insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Cinler büyüler ve tılsımlarla insanların kontrolü altına alınır.Ce sont eux qui illuminent et gouvernent la vie des hommes.
Bir sembolik etkileşimci büyük olasılıkla insanların birbirini nasıl anladığına yoğunlaşacaktır.Malgré tout, tous les Équatoriens sourds semblent être en mesure de se comprendre les uns les autres.
Bu radikal insanların kıvılcım boşluklarının yakınlarındaki mukoza zarar verebilirler.Cette fuite radioactive a vraisemblablement mis en danger la population environnante.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.Je veux rendre du plaisir et du bonheur aux gens.
Aşk için ölen veya intihar eden insanların sayısı az değildir.La majeure partie des individus qui tentent de se suicider n'en meurent pas.
Bazen ender olarak, mavi gözlü insanların -genelde bir- gözünde kahverengi bir bölge görülür.Parfois, mais pas toujours, les chevaux à belle face peuvent avoir les yeux bleus.
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Ils se demandent pourquoi les gens se comportent prosocialement.
Venedik ismi, milattan önce 10. yüzyılda burada yaşayan Veneti insanlarınan gelmektedir.Son nom provient du peuple qui habitait la région avant le Xe siècle, les Veneti.
Bu insanların beslenmesi için de daha çok toprağın işlenmesi gerekliydi.Il était urgent de réunir les subsistances nécessaires pour nourrir ce surcroît de population.
Bu adil insanların davranışı değil.Ce n'est pas une justice défectueuse.
Tüm insanların yaşamları ve kaderleri bu kitapta kaydedilir.Toutes les compagnies et tous les organismes sont inscrits dans ce registre.
İnsanların dedikoduyu sevmediği tek zaman dedikoduda onlardan bahsedildiği zamandır.La única vez que a la gente no le gusta el chisme es cuando el chisme se refiere a ellos.
Tom o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.Tom creía que la gente de esa pequeña aldea eran caníbales.
Pazar, insanların kiliseye gittiği gündür.El domingo es el día en el que la gente va a la iglesia.
Fransızca bazı insanların düşündüğü kadar öğrenmesi zor değildir.El francés no es tan difícil de aprender como algunas personas creen.
Yasalarda yazanlar, insanların kafalarına göre hareket etmelerine engel olamıyor.Lo que está escrito en las leyes no puede impedir que el pueblo actúe según su voluntad.
İnsanların hayatları kısadır.La vida de los hombres es corta.
İnsanların benden nefret etmesini istemiyorum.No quiero que la gente me odie.
Hayallerinin peşinden koş, insanların değil.Corre detrás de tus sueños, no detrás de la gente.
Kendinizi kandırmadıktan sonra, diğer bilim insanlarını da kadırmamak kolaydır.Después de no haberte engañado a ti mismo, es fácil no engañar a otros científicos.
Toplumsal Kanıt – İnsanlar diğer insanların yaptığını gördükleri şeyleri yapar.La prueba social La gente hará aquellas cosas que vea que otra gente hace.
Kabkab: İnsanların başına bela çıkartan şeytandır.Sheba: Una diablesa que causa males a la gente.
İnsanların %10'u dağlık bölgelerde yaşar.Un 10 % de la población mundial habita en regiones montañosas.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.Autoayuda en tiempos difíciles.
İki bin yıl sonra insanların soyu tükenmiş ve Manhattan artık buzulun altına gömülmüştür.Dos mil años después la humanidad está extinta y Manhattan está enterrada bajo muchas capas de hielo glacial.
Depremlerin en önemli sonucu insanların hayatını kaybetmesidir.Las consecuencias más destacadas de las inundaciones son las pérdidas de vidas humanas.
İyi haber, insanların nihayet yıldızlara ulaşmış olmaları.La raza humana ha alcanzado las estrellas.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.Las relaciones humanas con sus dioses eran una parte fundamental de la sociedad egipcia.
Gerçekten ölen gerçek insanların başına gelmiş bir olaydı.«Había sido algo que le ocurrió a gente verdadera que en realidad murió.
Böylece hem kendisinin hem de ondan etkilenen tüm insanların da geleceğini değiştirmiştir.Todo cambia cuando su familia es atacada y asesinada por un demonio (oni).
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Espíritus de los muertos.
Bazıları ise mekandan mekana yolculuk eden insanların maceralarını konu alır.Otros muestran las aventuras de las personas que vagan de un lugar a otro.
Tamamen efendilerinin ve özgür Gor gezegenindeki insanların insafına kalmış durumdadırlar.En ella descienden ángeles y el Espíritu con el decreto de su Señor en relación con todos los asuntos.
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.La Iniciatica sabe de la existencia de vampiros.
Bu iş insanların çelik gibi sinirlerinin olması gerektiriyordu.Además, tenía la reputación de tener nervios de acero.
Köpeklerin koku duyusunu insanlarınkiyle kıyaslayarak test etmek.Prueba de sentido del olfato del perro y la comparación con la de un humano.
Başka insanların entelektüel bilgileri başkasına mal edilemez.No deberás apropiarse de la producción intelectual de otras personas.
Bunun sebebi, bu insanların Rhûn Denizi'nin doğusundan gelmiş olmalarıdır.Hacia el este, alcanzó las amplias llanuras de Rhûn.
İnsanların delirmelerine neden olur.Y la gente enloqueció!
Cameron Bright, Alec: İnsanların ve vampirlerin duygularını yok edebilme yeteneğine sahip bir vampir.Cameron Bright como Alec, vampiro quien es capaz de bloquear los sentidos de las personas.
Heyecan yaratan bir başka durum ise, farklı bölgelerdeki insanların anlattıklarının da birbirine benzemesiydi.Y siempre me sentí un poco diferente de los demás en mis barrios.
O insanların kimler olduğunu araştırır bulursunuz.Mar investiga quién puede ser.
İnsanların ona Pırlanta Çocuk demesini tercih eder.Ella, personalmente, preferiría hablar con los niños enfermos.
Küstahlığın, çok açık şekilde insanlarını suça ve yıkıma sürüklediği görülür.El arrogante visiblemente conduce a su pueblo a la delincuencia y la destrucción.
Albümümü dinleyen insanların gülümsemesini istiyorum.Quiero que la gente sonría cuando escuche este disco.
Oyun yeni ve tehlikeli dünyanın karanlık yönlerine ve insanların karanlık taraflarına odaklanmaktadır.Juntos deberán sumergirse en el oscuro y peligroso mundo de la mafia.
Dürüst olmak gerekirse single olarak yayınlanmayacaktı, fakat insanların tepkileri kararımı değiştirdi.Siendo honesta, no iba a ser sencillo, pero la gente ha respondido a ella.
Başka insanların bilgisayar çalışmaları karıştırılamaz.No interferirás con el trabajo de la computadora de otras personas.
Tedavi edilen insanların %50-80’i iyileşmektedir.En general, entre el 50 y el 80 por ciento de las personas que reciben tratamiento se curan.
Artık insanların hayatlarını yazmayacağım.Yo ya no confío en la gente.
İnsanların büyük bölümünün kulakları bu derece duyarlı değildir.El oído humano no es muy sensible a la fase.
Araştırmalara göre insanların %50'den fazlası hayatlarında en az bir kere déjà vu durumunu yaşamıştır.Se estima que más del 50 % de las personas la padecen en algún momento de su vida.
Biz, insanların biraz daha mutlu olacağını ve iş de bulacaklarını düşünüyoruz."Será más complicado para una mujer conseguir un trabajo."
İnsanların rüyalarına girebilme, onlara rüyalarında görünebilme yetkisine sahiptir.Sus poderes consisten en poder meterse en los sueños de las personas y convertirlos en pesadillas.
Bu sayede insanların sitenize backlink vermesini sağlayabilirsiniz.Iremos a darles una lección a esos pica-paus.
Sebebi insanların sosyolojik ihtiyaçlarıdır.La filosofía de las necesidades humanas.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.No nos importa lo que la gente piensa acerca de que hacemos.
Sûr’a da üfürülür, insanların hepsini bir araya toplarız.Los humanos, el Covenant, lo que sea; todos somos comestibles por igual.
İnsanların gerçek arzularını ne kadar iyi biliyormuş.Ellen se ha dado cuenta de las verdaderas intenciones de él.
Bilgisayar ortamında başka insanların dosyaları karıştırılamaz .No curiosearás en los archivos informáticos de otras personas.