Ana içeriğe geç
Sözlük

insanlar ile cümle

insanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim kulübümüzde Tom gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like Tom in our club.
Sadece bazı insanlar kurtarılamaz.Some people just can't be saved.
Bizler mantıklı insanlarız.We're reasonable people.
Sen bu insanları korkutuyorsun.You're frightening these people.
Tom insanlara nasıl yardım edileceğini bilir.Tom knows how to help people.
Ben sadece siz insanları asla anlayamayacağım.I just never will understand you people.
Tom insanlar tarafından çevrili.Tom is surrounded by people.
Bunlar benim insanlarım.These are my people.
O, insanların beni ne diye çağırdıkları.That's what people call me.
Gerçek adımı insanlara söyleyebilmek istiyorum.I'd like to be able to tell people my real name.
Buradaki insanları seviyorum.I like the people here.
Bence bazı insanlar böyle şeyler yapar.I think some people do that kind of thing.
Bazı insanlara her şeyin söylenmesi gerek.Some people have to be told everything.
Biz kötü insanlar değiliz, Tom.We're not bad people, Tom.
Tom gibi insanlarla görüşmeye çalışma.Don't try to reason with people like Tom.
Tom, bu kadınları öldürdüğünü düşünen insanlar var.Tom, there are people who think that you murdered these women.
Senin gibi insanların hapse girdiğinden emin olmak istiyorum.I want to make sure people like you end up in prison.
Güzel insanların bile sorunları vardır.Even beautiful people have problems.
Diğer insanların bunu yapmasına yardım ettim.I helped other people do it.
Senin gibi insanlara ihtiyacım var.I need men like you.
Biz artık tamamen farklı insanlarız.We're totally different people now.
Senin gibi insanlar asla meşgul değildir.People like you are never busy.
Bu insanlara nasıl yardımcı olabilirim?How can I help these people?
O insanlara karşı neyin var?What do you have against those people?
Tom diğer insanlarla iyi geçiniyor mu?Does Tom get on well with other people?
Senin insanların nerede?Where are your people?
Gerçekten insanların ona inanmasını beklemiyorsun, değil mi?You're not really asking people to believe that, are you?
Sanırım yanlış insanları dinliyorsun.I think you've been listening to the wrong people.
Boston'a kötü bir isim veren senin gibi insanlar.It's people like you who give Boston a bad name.
Hatta insanlar bir şey fark etmeyebilir.People might not even notice anything.
Bazen insanlar birbirlerini çok iyi tanıyabilirler.Sometimes people can know each other too well.
Tom insanların neden onu sevmediğini anlıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to understand why people don't like him.
Bazı insanlar benim Tom olduğumu düşünüyorlar.Some people think I'm Tom.
Tom insanların ona ne yapacağını söylemesinden bıktı.Tom is tired of people telling him what to do.
Erken gitmeye çalıştım ama insanlar yardım istemeye devam etti.I tried to leave early, but people kept asking me for help.
Tom insanların her zaman onun babasına benzediğini söylemesinden bıktı.Tom is tired of people always telling him that he looks like his father.
Bilge insanlar düşmanlarından öğrenirler.Wise people learn from their enemies.
Tom insanların hikayesine inanmalarını istiyor.Tom wants people to believe his story.
Ülkemizi tahrip edenler senin gibi insanlar.It's people like you who are ruining our country.
Biz gerçekten bütün bu insanlara biftek yemekleri almayacağız, değil mi?We're not really going to buy all these people steak dinners, are we?
Kıskanç insanlar ölür ama kıskançlık asla ölmez.Envious people die, but envy never does.
O asla başka insanlar hakkında kötü konuşmaz.She never talks bad about other people.
Genç insanların erdemleri yoktur.Young people don't have virtues.
Tom, insanların onun hakkındaki düşüncelerini önemsemez.Tom doesn't care what people think about him.
Bunlar değersiz insanlar.These are unworthy people.
Bazı yorumları okurken, insanlar insanlığa olan inançlarını tamamen kaybedebilirler.When reading certain comments, people can completely lose faith in humanity.
Yasalar insanları kendilerinden korumak için vardır.Laws are there to protect people from themselves.
Devlet insanlara baskı yapıyor.The state oppresses the people.
O sadece samimi resimler çeker, bu yüzden o, insanların poz vermesini istemez.He only takes candid pictures, so he doesn't ask people to pose.
Bazı insanlar sadece tuhaftır.Some people are just weird.
Bazı insanlar asla anlamayacak.Some people will never understand.
Onlara yapmamasını söylesek bile, bazı insanlar onu hâlâ yapıyorlar.Some people still do it, even if we tell them not to.
Tom hâlâ buna inanan insanlar olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if there were still people who believed that.
Tom bitişik odadaki insanların hangi dili konuştuğunu bilmiyordu.Tom didn't know what language the people in the next room were speaking.
Bazı yüzleri hatırlayabiliyorum, ama burada gördüğümü hatırlamadığım bazı insanlar var.I can remember some faces, but there are some people here I don't remember seeing.
Tom insanların herkesin önünde yemek yememeleri gerektiğini düşünüyor.Tom thinks people shouldn't eat in public.
Toplantıdaki bazı insanlar teklifimi sevmedi.Some people at the meeting didn't like my proposal.
Burada insanlar çok önyargılı.People here are very prejudiced.
Bu insanlara nasıl güvenebilirsin?How can you trust these people?
Dürüst insanları severim.I like honest people.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod