Diğer insanları kıskanırsan asla mutlu olamazsın.You can never be happy if you feel envious of other people.
Diğer insanların yolunda durmayın.Don't stand in other people's way.
Başka insanların hatalarını işaret etmekte belli bir zevk var.There is a certain pleasure in pointing out other people's errors.
Başka insanların işine karışmamalısın.You shouldn't interfere in other people's business.
Başka insanların işlerine karışmamalısınız.You shouldn't interfere in other people's business.
Diğer insanları hor görmemeliyiz.We shouldn't look down on other people.
Diğer insanlara tepeden bakmamalıyız.We shouldn't look down on other people.
Birçok ülkede, insanların büyük şehirlere gelmesinin asıl nedeni iş yüzündendir.In many countries, the main reason that people come to big cities is because of work.
Birçok hayvan, insanlar tarafından yok edildi.Many animals have been destroyed by men.
Bütün şişman insanların diyet yapması gerektiğini düşünüyorum.I think all fat people should go on a diet.
Güneş ışığı insanları dışarı çıkmaya özendirdi.The sunshine tempted people out.
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Older people often fear change.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Herkes kibar insanları sever.Everybody likes polite people.
Dünyadaki tüm insanlar kardeştir.All the people on earth are brothers.
Depremin ardından, insanlar şaşkınlıkla yerdeki derin çukura baktılar.After the earthquake, people stared into the deep hole in the ground in surprise.
Bazı insanlar profesyonel beyzbolü tasvip etmiyor.Some people don't approve of professional baseball.
Bazı insanlar ay'ı bile ziyaret ettiler.Some people have even visited the moon.
Gündüz uyuyan ve gece çalışan bazı insanlar vardır.There are some people who sleep in the daytime and work at night.
Belediye binası insanlarla doluydu.The town hall was full of people.
Kasabadaki insanlar ona yardım etmek için geldi.People in the town came to help him.
Cadde insanlarla doluydu.The street was crowded with people.
Köylü insanlar genelde yabancılardan korkar.Country people are often afraid of strangers.
Köy insanları geleneksel olarak yabancılardan kuşkulanırlar.Country people are traditionally suspicious of strangers.
Telefonun icadı, uzak mesafelerdeki insanlarla haberleşmeyi mümkün hale getirdi.The invention of the telephone made it possible to communicate with people far away.
Şehirde yaşayan insanlar kır yaşantısının zevklerini bilmezler.People living in town don't know the pleasures of country life.
Toprak reformu, insanların yaşamlarında büyük bir değişime neden oldu.Land reform caused a great change in the lives of the people.
O günlerde insanlar zaten dünyanın yuvarlak olduğunu biliyorlardı.People in those days already knew that the earth is round.
Buradaki insanlar soğuğa alışkındır.The people here are accustomed to the cold.
Mutsuz insanlar diğer insanların da mutsuz olmalarını isterler.Misery loves company.
Bazı insanlar okuyarak dinlenirler.Some people relax by reading.
Bazı insanlar okumanın zaman kaybı olduğuna inanıyorlar.Some people think of reading as a waste of time.
Karbon dioksit bazen insanlara zarar verir.Carbon dioxide sometimes harms people.
Japonya'da insanlar solda araba sürer.In Japan people drive on the left.
Japonya'da insanlar bir eve girdikleri zaman ayakkabılarını çıkarırlar.In Japan people take off their shoes when they enter a house.
Japonya'da yaşayan insanlar Japon ülkesi anayasasına göre hareket etmelidir.The people who live in Japan must act according to the Japanese country constitution.
Japonya'nın kuzeyinde yaşayan insanlar kışın karda kayak yapmanın tadını çıkarır.The people who live in the north of Japan enjoy skiing in the winter in the snow.
Japonlar çok temiz insanlardır.The Japanese are a very clean people.
Japonlar cesur insanlardır.The Japanese are a brave people.
Pazar, insanların kiliseye gittiği gündür.Sunday is the day when people go to church.
Bazı insanlar Pazar sabahı kiliseye gider.Some people go to church on Sunday morning.
Bazı insanlar kedileri sever ve diğerleri köpekleri tercih eder.Some people like cats, and others prefer dogs.
Bazı insanlar kedileri sever, diğerleri köpekleri tercih eder.Some people like cats, others prefer dogs.
Yaşlı insanlarla alay etmeyin.Don't make fun of old people.
Yaşlı insanlar Kennedy suikastını hâlâ hatırlıyorlar.Older people still remember the Kennedy assassination.
Yaşlı insanlar sık sık yeni şeyleri denemekten korkarlar.Older people are often afraid of trying new things.
Bazı insanlar onun şakalarına güler ama diğerleri gülmez.Some people laugh at his jokes, but others don't.
Onun tipindeki insanları sevmem.I don't go for men of his type.
Onun müziği genç insanlara hitap ediyor.His music appeals to young people.
Ailesi yoksuldu ve yoksul insanlar genellikle müzik duymadı.His family was poor, and poor people did not often hear music.
Ona göre, insanlar su sıkıntısı çekeceği zaman yakında gelecektir.In his opinion, the time will come soon when people will suffer from a water shortage.
Bazı insanlar onun dürüstlüğünü sorguladı.Some people questioned his honesty.
O, Afrika'da iken sık sık aralarında yaşadığı insanlardan bahsederdi.He would often talk about the people he had lived among while he was in Africa.
Konuşması o kadar uzun zaman sürdü ki bazı insanlar uyumaya başladı.His speech went on for such a long time that some people began to fall asleep.
O, insanlara her zaman bir sürü sorun çıkarıyor.He is always giving people a lot of trouble.
O her zaman insanların hatasını yakalar.He always tries to trip people up.
O her zaman diğer insanların hatalarını bulmak için hazırdır.He is always ready to find fault with other people.
O, her zaman diğer insanlara güvenir.He always relies on other people.
Fakir insanlara karşı her zaman cömerttir.He is always generous to poor people.
O her türlü insanlarla iletişim halinde.He is in touch with all kinds of people.