insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.leading to people hopefully using these products across the world.
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?The first one is, What does it tell us about our ideas, about what motivates people to do things?
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.And like most of you, I suspect, I don't really believe that people can see into the future.
İnsanların yanlış tahminlerde bulundukları zamanları ise duymayız bile.We don't hear about all the times that people got stuff wrong.
Üsten çıkıyor, o insanların arkasını kollayacağını biliyor.He leaves the wire. He knows that those people have his back.
Oyun takımı, beyin takımı gibi, insanların gidip muhteşem fikirlerle karşılaşabileceği bir yer.And the play tank, like the think tank, is a place where people can go and engage with great ideas.
Fena yaygara koptu, çok fena! Bu insanların sorunu ne sanki?Geez, silly girls, what's it to them?
Evli insanların uzun hayatlar yaşama şansı evli olmayanların iki katıdır.Married people are twice as likely to live long lives than unmarried people.
Bunu yaparken keşfettiğimiz şey insanların sosyal değişimlerde bağımlı kanaryalar gibi oldukları.In doing this, what we've discovered is that humans are literal canaries in social exchanges.
Bu yüzden, bu saraydaki insanların arasında... ...elinden geleni yaptığını biliyorum.So, among the people in this palace, - I believe I know her best.
İnsanların tahminleri doğru yöndeydi ama doğru çapta değildi.People predicted the right direction but not the right magnitude.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.There was a very nice correlation between the love of Legos and the amount of Legos people built.
Bu grafikte size insanların hangi ücrette durduklarını gösteriyorum.In this plot I'm showing you at what pay rate people stopped.
Düşük rakamlar insanların daha gayretli çalıştığı anlamına geliyor.So low numbers mean that people worked harder.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.They could have done not so good work, because they realized people were just shredding it.
İnsanların çoğu, sorunlarımızı gidermek için yasalara ihtiyacımız olduğunu sanıyor.Many people feel that we need the rule of law to eliminate our problems.
Dünya'nın kaynaklarını tüm insanların ortak mirası olarak ilan etmeliyiz.We must declare Earth's resources common heritage for all the world's people.
Soru, insanların temel ihtiyaçlarının ötesinde bir istek duymadıklarını varsayıyor.The question assumes humans have no desires beyond basic needs.
İnsanların anlamlı görevleri olduğunda, motivasyon ve teşvik de varolur.Motivation and incentive exist when people have meaningful tasks.
Farklı yerlerde yaşayan insanların sayısı kaçtır ve... ...bu kişilerin sağlık durumları nedir?How many people are in various locations and what is the state of their health?
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.A scientific government doesn't mean that scientists rule or control people.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.That's why sometimes a person's genes don't have to change a lot to get cancer.
Bu insanların kim olduklarını merak ediyor olmalısınız.You might be wondering, who are these people?
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.In order to survive Humans have had to organise themselves.
Kendi trajedim yerine diğer insanlarınkinden bahsedeceğimi bilmekten mutlu olacaksınız.You'll be happy to know that I'll be talking not about my own tragedy, but other people's tragedy.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.This is people designing their own experiences.
Bütün bu uluslar insanların işeyip, sınırlar oluşturmasından başka bir şey değildir:All these nations are nothing but people pissing and making a boundary:
Insanlarin yazabilmesi ve bilgisayarlarin yurutebilmesi icin kolay olarak tasarlanmistir.It's designed to be easy for humans to write and for computers to execute.
Ayrica insanlarin okumasi icin tasarlanmistir.It's also designed to be read by humans.
Insanlarin okuyup ve yazabilmesi icin kolay olarak tasarlanmistir.It is designed to be easy for humans to read and write.
Öncelikli sorumluluğumun, ülkemizdeki insanların güvenliğini sağlamak olduğunu kabul ediyorum.I do agree that my responsibility is first of all to make sure that people in our country are safe.
Kopenhag'da insanların onayladığı bir anlaşma yapabilirsek,If you could get a deal at Copenhagen, where people agreed,
Bazı insanların hesaplama için yardıma ihtiyacı olabilir.And many people might need help in computation.
Sonra olan, yukarıdaki insanlar aşağıdaki insanların tüm suyunu emiyorlar.And now, what happens is that the people of the upper city, they suck up all the water.
Yani insanların düşündüklerinden çok daha fazla bayan oyuncu var.So there's a lot more female gamers than people are really aware.
Bu bir prensip, bir ideal ve ben beyaz insanların çoğunun buna inandığını düşünüyorum.Uh, and that's a principal, and that's an ideal and I think they for the most part believe that.
İşte benim aile geçmişim bundan ibaret ve ben bu tür insanların ne hissettiklerini anlayabiliyorum.So that's my, my background and I empathize with those, those people.
Ve bu yüzden insanların kurduğuAnd so the people who founded
Fakat aslında; bu, insanların fikirlerinde değişiklik yaratmaz.But in fact that doesn't change people's minds at all.
Marvin'in ve diğer insanların da söylediği gibi;And, as Marvin said, and as other people have said,
İnsanların hafızaları, gördüklerini sandıkları şeyleri abartır.People's memories inflate what they think they saw.
Bunlar, aslında, genç insanların kronik rahatsızlıkları.These are, indeed, the chronic disorders of young people.
İnsanların, sınıfta daha çok erkeğe ihtiyaç olduğunu görmelerini sağlamalıyız.We need to make sure that people see that we need more men in the classroom.
Durup da insanların size bu konuda yardım etmelerini bekleyemezsiniz (Kahkahalar).You just can't rely on the people out there to help you with this. (Laughter)
Bunun sebebi, insanların ihtimalleri böyle hesaplamamaları.The reason is, this isn't how people do odds.
Ve bu durum, insanların sistematik olarak düştükleri bir yanılgıdır.And this is a systematic error people make.
İnsanların çok büyük bir kısmı son derece sabırsız.Well, by and large people are enormously impatient.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.You know, economists love to talk about the stupidity of people who buy lottery tickets.
Evet, burada ne tür insanların çalıştığına dair, bir fikir edinmişsinizdir.So, that gives you a kind of flavor of the kind of people we have there.
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Even after one has taken off the cast, stuff like this needs to be eaten like crazy!
Burası... insanların üniversiteye girmelerine yardım eden yer değil mi?Is this... ...the place that sells some porridge that helps people get accepted into university?
Bunu yapabilecek nesnelerin ya da insanların varlığına inanmıyoruz.So our best guess right now is no, there are no timeless zones in the universe.
Neden insanların sosyal ağları böyle düzenli bir örgüye benzemez?Why don't we form human social networks that look like a regular lattice?
Bu yüzden, insanların organ naklini reddetmelerini önlemek için kullanılır.So people take it to prevent organ transplants from being rejected.
Diğer insanların ki kadar revaçta değil, ama alın burada.Not as popular as some of the other people, but there you go.
Burası bebeklerin doğduğu ve insanların öldüğü yerdi.That's where babies were born and people died.
İnsanların hayatta ihtiyaç duyabilecekleri birçok şey 5 ya da 10 dakika uzaklıkta olabilir.Most of what people need in life can be within a five- or 10-minute walk.
Yani insanların en çok istediklerini 20 dakikalık yürüyüş mesafesi içinde sağlıyoruz.So provide most of what most people want within that 20-minute walk.
Şehirler insanların mekanı.They're places for people.
Açlığı, savaşları, masum insanların öldürülüşünü anlayamıyordum.I couldn't understand the starvation, the destruction, the killing of innocent people.