insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanların bankayı kendilerinin yönettiklerine inanmaları gerekir.The people must believe that they run the bank.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Most people imagine orphanages as a benign environment that care for children.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.I am very happy and honored to be amidst very, very innovative and intelligent people.
Bu konu genelde insanların cebirde en zorlandığı konudur. -This is often one of the hardest concepts people learn in algebra, because it is a bit of an art.
İnsanların hafızalarını güçlendirmek istiyoruz, çünkü hafıza başarının anahtarıdır." Tamam mı?We want to improve people's memory, because it is the key to success." OK?
Bu insanların beklediği işaret.That's exactly what they'll be expecting.
Bu insanların gerçekte istediği dünya.That's the world people actually want.
Tahminimce bunlar, insanların cevaplayacakları sorular.I guess these are the questions people are going to answer.
Onlar insanların keşifleri ve... ...takip ettikleri yol ile yeni liderliktir.They're discoveries of people and the way people are, and new leadership.
Okul yoksul insanların önemli olduğunu düşündüğü şeyleri öğretecekti.What the poor thought was important would be reflected in the college.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.People -- for law to be the platform for freedom, people have to trust it.
Aslinda insanlarin dusunce seklini degistiriyor.It actually changes the way people think.
Cunku insanlarin dava edebilecekleri konular diger herkesin ozgurluk sinirlarini belirler.Because what people can sue for establishes the boundaries for everybody else's freedom.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.Law has to be simple enough so that people can internalize it in their daily choices.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.It doesn't mean that people in authority can do whatever they want.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Again, people from all over the country. The watch is particularly incredible.
Ben insanların hayatlarını yıkıyormuşum, annem öyle dedi."I destroy lives," mum said.
Irkçılık, depresyon, benim gibi insanların hayatta hiçbir yere gelememesi.Racism, oppression, people like me not getting a break in life.
İnsanların keyifleri kaçıyor.People get annoyed.
Bu sevinç, aynı anda diğer insanların hikâyelerinin duyulmasını mümkün kılmakla ilgili.The joy is about enabling other people's stories to be heard at the same time.
Tek satır aralıklı 12 sayfayı okuduktan sonra insanların ne anlamasını bekliyorsunuz ki?What do you think someone has at the end of reading 12 single-spaced pages?
Söylediğine göre halüsinasyondaki o insanların veya yerlerin hiçbirini tanımıyordu.She said she didn't recognize any of the people or places in the hallucinations.
Ve bu insanların veya hayvanların hiçbiri onunla ilgili görünmüyordu.And none of the people or the animals, well, they all seemed oblivious of her.
Duyma engelli insanların yaklaşık yüzde 10'u müzik halüsinasyonlarına sahip.About 10 percent of the hearing impaired people get musical hallucinations.
Görme engelli insanların ise yaklaşık yüzde 10'u görsel halüsinasyonlara sahip.And about 10 percent of the visually impaired people get visual hallucinations.
Daha önce söylediğim gibi görme engelli insanların yaklaşık yüzde 10'u bu durumda.Something like 10 percent, as I said, of visually impaired people get these.
Kör insanların sayısını düşünün.Think of the number of blind people.
Evrim, milyonlarca, milyarlarca sene boyunca insanların ve hayvanların oynamasını seçmiştir.Evolution has selected, over millions and billions of years, for play in animals and in humans.
İnsanların çalıştığı şey..Onların çoğu bu dünyadan toplamak ister.But people are working.. all the people want to collect from this world.
İnsanların da kılavuz hücreleri var mıdır?Do people have grid cells?
Bunların ülkedeki insanların yararına... ...kullanılması gerekiyor.They're supposed to be used for the benefit of the people in the country.
İnsanların hayattaki ihtiyaçları olduğu esans / aroma bu değil.It's not the juice that people need in life.
Çünkü düşünürseniz, uzay oldukça gariptir; insanların normalde orada olmaması gerekir.People aren't supposed to be there.
Oksitosin insanların diğer gruplar pahasına kendi gruplarını kayırmalarını etkiliyor.Oxytocin can bias people to favor their own group at the expense of other groups.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.What I didn't know though, was most of those people, standing there with me, were Moonies.
Aileleri, sevdikleri insanların güvenli bir yere götürülmesini istiyordu.What happened was that the family had to get their loved ones some safe place somehow.
"Bana diğer insanların seninle ilgili anlattıklarını anlatma."Don't tell me what other people have told you about yourself.
"Belki de, insanların çalışmadığı saatlerde de bankaları açık tutmalıyız.Maybe we should keep the bank open when people come home from work.
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.You've probably heard people suggest that you should stay focused on the present.
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Well, how often do people's minds wander?
Bu insanların ne yaptıklarına nasıl bağlı?How does that depend on what people are doing?
O insanların hangi yolla size gelip, anlatabileceğini öğrenmek zorundasınız.You have to learn how to get these people to come and talk to you.
Ancak ortada, insanların bölünmede karşı tarafa taşınabileceği 300 günlük bir süre vardı.But there was a 300-day period where people could move across the partition.
Sen insanların yabaniliklerini onlardan alamazsın ve onlardan arkadaşlık beklentisine giremezsin.You cannot take people's aliens away from them and expect to be anybody's friends.
İnsanların işlevselliğe ihtiyacı varken pek çok ürün görünüşü için üretiliyor. Bu, büyük bir israf!Many products are made for looks, when many people need utility, it's a real waste.
Renklerin nasıl oluştuğunu ve insanların nasıl gördüğünü gerçekten biliyorlar mı?Do they really know what colors are and how human beings see?
Buradaki en önemli şey ise: İnsanların gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu gördün mü?And most important: did you see how far from reality these people are?
İnsanların beş duyusu var ve birini kötüye kullandılar.Humans have five senses and have abused one of them.
Odaya girdiklerinde insanların davranışları değişiyor.People's demeanor changes when they go in there.
Sana insanların saçlarını evde yapmanı söyledim!I told you that if you're going to do people's hair, do it at home!
Hazımsızlık problemi yaşayan insanların gösterdiği bir davranış mı yoksa bu?It's not a reaction from constipation?
Elbette, insanlardan elde edilmiş bu yeni akıllar... insanlarınkinde farklıdır.Of course, those new minds that are created from humans will be different from humans.
Ve diğer insanların hayatlarının özneleri ve nesneleri oluyoruz.And we become the subjects and objects of other people's lives.
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 percent of the people we kill need to be killed, right?
Evsiz insanların bir umudu yok."The real homeless don't have hope."
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.The majority of the people from whom I learned didn't know English.
Bu insanların hayatına nasıl baktığınıza göre değişir.It depends upon how you look at the life of the people.
Un değirmenleri bu kadar küçük miktari öğütmez. Lütfen fakir insanların problemlerini anlayınPlease understand the problem of poor people.
Şu eksen üzerinde de, hayat (beklentisi) kalitesi, ve insanların sağlığı.And on that axis I have life expectancy, the health of people.
Yani, bir anatomi uzmanı eline testereyi alıp, insanların ses yolunu yandan görülmesini sağlamıştır.An anatomist took a saw and [sound] allowing it to see in cross section the human vocal tract.