insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra Doktor ve Bill, insanların Keşişlerle ilgili hiçbir şey hatırlamadığını öğrenir.Algum tempo depois, o Doutor e Bill descobrem que a maior parte da humanidade se esqueceu da invasão.
Bazı bölgelerde insanların yerleşim yerlerinden uzak kalmaya çaba göstermezler.Neste caso as pessoas devem ser impedidas de se aproximar do local.
Arkeolojik kanıtlar, ilk insanların Papau Yeni Gine’ye yaklasik 47.000 yıl önce ulastıklarını göstermektedir.Os primeiros habitantes do arquipélago terão chegado por mar, desde a actual Papua-Nova Guiné, há 33000 anos.
Öksürük insanların yaklaşık %50’sinde mevcuttur.Ocorre em aproximadamente 50% dos homens.
Bu yönüyle Narayana'nın anlamı tüm insanların sığınağıdır.Daí, Narayana refere-se à "direção do homem".
Günümüzde IRC dünyanın hemen her yerindeki insanların kullandığı bir platform haline gelmiştir.A AIC tornou-se uma rede de projetos através do mundo.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Pesquisas arqueológicas indicam que humanos já viviam nas ilhas japonesas no período Paleolítico Superior.
İnsanların hata yapabileceğini dünyaya gösterebilmek çok önemlidir.É bom poder provar que as pessoas estão erradas".
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.A evolução da protecção individual acompanhou também a evolução técnica.
Deniz insanlarının, insan görünüşünden farkları yoktur.O capitalismo não tem face humana nenhuma.
Şehirlerde yaşayan kemeler insanların çöplerinden ve depolarından beslenirler.Em áreas habitadas por humanos, eles também se alimentam de matéria em decomposição em depósitos de lixo.
İnsanların kandırılması için en iyi yol budur.É o ato empregado para enganar alguém.
Bazı durumlarda bu eğilim insanların vardıkları sonuçlarda yanlı olabilmelerine neden olmaktadır.Em certas situações, essa tendência pode enviesar as conclusões das pessoas.
Bu liste İranî kökenli bilim insanlarını içermektedir.Seguem-se os dados referentes à população da Ilha Christmas.
Yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür.Ou, seja, é sangue de uma pessoa viva.
Her şeyden önce bu insanların beslenmesi gerekmektedir.Para estes, era necessário alimentos.
İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır.Por isso muita gente tem medo dele.
Süleymaniye Köyü 19 yüzyılda değişik yörelerden insanların akınlarıyla kurulmuş bir köydür.Kapan é uma cidade formada no Século XIX da fusão de várias aldeias.
Ama hepsinden daha fazla da yiyecek kıtlığı insanların belini bükmektedir.Agora mais do que tudo a esperança tem que ser maior que o medo.
İlk, kılık değiştirebilir, ancak yalnızca ölmüş insanların kılığına bürünebilir.Ele emerge, vestindo seu traje, apenas para encontrar o homem morto.
İnsanların aşırı ilgisi onu rahatsız ediyor ve saçma geliyordu.Cuspiram nele e ridicularizaram sua tolice.
Moskova'daki basın toplantısında "Sovyet insanlarının tıpkı kendileri gibi olduklarını" söyledi.Em Moscou, numa conferência de imprensa, ela declarou: "Eles (os russos) são ... quase ... como nós."
Halbuki insanların köstek olacağına destek vermelerini beklerdim.Portariam apitos para trilar caso fosse necessária ajuda.
Kökeni belli insanların kurdukları yerlere verdikleri addır.Encantaria também pode se referir aos lugares onde tais entidades vivem.
Mağdur olan masum insanların yanında olan birisi.Chega de assassinatos morais de inocentes.
Bu adil insanların davranışı değil.Não é nessa ordem que eles são bons.
Turşu ise en temel besinlerden biri olarak insanların yaşantısında yer almaktadır.As características da íris são uma das mais estáveis características do corpo humano ao longo da vida.
Telepatik yetenek : insanların, zihinlerini okuyabilir ve istediği şeyleri telepatik olarak gösterebilir.Telepatia - Capacidade De Ler a Mente Dos Outros e Mentalmente Falar Com Eles.
İşbâ dereceleri insanların sıcaklığı nasıl hissettiklerini göstermek için de kullanılmaktadır.Sensação de calor refere-se às maneiras como o ser humano sente a temperatura ambiente elevada.
İnsanların öğle yemeğine gittiği saatlerde inişler, öğle yemeğinden dönüşte çıkışlar daha yoğundur.Por exemplo, a chegada de clientes diminui no horário de almoço.
Hem açık alanlarda hem de insanların yaşadığı yerlerde bulunur.Pode ser encontrada tanto em campo aberto como em zonas habitadas pelo homem.
Kamışlı'da insanların birçoğu yöresel Kürt kıyafeti ve Arap elbisesi olan kandura giyerler.Cirwal consiste em uma calça larga usada pelos árabes e muçulmanos por baixo da túnica.
Bu insanların hiçbiri herhangi bir işte çalışmaz.Pessoas que não querem trabalhar.
Bu zaman insanların temel meşguliyeti avcılık ve toplayıcılık vardı.Esses homens viviam principalmente da colecta e da caça.
Yönetimde insanların rızasının alınmasını, yaşam biçimlerine dokunulmamasını istiyor.Não querendo colocar em risco a vida de ninguém, ele mesmo a bebe.
Tarih öncesi çağlardan bu yana gökyüzü dünyanın her yerindeki kültürlerden insanların ilgisini çekmiştir.Historicamente, as estrelas foram importantes para as civilizações em todo o mundo.
Bu insanların bir bölümü Alman askerleriydi.Em parte, tal era uma representação dos oficiais alemães.
Bu paragraf aslında insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatmaktadır.Para isso, procurou ver como realmente era a vida dessas pessoas.
Bu ameliyat ayrıca aşırı obez insanların ölüm oranlarını %40 kadar azaltmaktadır.Além disso, a atividade diminui os riscos de morte prematura em 40%.
O her zaman insanların tarafındaydı.Ele sempre esteve ao lado do povo.
Kur'an'a göre, şeytanlar, insanların aklına, gönüllerini fısıldayarak girerler.Men maakt gebruik van verzen uit de koran om de duivel en kwaadaardige demonen uit te drijven.
İnsanların gölgeleri keskindir ve kendilerinden büyüktür.Zo besteelt hij de mensen en verrijkt zich buitensporig.
3430: İnsanların ve Elflerin Son İttifakı oluşturuldu.3430 - Vorming van het Laatste Bondgenootschap van Elfen en Mensen.
Fakat Şeytan, insanların ve cinlerin kötülüğüne verilen bir sıfattır.Zo verscheen Satan als een mensen hinderende en hun heil bedreigende macht.
İnsanların kullanıp kullanmayacağından emin değildim." der.Maar ik voel me er niet rot over als mensen er niet over praten."
(Monako sloganı) Desipere est juris gentium Ölçüsüzlük insanların hakkıdır.Volgens Onfray is het de plicht van de mens te genieten.
Eski insanların başlangıçta da böyle yaptığı sanılmaktadır.De oude Grieken dachten dit aanvankelijk ook.
Birbirleriyle insanların da duyabileceği sesler çıkararak sürekli olarak iletişim halindedirler.Zij ontvangen gasten en bespreken met hen (levens)vragen van luisteraars.
Yaşamak için insanların arasına karışır.Dan moesten ze gaan leven tussen de mensen.
Veliler diğer insanların vakıf olmadıkları bilgilere (sır) ilahi ilham yoluyla ulaşırlar.Zij effenden voor zichzelf het pad naar een macht die haar weerga niet kende."
Doktora görünen insanların üçte birinden fazlasına antibiyotik reçete edilmiştir.Meer dan een derde van de mensen die naar de dokter gaan, krijgt een antibioticum voorgeschreven.
Göç eden bu insanların büyük çoğunluğu geriye dönmemiştir.De meeste van deze binnenlandse vluchtelingen zijn nog altijd niet teruggekeerd.
İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır.Om die reden zijn de meeste mensen bang voor ze.
Fakat insanların çoğu bilmezler."Meestal zal hij zich daar niet of nauwelijks bewust van zijn.
Toplumsal Kanıt – İnsanlar diğer insanların yaptığını gördükleri şeyleri yapar.Sociaal bewijs Men doet datgene waarbij andere hen al voor zijn geweest.
Mağdur olan masum insanların yanında olan birisi.Maar omwille van de onschuldige slachtoffers.
Dünya üzerindeki insanların yaklaşık %0,05-2’si hayatlarında bir noktada anafilaksi yaşamıştır.Wereldwijd krijgt ongeveer 0,05 – 2% van de bevolking op een bepaald moment te maken met anafylaxie.
Bazı kaynaklar bu katliamda öldürülen insanların sayısının 40.000 olduğunu ifade eder.Er wordt gezegd dat 40.000 Franken het leven lieten in deze strijd.
İnsanların bilmediği, ulaşamadığı bir yerde topraktan (kerpiçten) yapılmış evinde yaşar.Daar belandt hij in een aarde die in niets meer lijkt op wat hij kent.
Copley Madalyası 1731 yılından beri her yıl bilim insanlarına verilmektedir.Copley Medal, waarin opgenomen een lijst van alle winnaars sinds 1731.