insanların ile cümle

insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanların mabuduna.The God of men,
Öylesine ki insanların gönüllerine vesveseler sokar.Who suggests evil thoughts to the hearts of men --
De ki: "Onlar, insanların çeşitli yararları ve bir de hac için vakit ölçüleridir."Say: "These are periods set for men (to reckon) time, and for pilgrimage."
Sonra, insanların akın edip döndüğü yerden siz de dönün ve Allah'tan af dileyin.Then move with the crowd impetuously, and pray God to forgive you your sins.
Şu bir gerçek ki Allah, insanlara karşı çok lütufkârdır. Fakat insanların çokları şükretmezler.Indeed God bestows His blessings on men; only most men are not grateful.
İşte böylelerinin cezası: Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti üzerlerine!For such the requital is the curse of God and the angels and of men.
Dedi: "İnsanların diriltileceği güne kadar bana süre ver.""Grant me respite," said he, "till the raising of the dead."
De ki: "O'na ilişkin bilgi Allah katındadır, fakat insanların çokları bilmiyorlar."You tell them: "Only God has the knowledge." But most people do not know.
Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.God dominated in his affairs, though most men do not know.
İşte bu, Allah'ın bize ve diğer insanlara bir lütfudur. Ama insanların çokları şükretmiyorlar."This is among God's favours to us and to all mankind; but most men are not grateful.
Eskimez ve pörsümez din işte budur. Ama insanların çokları bilmiyorlar."This is the right way; but most men are ignorant.
Sen hırslanasıya istesen de, insanların çoğu inanmayacaktır.Many men will not believe howsoever you wish,
Ve sana Rabbinden indirilen, haktır. Ne var ki, insanların çokları iman etmezler.Whatsoever is sent down to you from your Lord is the truth; but most men do not believe.
Ne var ki, insanların çokları bilmiyorlar.Yet most men do not understand:
Fakat insanların çokları bilmiyorlar.But most men do not understand.
İnsanların diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalacaktı.He would have stayed in its belly till the day the dead are raised.
Dedi: "Rabbim, o halde insanların diriltileceği güne kadar bana süre ver."He said: "O Lord, give me respite till the day the dead rise from their graves."
O saat elbette gelecektir; kuşku yok bunda. Fakat insanların çokları inanmazlar.The Hour will certainly come; there is no mystery about it; but most men do not believe.
Ama insanların çokları bilmiyorlar."And yet most men do not understand.
Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.And all those who are on the earth, to save himself.
De ki: "İnsanların Rabbine sığınırım!SAY: "I SEEK refuge with the Lord of men,
İnsanların yöneticisine, yönlendiricisine,The King of men,
İnsanların ilahına;The God of men,
İnsanların göğüslerine kuşkular, kuruntular sokar o;Who suggests evil thoughts to the hearts of men --
Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın. Allah'tan mağfiret isteyin.Then move with the crowd impetuously, and pray God to forgive you your sins.
Şüphesiz Allah insanlara karşı lütufkardır. Lakin insanların çoğu şükretmez.Indeed God bestows His blessings on men; only most men are not grateful.
İblis: Bana, (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver, dedi."Grant me respite," said he, "till the raising of the dead."
De ki: Onun bilgisi ancak Allah'ın katındadır; ama insanların çoğu bilmezler.You tell them: "Only God has the knowledge." But most people do not know.
Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.God dominated in his affairs, though most men do not know.
Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.This is among God's favours to us and to all mankind; but most men are not grateful.
İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.This is the right way; but most men are ignorant.
Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.Many men will not believe howsoever you wish,
Bunlar, Kitab'ın ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen haktır, fakat insanların çoğu inanmazlar.Whatsoever is sent down to you from your Lord is the truth; but most men do not believe.
Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karşı gerçek bir vadidir. Fakat insanların çoğu bilmez.On the contrary, it is a promise incumbent on Him, though most men do not understand,
O, insanların geleceklerini de geçmişlerini de bilir. Onların ilmi ise bunu kapsayamaz:He knows what is before them and hidden from them, but they cannot grasp it with their knowledge.
İnsanların hesaba çekilecekleri (gün) yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirdiler.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler."Bring him before the people," they said, "that they may bear witness."
(İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme.And do not disgrace me on the day when they are raised from the graves,
Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın.Give full measure and do not cheat;
İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;
Şüphesiz Rabbin, insanlara karşı lütuf sahibidir; fakat insanların çoğu şükretmezler.Verily your Lord is gracious to men, though most men are ungrateful.
(Bu) Allah'ın vadettiğidir. Allah vadinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler.It is a promise of God; and God does not go back on His promise. Yet most men do not understand:
İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkar, etmektedirler.But many men reject the meeting with their Lord.
İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.This is the supreme law. But most men do not understand.
Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.The Hour will certainly come; there is no mystery about it; but most men do not believe.
Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütufkardır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.Indeed God is gracious to men, but most men are not grateful.
İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olur,A Day on which human beings would be like so many scattered moths,
Ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit,And you see men enter God's discipline horde on horde,
De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,SAY: "I SEEK refuge with the Lord of men,
İnsanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine),The King of men,
İnsanların İlahına.The God of men,
O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler)fısıldar.Who suggests evil thoughts to the hearts of men --
Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah'tan bağışlanmanızı isteyin.Then move with the crowd impetuously, and pray God to forgive you your sins.
Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı bir lütuf sahibidir. Fakat insanların pek çokları şükretmezler.Indeed God bestows His blessings on men; only most men are not grateful.
İşte onların cezaları, Allah'ın, meleklerin, insanların hepsinin laneti onların üzerlerindedir.For such the requital is the curse of God and the angels and of men.
(İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.""Grant me respite," said he, "till the raising of the dead."
Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.But most people do not know.
Allah, insanlara çok ihsanda bulunmuştur, lâkin insanların çoğu şükretmezler.(Will they escape the judgement?) In fact God is gracious to men; but most of them are not grateful.
Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lutfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler."This is among God's favours to us and to all mankind; but most men are not grateful.
İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler."This is the right way; but most men are ignorant.

İlgili Sayfalar