område.
Bunun nedeni insanlara yakın yaşamayı sevmesi ve hayvanlar yerine insanlardan beslenmesidir.Den trivs nära människor och sticker hellre människor än djur.
Zeus böylece insanlardan da intikamını aldı.Det var Zeus som gav människorna deras öde.
Bu hastalık tarih boyunca insanlarda görülmüştür.Dessa infektioner har funnits genom hela människans historia.
Bazı insanlarda aynı anda her ikisinin de semptomatik formları görülebilir.Vissa personer kan samtidigt ha symtomatiska varianter av båda.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevention sker genom att vaccinera djur mot sjukdomen.
İnsanlarda enfeksiyona 20’den fazla Leishmania türü sebep olur.Infektion hos människa orsakas av över 20 olika arter av Leishmania.
İnsanlardan ve diğer canlılardan sorumludur.Tack för människor och djuren.
Nezle, insanlarda görülen en yaygın bulaşıcı hastalıktır.Förkylning är den vanligaste infektionssjukdomen hos människor.
İnsanlarda Creutzfeldt-Jakob hastalığının bir çeşidine (vCJD) neden olduğu düşünülmektedir.Det finns ett par sätt att få reda på om en person har Creuzfeldt-Jakobs sjukdom.
Leptospira'nın 13’e varan sayıda genetik türü insanlarda hastalığa yol açabilir.Det finns tio olika typer av Leptospira som orsakar sjukdom hos människan.
İnsanlardaki en büyük susamsı kemiktir.Jag driver det bästa ur människor.
İnsanlardaki hastalıkların birçoğuna köpeklerde de rastlanır.Samma sjukdom förekommer även hos hundar.
Geyik avcısı olan insanlarda da nadiren görülebilmektedir.Det är sällan man hör hain.