insanların ile cümle

insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İnanışa göre bu ırktan insanların ne herhangi bir yiyeceğe ne de herhangi bir içeceğe ihtiyacı vardı.Aquí la felicidad dura para siempre, nadie quiere comida o bebida.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Cesta utilizada para transportar tierra.
İnsanların kendisinden korktuğunu fark edince gözyaşı döker.Si un hombre vivo te hace llorar.
Aramalar kamu koleksiyonları, işletmeler ya da iş, yer veya insanların türlerini kapsayabilir.La búsqueda puede cubrir colecciones públicas, empresas u otros tipos de negocios, lugares o personas.
İnsanların en güvenilir olanıydı.Era la persona más leal.
Bu şekilde insanların tanrılara yanaşabildiği ve bazen de onlardan mesaj alabildiğine inanılırdı.Escribió que los seres humanos podían y debían experimentar a Dios directamente.
Bütün insanların yazgısı açıkça görülebilir, Anakha hariç.Muy poca gente es capaz de verla, aparte de Hino.
Normal insanların tersdir.Supervivencia para el hombre común.
Hem açık alanlarda hem de insanların yaşadığı yerlerde bulunur.Se encuentra tanto en el campo como en los lugares habitados por los humanos.
İnsanların zihinlerine girebilir.Puede leer en la mente de las personas.
Bu gen insanların 17. kromozomunda bulunur.Este gen está situado en el cromosoma 1 humano.
İnsanların yaşadığı yer.De donde vino la gente.
Aynı grup içerisinde yer alan insanların özdeşleşme düzeyleri birbirinden farklı olabilir.Incluso puede diferir entre los representantes de un mismo grupo.
İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır.Muchos murieron de muerte violenta.
Benlik saygısı insanların kendileri hakkındaki hislerini etkiler.Tiene la particularidad de tener sentimientos propios de los humanos.
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).Y quien niegue la creencia, habrá perdido sus obras y en la última vida será de los perdedores.
Mona adası, insanların sürekli kaldığı bir ada değildir.La Isla de la Mona es una reserva natural y no tiene habitantes permanentes.
Bunlarda, taşların dikilmesine katkı sağlayan insanların iyi çalışma örnekleri görülebilir.En éstas se puede ver el tipo de buenas obras que hacía la gente que podía permitirse estas piedras.
Hayatta kalanlardan birine göre SS üyeleri insanların bacaklarına hedef alarak ateş ettiler.Estaba seguro de que los hombres de las SS me dispararían en cuanto me levantara.
Bu sayede tüm dünya insanlarını kendi zombileri haline getirmeye başlamıştır.Ahora quiere dominar el mundo con sus mutantes.
Yaşamak için insanların arasına karışır.Solo estás ahí para entretener a la gente, ¿no?
İnsanların kandırılması için en iyi yol budur.Un amor por manipular a la gente.
İnsanların özel işlerine karışmaz.No se puede inmiscuir en asuntos de terceros.
Bu kadar varlıklı insanların böyle küçük şeylere tamah ettiklerini görerek şaşırır.No me caso de admirar que un hombre tan común hiciese cosas tan extraordinarias.
Büyü yapan kişi, ruhlarla veya doğaüstü güçlerle insanların ve doğal süreçlerin arasına girmektedir.Allí rige la magia y sus habitantes se debaten entre la Luz y las Tinieblas.
Tıbbi termometre, insanların vücut sıcaklığını ölçmek için kullanılır.Termómetros clínicos: son los utilizados para medir la temperatura corporal.
İnsanların atasıdır.El Papa de la gente.
Zamanının önemli bilim insanlarından biriydi.Se correspondía con los sabios de su tiempo.
Güneş bu sınıfta olduğundan, insanların en iyi tanıdıkları yıldız sınıfını oluştururlar.Relacionado con ello es su condición de estrella Be, siendo una de las mejor conocidas dentro de esta clase.
Bu büyücüler insanların dünyasını ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Los Judios tratan de conquistar el mundo ....
Mistik, büyülü şeylere ilgisi olan Geezer, insanların korkutucu imgeleri sevdiğini fark eder.Contenido orientado a los hombres que gustan de temáticas de fantasía.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Las situaciones de aprendizaje en línea también provocan un cambio en la percepción del profesor.
Amaç insanların seçimlerini göstermektir.Manifiesto de Los Pueblos Deciden.
Kundakçı: İnsanların evini gazlarsınız.Botor - Es el hogar de la Gente del Árbol.
Gelişen uluslararası ilişkililerle beraber, insanların hukuki sorunları da artmaktadır.La cuestión de los derechos de los indígenas se asocia también con otros niveles de la lucha humana.
Eğlence, insanların boş vakitlerini keyifli şekilde geçirmek için yaptığı çeşitli faaliyetler.Lo fundamental es que la gente lo pase bien, que disfrute sus vacaciones.
Ayrı ırklardan insanların evlenmesi yasaktı.En algunos países, estaba prohibido casarse con alguien de una raza diferente.
O zamandan beri uaya çıkan insanların %45’i UAS’ye yakalanmıştır.Desde ese entonces, el 45% de las personas que han ido al espacio han sufrido esta enfermedad.
İyi sağlık durumu : İnsanların sağlaıklı olması sağlanmalı ve her yaşta sağlıklı olmak desteklenmelidir.Garantizar una vida sana y promover el bienestar para todos en todas las edades Objetivo 4.
Bu tarz, insanların iç dünyalarının analizine dayalı bir kurgu ortaya koymaktaydı.Proporcionó un nuevo rostro al estudio del comportamiento humano.
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Obligar a otros a ser prosélitos.
Edward bütün insanların zihinlerini okuyabiliyorken onunkini okuyamaz.Esa misma noche Edward le confiesa que puede leer la mente de todos, excepto la de ella.
Dahası insanların içten samimi ve candan olmalarıdır.El objetivo es hacer que las mujeres se sientan completamente seguras y atractivas.
Basınçlı hava, insanların kullandıklari ilk enerji türlerinden biridir.Como ya se ha dicho, la radiación solar es el motor inicial de todos los procesos atmosféricos.
İnsanların dışında keçi,köpek ve kedilerde de görülebilir.Puede provocar enfermedad tanto en humanos como en perros y gatos.
Bu insanların önceki toplulukla hiçbir bağlantısı yoktur.No tiene ninguna relación con el anterior grupo de comunicaciones mencionado anteriormente.
Ayrıca yüzeyin altında bulunan sığınakların bazılarında da insanların bulunduğu varsayılmaktadır.Según otras fuentes, también existió allí un subcampo para hombres.
Bu konular, yine sıradan insanların yaşamları etrafında gezinir.En torno a ellos, la familia vuelve a aparecer como siempre.
Göçmen vizesi - İnsanların ABD'ye göç etmesi içindir.Uno de los temas que siempre considera es la emigración a Estados Unidos.
Çünkü insanların bunu güvenli bir şekilde yapabileceğine inanmazlar.No puedes hacer que la gente lo crea.
O temsile inanmaz, insanların kendi seslerini duyurabilmelerinin gerekliliğini savunur.Este acepta sin pensar que podría poner en riesgo la vida de sus compañeros.
İnsanların huzûr ve sükûn içinde yaşamaları için lüzumlu emniyet tedbirleri aldı.Los hombres se saludaron y caminaron diez pasos en dirección contraria, se dieron vuelta y apuntaron.
Başka insanların bilgisayar kaynakları izin almadan kullanılamaz.No utilizarás los recursos informáticos de otras personas sin autorización o compensación adecuada.
Temel amacı insanların sağlıklı beslenmesidir.La conservación de alimentos es un tema medular en la salud de la población.
İnsanların savaş korkusu var.La gente ha paura della guerra.
Belki birilerine sormalısın ve diğer insanların ne düşündüğünü anlamalısın.Forse dovresti chiedere in giro e capire cosa pensano le altre persone.
Bazı insanların araba sürmesine izin verilmemeli.Alcune persone non dovrebbero essere autorizzate a guidare.
Senin yaşındaki insanların genellikle bu sorunu vardır.Le persone della tua età hanno spesso questo problema.
Bu, başka her şeyden daha fazla, insanların özgürce ve mertçe yaşamasını engelleyen mülk ile ilgili kaygıdır.È l'ansia del possesso che, più di ogni altra cosa, impedisce alle persone di vivere con libertà e nobiltà.
Fakat insanların çoğu bilmezler."La maggior parte di loro nulla conosce.»

İlgili Sayfalar