Yetkin olmayan insanlar diğer insanlardaki gerçek beceriyi fark edememektedirler.Los individuos incompetentes son incapaces de reconocer la habilidad de otros.
Bazı hastalıkların insanlarda duyarsızlığa yol açtığı gözlenmiştir.Se ha comprobado que algunas de éstas pueden infectar a humanos.
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.En los humanos, el proceso de maduración sexual es llamado pubertad.
Birçok insan otonomiyi kendini sevdiği insanlardan soyutlamak bir tür bencillik olarak gördü.Leon parece importarle muy profundamente algunas de las personas a las que rescata.
Tom, tanıştığım en komik ve en ilginç insanlardan birisi.Tom è una delle persone più divertenti e interessanti che conosco.
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Temete Allah e non svergognatemi davanti ai miei ospiti.
Bazı insanlarda aynı anda her ikisinin de semptomatik formları görülebilir.Alcuni pazienti possono presentare contemporaneamente forme sintomatiche di entrambe.
Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.Disse: «Se potessi disporre di forza contro di voi, se solo potessi trovare saldo appoggio...».
İnsanlarda ileum uzunluğu 2–4 m ve pH genellikle 7 ile 8 arasındadır.Nell'uomo misura dai 2 ai 4 metri ed il suo pH è generalmente compreso tra 7 ed 8.
İnsanlarda 4. kromozomun 4q32 bölgesinde bulunur.Il gene umano si colloca a livello del cromosoma 4 in 4q22.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Sono generalmente più potenti degli umani, ma non sono né invincibili né immortali.
Eşey kromozomları insanlarda bulunan 23 homolog çiftin biridir.I cromosomi sessuali sono una delle 23 coppie di cromosomi omologhi presenti negli esseri umani.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.La prognosi a lungo termine per le persone con emicrania è variabile.
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.L'intera popolazione della Svizzera è generalmente ben istruita.
İnsanlarda menarş yaş ortalaması 12-13 yaştır.Atleti dai 12 ai 13 anni.
İnsanlarda ve evcil hayvanlarda da görülür.Si verifica tra gli esseri umani e in altri animali.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Negli umani, la magia o la mancanza di essa è un attributo innato.
Özellikle 40 yaş üstü insanlarda görülür.Si mostra prevalentemente nel sesso maschile in età superiore ai 40.
Cücelik hayvanlarda, insanlarda ve bitkilerde meydana gelebilir.Il termine può riferirsi sia ad animali sia a piante.
Çok az sayıda rapor insanlarda E vitamini yetersizliğini bildirmektedir.Nella maggior parte dei casi, solo poche persone riferiscono di aver visto Maria.
Leptospira'nın 13’e varan sayıda genetik türü insanlarda hastalığa yol açabilir.Ci sono dieci diversi tipi di leptospira che causano malattie negli esseri umani.
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.Non vedo nessuno diverso da me stessa.
Mutlu olabilmesi için insanlardan ilgi görmesi yeterlidir.Per loro è molto importante che i loro partner siano felici.
Bu durum, insanlarda şüphe uyandırdı.Questo ha spaventato le persone.
Aşağıda insanlardan oluşan bir kalabalık, Jackson'ın tezahüratlarıyla Doktor'u alkışlayıp ona teşekkür eder.Questo infatti dona a Radio una divisa della squadra dei Jacket, che lo ringrazia felice.
Yani insanlarda bulunan tüm kusurlar onlarda da bulunuyordu.Questi istinti sono indubbiamente presenti anche in ogni uomo.
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.Nell'essere umano il processo che porta alla maturità sessuale è detto pubertà.
Tamamlanmamış görevinde, o büyüleri arttıran kişidir, o diğer insanlardan hızlı ve güçlüdür.Кто был силен, становится бессильным, кто был тогда властителем, подчиняется другим».
İkimiz de büyük insanlardan korkmayan ufak insanlarız" demişti.Ничто не препятствует нам: их мало, и мы справимся с ними.
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Поэтому не волнуйте и не сталкивайте между собой народ, а лучше потерпите немного.
Fitosteroller insanlarda kolesterolu %15 oranında azaltabilirler.Стерины могут уменьшить концентрацию холестерина в человеческом организме более чем на 15 %.
Spesifik beyin alanlarını dil işletimiyle bağdaşlaştıran ilk insanlardan biri Fransız cerrah Paul Broca idi.Первым, кто описал эту необычную линию, был французский хирург Poul Broca.
İnsanlardan uzak durmazdı.Они держатся подальше от людей.
Kur'an'ı Kerim'e göre rasuller insanlardan,cinlerden,meleklerden seçilebilir.Грешники и те, кто отвергли пророков, не смогут подойти к водоёмам, так как ангелы будут отгонять их оттуда.
Örneklerini köpeklerde ve insanlarda görebiliyoruz.Они изображают птиц и людей.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Почему они живут долго, но не вечно ?
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Пациенты с мигренью имеют различный долгосрочный прогноз.
Bunu sağlayan yenileneme genlerinin insanlarda da çalışabileceğine inanılmaktadır.Есть шанс, что модифицированные версии этих генов смогут работать и для человека тоже.
İnsanlarda bu oran %28, afalinalarda %42.5, şempanzelerde %54, fillerde ise %35'tir.У людей эта масса составляет 28 %, у дельфинов — 42,5 %, у шимпанзе — 54 %.
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.Всё швейцарское население, как правило, хорошо образовано.
Bu durumdan dolayı bazı insanlarda "Barodentalji" denilen diş ağrısı görülebilir.Вероятно, именно из-за этого и возникло понятие «простуда на губах».
Tanıdığı bütün insanlardan kaçıp vardığı yerde sağır taklidi yaparak bambaşka bir hayat sürecektir.Когда Пастух приходит к ней, то узнает от неё, что в нём сокрыто что-то могущественное.
Ayrıca, Édouard Manet'nin yeteneğini ilk keşfeden insanlardan biriydi.Его тётя Хизер первая обнаружила его талант.
Aşağıda insanlardan oluşan bir kalabalık, Jackson'ın tezahüratlarıyla Doktor'u alkışlayıp ona teşekkür eder.Ещё он сказал, что откроет дверь, если придут Доктор со Сьюзен.
Fakat yüksek toksisite potansiyeli yüzünden insanlarda kullanımı kısıtlıdır.Однако ввиду его чрезвычайно высокой токсичности использование ограничено.
İnsanlarda ortalama yaşam süresi ülkelere göre farklılıklar gösterebilmektedir.Индекс показывает, насколько люди удовлетворены жизнью в разных странах.
Kediler insanlardan da köpeklerden de daha iyi işitirler.Кошки сохраняют информацию более длительное время, чем собаки.
Gabapentin insanlarda anne sütüne geçer.Её урожаи идут людям на стол.
Sonuç olarak yalnız ve diğer insanlardan ayrı olarak büyümek zorunda kaldı.Плодовые тела вырастают одиночно или большими группами.
Sektörel Heterokromi insanlarda son derece nadir görülür, nüfusun yaklaşık 1%'inde bulunmaktadır..Расстройство встречается примерно у 3 % популяции, немного чаще у мужчин.
Tanrının insanlardan uzak ve acımasız tasviri de bu kaynağa atfedilir.Всезнающий и всемогущий Господь стоит за этим движением.
Bunun üzerine Tupã, Xandoré’yi, insanlardan nefret eden şeytanı çağırmış.Вы, а потом вы, призывайте всех демонов (обоготворенных покойников или же сельские божества).
Dağıttığı Polenler insanlarda nezle yapar.Пища, которую он готовит, пробуждает в людях сексуальность.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.وبالتالي هذا المرض يجب أن يحدث كل عام في البشر ليبقى في المنطقة.
Bedenli ruhlardan (diğer insanlardan) gelen tesirler.وما يفعلوه «حلاوة روح».
Bu hastalık tarih boyunca insanlarda görülmüştür.وقد وجد هذا المرض في البشر على مر التاريخ.
Bu insanlardan ancak 5 bin kadarı ülkelerine dönebilmiştir.فقط 5.000 منهم عادوا إلى ديارهم على قيد الحياة.
Tamamlanmamış görevinde, o büyüleri arttıran kişidir, o diğer insanlardan hızlı ve güçlüdür.ٱلْوَلِيُّ: هو المحب الناصر لمن أطاعه، ينصر أولياءه، ويقهر أعداءه، والمتولي الأمور الخلائق ويحفظهم.
Karanlıkta insanlardan 6 kat daha iyi görürler.ويستطيع القط الرؤية في الظلام احسن من الإنسان ستة مرات.
İkimiz de büyük insanlardan korkmayan ufak insanlarız" demişti.فقال ابن جدعان : إنا معشر يسرف .