insanların ile cümle

insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ama insanların gelecekte nasıl davranacakları konusunda fikirlerim var.But I've got a pretty good idea how people will behave when they get there.
Ben insanların ne taşıdığına bakarak bu araştırmayı beş yıl kadar sürdürdüm.So I've probably done about five years' research looking at what people carry.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.I go in people's bags. I look in people's pockets, purses.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.It's also why you don't see people smiling in early photographs.
İnsanların basitçe üzerini çizmek yeterli değil.It's not enough to simply write people off.
Yani, burada salak insanların çalıştığını mı söylüyorum?Now, am I saying that there are dumb people working here?
Bu aşamaya gerçekten zeki insanların boy gösterdiği yerlerde rastlarız.Now, we find these in places where really smart, successful people show up.
Yoksul insanların hayatı hep ters gidiyordu.I heard about things that were going wrong in the lives of the poor.
Ya da insanlarin soylemeye alisik oldugu temel sey.I ran out of time but let me tell you a few lessons I learned.
Insanlarin gercekten sahip oldugu problemleri cozmek yerine.Many people around me, start up enthusiasts, come to me saying:
Bu, insanların sosyal problemleri çözmeye gönülsüz olmasından mı kaynaklanıyor?Is this because people are unwilling to help solve societal problems?
İnsanların bu kağıdın gerçek değerini anlamaması gerçekten garip ve şok edici.It's weird, and shocking, how many human beings do not realize the true value of this paper.
İnsanlarin ihtiyacı olan şey para değil, kaynakları kullanabilmektir.It isn't money that people need; it's access to resources.
- Bu yeni sistem insanlarin genel görüşlerini değiştirecektir.- It would change the basic outlook of people.
Bu başarıların hepsi, insanların yaptıkları şeye inançları sayesinde gerçekleşti.It came because people believed in what they were doing.
- Daha güvenilir ve ahlaklı insanların seçilmesi bu sorunu çözmez mi?- Would the election of people with higher moral content solve the problem?
Bu gerçekten uğraştığım ve insanların anlamasını istediğim şey.That's what I really try and get people to understand.
İnsanların çoğu sonsuza kadar burada kalmak istiyor.Many of the people want to stay here forever.
Çocuklar, yani insanların ve ayıların yavruları barış içinde yaşayabilecekler.And the children, both humans and bear cubs can live peacefully. Thank you.
Balıklara insanların kralı.To the finny people's king.
Ampirik formül size insanların gözlemini gösterir.So the empirical formula tells you what people have observed.
Viral olmanın ana prensibi... ...diğer insanların bedavaya pazarlamanızı yapmasını sağlamaktır.The key tenet of virality is can you get other people to do your marketing for free.
İnsanların kendi ilgi alanlarını takip etmeleri, kesinlikle doğru bir şeydir.That's absolutely the right thing, for people to follow their self-interest.
İnsanların bunun karşısında öne sürdüğü konular nelerdir?So what are the issues people bring up with this?
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.This is not something that happens far away to people that we don't know.
Dün gece insanların izlerini bırakacaklarını söyledi. ve onlar gittiklerinde izler kalır.Last night he said that great people leave their mark. And when they're gone, the mark remains.
Almanlar'a, dünyanın en dürüst insanlarına.Here's to the Germans, the most honest people in the world.
Fakat bu öğrenme egzersizlerinde insanların ne rol oynadığını merak ettik.But we wondered what role the human being played in this learning exercise.
Gelecekte, insanların isimleri onlar hakkında çok şey anlatacak.So I would say the names of people will tell you all about them in the future.
Insanlarin en genis damarlarinin elle parcalara ayrilmasini gormek, gercekten, 3. dunya ulkelerinde.To see the largest vessels of man being deconstructed by hand, literally, in third-world countries.
Yani böyle bir teknoloji fikri sayesinde kitapları insanların ellerine tekrar geçirebiliriz.So the idea of -- this technology actually may end up putting books back in people's hands again.
Bu olay insanların yaptığı bir tercihler bütünü sonucu bu meydana geldi.No. Human beings made choices.
Her durumda, baskın grup, insanların dikkatini çekmemiş olur.In each case, the dominant group doesn't get paid attention to.
İnsanların obez olmalarını izlediğimizde, erkekler nerede şişmanlar?When we watch people become obese, where do men get fat?
İnsanların online dünyada niçin çok fazla zaman, enerji ve para harcadıklarını araştırıyor.He looks at why people are investing so much time and energy and money in online worlds.
Tüm bu insanların ortak noktası nedir?What do these people have in common?
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.What they had in common was a sense of courage.
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Which just, I hope in 100 years, people will look back and go, "Wow."
Burada Y ekseninde etkilenen insanların yüzdesiSo here on the Y-axis, we have the percent of the people affected, and on the X-axis, we have time.
Bazı insanların bir, bazılarının iki kimisinin altı, kimisinin de on tane bağlantısı var.Some people have one connection, some have two, some have six, some have 10 connections.
Fakat sorun ise; insanların sosyal ağlarının bir haritasını çıkarmanın her zaman mümkün olmadığıdır.The problem, however, is that mapping human social networks is not always possible.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.And actually, we can use these insights to improve society and improve human well-being.
Bunlardan biri sahada birlikte çalıştığımız insanların güvenini kazanmaktı.One of them is just obtaining trust from individuals that we work with in the field.
Birlikte dans ettiğim insanların çoğundan küçüktüm.I was young when I started. I was younger than a lot of the people I was dancing with.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.So, you have to use your head for the sake of other people.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.I believe that people who have a lot need to share what they have.
İnsanların neden sürekli üniversite üniversite üniversite dediklerini anlayamıyorum.I don't get why people keep saying college, college, college.
Bütün insanların önünde seni burnundan beslemeleri çok utanç verici oluyor.It's embarrassing to have them force food up your nose in front of people.
Hız oranı ifadesi --bazen- insanların hızı ifade ettiği bir diğer yoldur.Rate is another way that - sometimes - people write speed.
Bazı insanların çok delice fikirleri var-- (kahkahalar)JC:
Gözde Güneş yanığı: Miami'deki insanların yukarıya her baktıklarında yaşadığı şey.Eyeburn: this is what happens to the people in Miami who are looking up.
Şimdi bunun insanların hayatlarını ne kadar değiştirebileceğini düşünün.Now, think about how this can change people's lives.
Kolanın başarısının dayandığı en önemli unsur insanların Coca-Cola istemesi.Ultimately, Coke's success depends on one crucial fact and that is that people want a Coca-Cola.
Kolayı insanların yaşamayı isteyecekleri bir hayatla ilişkilendiriyorlar.It is associated that product with a kind of life that people want to live.
Bu insanların yaptığı en radikal şeydir.That is the most radical thing people have ever done.
Insanların yanlış olan nedir?What's wrong with you people?
Insanların bu tür gerekir.You need that kind of people.
İnsanların aynı alanı kullanabileceğini, boş alanlarda şeyler yapabileceğini görüyoruz.We're finding that people can share the same spaces, do stuff with vacant space.
Kahramanlığa vurgu yapılmaksızın, sadece insanların çektiği acıya odaklanan bir resim bu.And there's a real sense of human suffering with a lack of heroism at the end.
Heyecan verici şey ise, insanların yüzlerine bakın.That's the line running. The exciting thing is, look at the faces of the people.

İlgili Sayfalar