Genç insanlar popüler müzikten hoşlanır.Young people like popular music.
Genç insanlar, boşa zaman harcamaya eğilimlidir.Young people are apt to waste time.
Genç insanlar bu ülkenin geleceği konusunda utangaç değildirler.Young people are not shy about the future of this country.
Genç insanlar genellikle yaşlılardan daha fazla enerjiye sahiptir.Young people usually have more energy than the old.
Genç insanlar şeytana uymaya eğilimlidir.Young men are prone to fall into temptation.
Gençler, kendilerini bir şeye yaşlı insanlardan daha çabuk adapte ederler.Young people adapt themselves to something sooner than old people.
Genç insanların özgürlükçü görüşünü al.Take a liberal view of young people.
Genç insanlar güney Kaliforniya'ya akın etti.Young people flocked to southern California.
Genç insanlar genelde enerji dolu.Young people are usually full of energy.
Genç insanlar her şey hakkında şikâyet etmeye eğilimlidir.Young people tend to complain about everything.
Genç insanlar onun kitaplarından hoşlanıyorlar.Young people like his books.
Genç insanlar macerayı severler.Young people love adventure.
Etrafta duran insanlar tamamen yabancıydı.The people standing around were all strangers.
Çevrede duran insanlar eğlendi ve cesur küçük köpeğe güldüler.The people standing around were amused and laughed at the brave little dog.
Din insanların afyonudur.Religion is the opium of the people.
Bazı insanlar herhangi bir dine inanmıyor.Some people don't believe in any religion.
Sıcak bir iklimde insanların köri gibi sıcak şeyler yemesi garip.It is strange that people in hot climate eat hot things like curry.
Romancı insanlarla ilgileniyor.The novelist is interested in human beings.
Üst kattaki insanlar gece eve geç gelir.The people upstairs come home late at night.
Bazı insanlar renk körüdür; onlar bir rengi diğerinden ayıramaz.Some people are color blind; they cannot tell one color from another.
Kalp hastalığından muzdarip insanların sayısı artmıştır.The number of people suffering from heart disease has increased.
Yeni yolun tepede yaşayan insanlara faydası olacaktır.The new road will benefit the people living in the hills.
Allah'ının nazarında bütün insanlar eşittir.In the sight of God, all men are equal.
Sinirli insanlar başlarını kaşırlar.Nervous people will scratch their heads.
Engelli insanlara yardım etmekten gerçekten hoşlanırım.I really enjoy helping disabled people.
Bazı insanlar sıcak köriyi severler ama bu Jeff'in tarzı değil.Some people love hot curry, but it's not Jeff's cup of tea.
Bazı insanlar sigarayı bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they stop smoking.
Diğer insanların işlerine karışmayın.Don't interfere in other people's affairs.
Diğer insanların işine karışmayın.Don't meddle in other people's affairs.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
Diğer insanların işine burnunu sokmaktan vazgeç.Stop sticking your nose into other people's business.
Tüm insanların ölümlü olduğunu biliyoruz.We know that all men are mortal.
Farklı insanların farklı fikirleri vardır.Different people have different ideas.
Bütün insanlar yanılabilir.All men are fallible.
Bütün insanlar ölmeli.All men must die.
Bütün insanlar bir doğal yeteneğe sahiptir ama sorun onu kullanabilip kullanamadıklarıdır.All men have some natural talent, but the question is whether they can use it or not.
Diğer insanlarla alay etme.Don't make fun of other people.
Sadece ilk insanların Mars'a ne zaman varacağı zamanla görülecek.Just when the first human beings will reach Mars remains to be seen.
Bütün insanlar eşittir.All men are equal.
Bir zamanlar insanlar dünyanın düz olduğuna inanırdı.People once believed the world was flat.
Bütün insanlar sizin fikrin taraftarı.All the people are in favor of your idea.
İnsanlar dili sadece insanların kullanabildiğini düşünürdü.People used to think that only humans could use language.
O, insanlara kendi dinlerinden dolayı acı çektirdi.He persecuted people for their religion.
Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.The priest tried to improve the people's morals.
Ben insanların sayısını sayıyorum.I'm counting the number of people.
Hayatta büyük zevk insanların yapamayacağını söylediği şeyi yapmaktır.The great pleasure in life is doing what people say you cannot do.
Su insanlar için önemlidir.Water is important for humans.
Bazı insanlar girişte oyalanıyorlardı.Some people were hanging around at the entrance.
Bazı insanlar tarlalarda çalışıyorlar.Some people are working in the fields.
Bu dünyadaki bütün insanlar sahip olduğun avantajlara sahip olmadı.All the people in this world haven't had the advantages that you've had.
Dünyada bazı insanlar, açlıktan çeker.Some people in the world suffer from hunger.
Dünyada bazı insanlar açlıktan müzdariptir.Some people in the world suffer from hunger.
Dünyanın her yerinde çok sayıda insanlar barış istiyorlar.A lot of people want peace all over the world.
Tüm dünyada insanlar barış için endişeli.People all over the world are anxious for peace.
Yaşam tarzların değiştirmek için insanları ikna etmek zordur.It is very difficult to persuade people to change their life style.
Artık İncil'i bilmeyen insanlarla tanışmak oldukça yaygın.It is quite common now to meet with young people who do not know the Bible.
Genç insanlar toplumun kurallarını küçümserlerdi.Young people used to look down on the rules of society.
Savaşlarda ölen tüm insanları düşündüğümde üzülüyorum.I feel sad when I think about all the people who die in wars.
Tüm dünya ünlü insanların türbesidir.The whole earth is the sepulchre of famous men.
Bazı spekülatörler yaşlı insanların cehalet ve acizliklerinden yararlanmaktadır.Some speculators take advantage of the ignorance and helplessness of old people.