insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ama insanların çokları şükretmiyorlar."Yet most people do not give thanks.
İnsanların ellerinin kazanmış oldukları yüzünden denizde ve karada bozgun çıktı.Corruption has appeared on land and sea with what the hands of the people earned.
Fakat insanların çoğu şükretmezler.Yet most people do not give thanks.
Fakat insanların çoğu şükretmezler."Yet most people do not give thanks.
Allah insanların yaptığı her şeyi görür.Allah sees what they do.
Ama ne yazık ki insanların çoğu bu nimete şükretmezler.”Yet most people do not give thanks.
ALLAH insanların bir kısmıyla bir kısmını savmasaydı yeryüzü bozulurdu.Had Allah not pushed the people, some by the other, the earth would have been corrupted.
Ancak insanların çoğu şükretmez."Yet most people do not give thanks.
Umarım buradan insanların yanına giderim, onlar da öğrenirler."I hope you can tell me the right meaning and save people from confusion."
Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.Their great magic bewitched people's eyes and terrified them.
Sonra sizi şüphe götürmeyen kıyamet gününde biraraya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.He will bring you together on the inevitable Day of Judgment," but most people do not know.
Sûr'a da üfürülür, insanların hepsini bir araya toplarız.We will leave them like the waves of the sea striking against each other.
Sana hilal halindeki ayları sorarlar. De ki: "Onlar, insanların ve hac vakitlerinin ölçüsüdür".They ask you concerning the new moon.
İnsanların O'ndan başka dostu yoktur.Man has no other guardian besides Him.
Bakıyoruz sana, ayak takımımızın basit görüşlü insanlarından başkası ardına düşmüyor.We do not see that anyone follows you but the lowliest of us, those of immature judgement.
Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.However, most people do not know this.
İnsanların okuyabileceği tema tanımlamasıHuman readable description of the skin
Tüm insanların iyiliğine!FOR The good of all people!
Dilerdim ki sakallar ile kavga edileceğine bu insanların sorunlarıyla ilgilenilsin.I wish you were as active in dealing with people's problems as you are in fighting against beards.
Açıkta yaşayan insanlarınsa mağduriyetlerinin sonu gelmez.For those people that live under the open skies, there is no end to their suffering.
Çünkü yeryüzünde iyi insanların sayısı kötü insanlardan daha fazladır.Because there are more good people in the world than bad people.
Fakat insanların ulaşabildikleri ve de alıştıkları şeyleri satın alacağına inanıyoruz.”“But we think people are going to buy what they have access to and what they’re used to.”
Ancak haberler, insanların kaygısına değinmedi.But the news hadn’t addressed people’s concern.
İnsanların acil durumlar için şarjlarını nasıl idareli kullandıklarını fark ediyorum.I can already notice how little by little people are saving their phone battery for the emergency.
Tabi ki önlemlere erişebilmek insanların kendi cinsel bağımsızlıklarını oluşturmaları için önemli.Of course, access to prevention is important for people to build autonomy in their own sexuality.
İnsanların ruhuna ilham veren bir tek klasik eser yok.There is no classic that can enrich people's spirit.
“Genç Tanzanyalılar insanların müzik geçmişini takdir etsinler istiyorum.I want young Tanzanians to appreciate one’s own musical heritage.
Ancak bunun yerine, insanların barikatlar kurduğunu ve KFOR'a saldırdıklarını görüyoruz.Instead, we see people on barricades and attacks on KFOR.
Dengesiz bir geçiş dönemine rağmen, ülkedeki insanların çoğu değişime minnettarlar.Despite a rocky transition, most in the country are still thankful for change.
Bu insanların yarıdan fazlası, yine bu grupta yer alan Çin'de yaşıyor.More than half of these people live in China, which also belongs to this group.
Bu, insanların evlerine yatırım yapmayıp mümkün olduğu kadar tasarruf etmeye çalıştıkları bir dönem.This is a period when people do not invest in their dwellings and try to save as much as possible.
Tüm bu olanları yatıştıracak akıllı insanların çıkmasını umut ediyorum." dedi.I hope there'll be intelligent people to calm all of this down," she told SETimes.
Ternava, "İslam'ın terörle, radikallikle, masum insanların öldürülmesiyle hiçbir ortak noktası yok."Islam has nothing in common with terror, fundamentalism, the killing of innocent people.
Ağustos ayında, insanların çoğu ya plajdalar ya da plajda olmayı diliyorlar.In August, most people are either at the beach or wishing they were at the beach.
İşin özü insanların iyi vakit geçirmesi değil mi?"Isn't the idea for people to have a good time?"
"İnsanların sigara içmesini engelleyemezsiniz."You can't stop people from smoking.
Bu açıklamalara rağmen insanların hayal kırıklıklarını göstermede kararlı olduğu görülüyor.Despite the explanations, it seems that people are determined to show their disappointment.
Mesiç, insanların gerçek ne olursa olsun bunla yüzleşecek cesareti göstermesi gerektiğini söyledi.The people involved should be brave enough to face the truth, whatever it is, he said.
Bu insanların suçlu olduklarına dair %90 kanıt var.There is already 90% proof that those people are guilty.
Bu ülkede yaşayan insanların ezici bir çoğunluğu barış yanlısıdır.The overwhelming majority of this country is for peace.
Elbette insanların güven içinde evlerine dönmelerini destekliyor ve bunu görmeyi arzu ediyoruz.Of course, we support and want to see people return to their homes in secure conditions.
Kosova'da şirket kurmak aylar sürüyor ve insanların zamanı yok." dedi.It takes months to open a business in Kosovo; people do not have the time," says Gjonaj.
İnsanların parası yok." dedi.Rarely does anyone buy a coat or shoes.
Grujica adlı bir okur, "Vuk gibi başka insanların da olması iyi olurdu.A reader named Grujica says "It would be good to have more people like Vuk.
Günümüzde insanların dayanışma ve insani hisleri giderek azalıyor." dedi.Today, people have less and less solidarity and humanity towards other people," said Vejnovic.
"Fransa'da insanların kafelerde sigara içmekten vazgeçeceğini kim düşünürdü?" diyor."Who ever thought in France that people would give up smoking in cafes?" he said.
SETimes'a konuşan Neykova, "Bu insanların bazıları isimlerini listede görünce şaşırdı." dedi."Some of those people were surprised to find they were on it," she told SETimes.
İnsanların ne olup olmadığını bilmeye hakkı vardır.People have a right to know what did or did not happen.
İnsanların düşüncelerini göz ardı edemezsiniz." dedi.You can't just sideline what the people think."
Dahası, yasa daha yeni ve insanların uyum sağlamaları için zaman gerekiyor.Moreover, the law is recent and it takes time for people to adjust.
Başta beyazlar olmak üzere insanların çoğu bu konuda rahat.Most people, especially whites, are open about it.
Hırvatistan'daki seller insanların evlerini ve rızklarını süpürdüCroatia's floods wash away homes, livelihoods
Ve bu Kosova'da yaşayan insanların isteğidir."And this is what people in Kosovo want.''
Yazar, "Bu insanların sadece barbar olarak hatırlanması gerekiyor, başka bir şey değil.""Those people need to be remembered as barbarians and nothing more," he said.
"İnsani yardımların güçlerini kötüye kullanan insanların eline geçmesine asla izin vermemeliyiz.""We should never allow humanitarian aid to be captured by those who abuse power."
Yetkili, "İnsanların bu durumdan çıkmak için hükümete güvenmeleri gerekiyor." dedi."People have to trust the government in order to get out of this situation," Poturak said.
Ermeni olmak, insanların kafasında bir düşmanın fotoğrafı haline gelebiliyor.Being an Armenian can become an image of an enemy, a hostile people.
Seller, Zagrep civarındaki köylerde insanların evlerini ve rızklarını yok etmeye devam ediyor.Floods are washing away homes and livelihoods in the villages near Zagreb.
Djukoviç, “İnsanların sessiz kalmasına şaşırıyorum."I'm surprised that the people are silent.
Pendarovski: Yurt içinde yerlerinden edilen insanların sayısı defalarca kamuoyuna açıklandı.Pendarovski: The number of internally displaced persons was made public several times.