Ana içeriğe geç
Sözlük

insanlar ile cümle

insanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sincap "aptal insanlar" dedi."Stupid humans," said the squirrel.
Tom insanların ne düşündüğünü umursamıyor.Tom doesn't care what people think.
Tom insanlarla konuşmayı sever.Tom loves talking to people.
Sadece yalnız bırakılmak istediğimi insanların anlaması neden bu kadar zor?Why is it so hard for people to understand that I just want to be left alone?
Tom diğer insanlardan farklı olduğunu düşünüyor.Tom thinks that he's different from other people.
Tom diğer insanlardan daha iyi olduğunu düşünüyor.Tom thinks that he's better than other people.
Tom her zaman etrafındaki insanlara patronluk yapıyor.Tom is always bossing people around.
Tom gibi insanlar sık sık kavgaya karışırlar.People like Tom often get into fights.
Sorumlu insanlar kimler?Who are the responsible people?
Burada yardımına ihtiyacı olan insanlar var.There are people here who need your help.
Neden bu insanlar burada?Why are these people in here?
Tom insanlara pratik şakalar yapmaktan hoşlanır.Tom likes playing practical jokes on people.
Tüm dünyada insanlar şok oldular.All around the world, people were shocked.
Ben akşam yemeği için kahvaltı eden insanları anlamıyorum.I don't understand people who eat breakfast for dinner.
Sana davranılmasından hoşlanmadığın şekilde insanlara davranma.Don't treat people the way you wouldn't like to be treated.
O, dakik olmayan insanları sevmez.She doesn't like unpunctual people.
Bütün bu insanlar senin arkadaşların mı?Are all of these people your friends?
Bazı insanlar hiç büyümez.Some people never grow up.
Burada çalışan insanlar ne yaptıklarını biliyor gibi görünüyorlar.The people working here seem to know what they're doing.
Biz tanrılar değiliz, insanlarız.We are people, not gods.
Hong Kong'ta insanlar protesto ediyorlar.People are protesting in Hong Kong.
O mağaza insanlarla doluydu.That shop was full of people.
Bazı insanlar güzel ve bazıları adidirler.Some people are nice, and some are mean.
Bazı insanlar diğerlerinden daha naziktir.Some people are nicer than others.
Masai insanları, süt ve sığır kanının bir karışımını içerler.The Masai people drink a mixture of milk and cattle blood.
Meksikalılar, insanlar "Mexico" yerine "Mejico" yazdıklarında bundan hoşlanmıyor.Mexicans don't like it when people write "Mejico" instead of "Mexico"
Bu nedenle Okinava insanları savaştı.Thus fought the Okinawan people.
Tom insanların onu yargılayacağından korkuyordu.Tom was afraid that people would judge him.
Mary insanların onu yargılayacağından korkuyordu.Mary was afraid that people would judge her.
Estetik kliniklerini ziyaret eden insanların sayısı bu son yıllarda artmaktadır.The number of people who visit aestethic clinics have been on the rise these last years.
Sahte palyaçolar Fransa'da insanları terörize ediyorlar.Fake clowns are terrorising people in France.
Zengin insanlar daha az şanslıları küçük görme eğilimindedir.Rich people have a tendency to look down on the less fortunate.
Burada yaşayan insanların %30'unun hiç okyanus görmediği gerçekten doğru mu?Is it really true that 30% of the people who live here have never seen the ocean?
Kesinlikle başka insanlara söyleme.Absolutely do not tell other people.
Açlık çeken insanları demokratikleştiremezsiniz.You cannot democratize a starving people.
Neredeyse bütün insanlar elbise giyerler.Almost all humans wear clothes.
insanların neden hayaletlere inandıklarını anlamıyorum.I don't understand why people believe in ghosts.
Bu insanları daha önce hayatımda hiç görmedim.I've never seen these people before in my life.
Bu insanlardan hiçbirini tanımıyorum.I don't know any of these people.
Tenis hakkında hiçbir şey bilmeyen insanlarla tenis izlemeyi sevmiyorum.I don't like watching tennis with people who don't know anything about tennis.
Tanımadığım insanlarla konuşmayı sevmem.I don't like talking to people I don't know.
Tom Mary gibi insanlarla nasıl başa çıkacağını bilir.Tom knows how to deal with people like Mary.
Tom Mary gibi insanlarla nasıl baş edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to deal with people like Mary.
Tarihin bize öğrettiği şey insanların ondan bir şey öğrenmemiş olmasıdır.What history teaches us is that men have never learned anything from it.
Tom insanların onun Mary ile flört ediyor olduğunu düşünmelerini istemiyordu.Tom didn't want people to think that he was flirting with Mary.
Ben insanların Tom'la flört ettiğimi düşünmelerini istemiyorum.I don't want people to think that I'm flirting with Tom.
Şu insanlardan herhangi birini tanıyor musun?Did you recognize any of those people?
O her yerde insanlar için parlayan bir örnektiShe was a shining example to people everywhere.
Bu insanlar önyargılı.These people are prejudiced.
O insanları aşağılamayı seviyor.She likes to humiliate people.
Dikkatli olmayan insanlar çok hata yapar.People who are not careful make many mistakes.
Tanrı evreni altı günde yarattı. Beş gün haftayı sadece insanlar icat etti.God created the universe in six days. Only humans invented the five-day week.
Arkamdan konuşan insanları sevmiyorum.I don't like people who talk about me behind my back.
Arkamdan benim hakkımda konuşan insanları sevmiyorum.I don't like people who talk about me behind my back.
Arkamdan benim hakkımda konuşan insanlardan hoşlanmıyorum.I don't like people who talk about me behind my back.
Bazı işverenler, hapishaneden yeni çıkmış insanları işe almaya isteksizdirler.Some employers are reluctant to take on people who have recently been released from jail.
Kaza, bazı insanların hayatlarını mal oldu.The accident cost some people their lives.
Senin aksine, ben herkesin önünde insanlarla alay etmem.Unlike you, I don't make fun of people in public.
Engelli insanlar acınmaya katlanamaz.Disabled people can't stand being pitied.
İnsanlar onlara acıdığında engelli insanlar buna katlanamaz.Disabled people can't stand it when people pity them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod