Ana içeriğe geç
Sözlük

insanlar ile cümle

insanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Görevini yapmazsan, insanlar seni küçük görecekler.If you don't do your duty, people will look down on you.
O sofistike insanlar arasında kendimi tamamen rahatsız hissettim.I felt utterly out of place among those sophisticated people.
18 yaşından büyük insanlar araba kullanabilir.People above 18 may drive.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
Bazı insanlar on üçün uğursuz bir sayı olduğunu söylerler.Some people say thirteen is an unlucky number.
Ben hoş insanlarla tanıştım.I met nice people.
Ben güzel insanlarla tanıştım.I met nice people.
Benim sıradan insanlara hiç ilgim yok.I have no interest in ordinary people.
Tren insanlarla doluydu.The train was crowded with people.
Polis o insanların kayıtlarına bakıyor.The police are looking into the records of those people.
Polis, insanları kazadan uzak tutmaya çalıştı.The police tried to keep people away from the accident.
Polisler insanları kovdu.The police dismissed the people.
Bazı insanlar anayasayı değiştirmek istiyorlar.Some people want to amend the constitution.
Korkunç görünen örümcekler insanlara saldırmazlar.Formidable looking spiders do not attack people.
Cesur genç insanlar dağcılığı seviyorlar.Hardy young people like mountaineering.
Modern insanlar araba olmadan yapamaz.Modern people cannot do without cars.
Emekli olur olmaz insanlar seni nadiren görmeye gelirler.People rarely come to see you once you are retired.
Onların arkalarından insanlar hakkında konuşma.Don't talk about people behind their backs.
Bazı insanlar, park bankları üzerinde rahatlayarak zaman öldürüyorlar.Some people are killing time relaxing on park benches.
Park insanlarla doluydu.The park was full of people.
Siyah insanlara karşı hâlâ ciddi bir ırkçı nefret vardır.There is still serious racial hatred against black people.
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.Black people had to sit in the back of the bus, or stand if the back was full.
Siyah insanlar pamuk tarlalarında çalışmak için zorlandılar.Black people were compelled to work in cotton fields.
Bugün genç insanlar hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about young people today?
Bugün evsiz insanların sorununa odaklanacağız.Today we're going to focus on the question of homeless people.
En meşgul insanlar en fazla boş zamana sahiptirler.The busiest people have the most leisure.
Bu genç insanlardan bazıları benimkinin iki katı kadar uzun bacaklara sahipler.Some of these young people have legs twice as long as mine.
Başlangıçta, çok hızlı konuştukları zaman insanları zorlukla anlardım.At first, I had difficulty understanding people when they spoke too fast.
İşinden zevk alan bazı insanlar var, aslında onlar çalışmayı seviyor.There are some people who enjoy work - in fact, they love to work.
Ölü insanlar konuşamazlar.Dead men tell no tales.
Liderler insanlarla irtibatta değildi.The leaders were out of touch with the people.
Bazı insanlar ölümden sonra ebedi hayata inanıyorlar.Some people believe in eternal life after death.
Hepimizin bir dünyanın insanları olduğumuzu biliyoruz.We know that we are all people of one world.
Bu insanlara çok minnettarız.We are very grateful to those people.
Biz ihtiyacı olan insanlara yardım etmeliyiz.We should help people in need.
Biz başka insanlara karşı kibar olmaya çalışmalıyız.We must try to be kind to other people.
Benim neslimin insanlarının hepsi bu konuda aynı şekilde düşünüyor.People of my generation all think the same way about this.
Annem sürekli insanların isimlerini unutuyor.My mother is constantly forgetting people's names.
Ben şu nazik insanları unutamam.I cannot forget those kind people.
O insanlardan para ödünç almayacağım.I will not borrow money from those people.
Ben her zaman insanların isimlerini unutuyorum.I'm always forgetting people's names.
Her zaman politika konuşmayı ısrar eden insanları sevmem.I don't like people who always insist on talking about politics.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Burada bazı Japon insanlar görüyorum.I can see some Japanese people here.
Burada bazı Japon insanlarla karşılaşabiliyorum.I can see some Japanese people here.
Bu insanlara yardım etmeliyim.I must help these people.
Kolay öfkelenen insanlardan hoşlanmam.I don't like people who get angry easily.
Mutlu insanların ne kadar nadir olduğunu fark ettim.I realized how rare happy people were.
Büyük araba süren insanlara karşıyım.I'm against people driving big cars.
Diğer insanların önünde hakarete uğradım.I was insulted in front of other people.
Zaman geçerken, insanlar konu hakkında daha çok endişelendi.As time went on, people grew more and more concerned about the matter.
Zaman geçerken, insanlar konuyla gittikçe daha az ilgilendiler.As time went on, people grew less and less concerned about the matter.
Sağır insanlar işaret diliyle konuşabilirler.Deaf people can talk in sign language.
Bazı insanlar rüyalarını hatırlamakta iyidir, diğerleri kendilerinkini unuturlar.Some people are good at remembering their dreams, others forget theirs.
Yanan arabalar, ölen insanlar vardı ve kimse onlara yardımcı olamadı.There were cars burning, people dying, and nobody could help them.
Bazı insanlar gırtlaklarına kadar borçta.Some people are up to their necks in debt.
Genç insanlar günah işlemeye eğilimlidir.Young people are prone to fall into temptation.
Genç insanlarda olduğu gibi, o, sağlığına çok dikkat etmez.As is often the case with young men, he does not pay much attention to his health.
Genç insanlar, öyle düşünmeye eğilimlidir.Young people tend to think so.
Genç insanlar o şekilde davranmaya eğilimlidir.Young people are apt to behave that way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
insanlar ile cümle - Sayfa 4 - insanlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App