insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sanatçılar ve yenilikçiler, şu sahnede gördüğünüz insanların çoğu.Artists and innovators -- many of the people you've seen on this stage.
Bu insanların büyük bir bölümü Birleşik Devletler'dedir.A large fraction of those people are in the United States.
İstatistikte insanların uğraştığı en standart problemlerden biri satın alma kararlarıdır.One of the standard problems that people study in statistics has to do with purchasing decisions.
İnsanların eğitimi ile ilgilenmemiz şart.We have to look at the education of humans.
İnsanların gördüklerini nasıl reddettiklerini ve grup baskısını kabul ettiklerini açıklar.It reveals how people will deny what they see and submit to group pressure.
Bununla birlikte müzikle insanların anılarının ve kişiliklerini yansıttığını da bilirsiniz.And with that you can bring back parts of people's memories and personalities.
İnsanların bu filmden dolayı hareketlendiğini görmek inanılmazdı.It was amazing to see how people were moved by this film.
Bazen insanların öyle katmanları var gibidir.There's something totally different underneath than what's on the surface.
Bu glümseme diğer insanların kalplerini eritecek.O kadar sıcak ki.He smiles so warmly that whoever is watching him feels that warmth.
İnsanların bir odada saatlerce oturup dinlemesi fikrine bayılıyorum.I love the idea that people will sit in one room for a couple of hours and listen.
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.I know theater can improve the quality of people's lives, and I know theater can heal.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Their genes aren't being passed on with the frequency of these guys.
"Sıradan insanların Halifax Bankası"The ordinary people in Halifax Bank of
Bu, dünyadaki insanların gelir dağılımı.This is the world distribution of income of people.
Hepimiz yardım düşünüyoruz, buradaki insanların buradakilere yardımda bulunması gibi.like these people here giving aid to these people here.
İnsanların çoğu ortada olacak.We'll have most people in the middle.
İnsanlara İnsanların hal ve şanına göre hitap gelir.For man the address which is suitable for his level and honour comes.
Mükerrem insanların altını vardı.The honoured men have gold.
Bu insanların istediğini getir sen.Bring what these people want.
Pompadan su içen insanların artan bir oranla hastalandığını buldu.He found increasingly that people who drank from the pump were getting sick.
Bunu dünyadaki insanların 1 dolardan gelir dağılımı.This is the income distribution of peoples in the world, from $1.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.The main reason is increased awareness.
Ben de cevap olarak "Bu, aptal insanların nasıl öğrendiğinin kanıtıdır" demiştim.And I said, "Well, that's how you know only stupid people go into it."
Ve bu bağlantıları yaparkenki umudum, insanların düşüncelerinde bir kısa devre oluşturmaktır.And what I hope to do, when I make these connections, is short circuit people's thinking.
Şimdi, müziğimi insanların kalplerine erişmek için kullanıyorum ve bunda bir sınır görmüyorum.Now, I use my music to reach people's hearts and have found there are no boundaries.
Öyle insanların zihinlerinde şüphe vardır.And those people have doubts in their minds.
Sahiden de bu insanların ölü akrabalarıyla yaşadıklarını mı söylüyor?Is she really saying that these people live with the bodies of their dead relatives?
Yani özünde, bizden sonra gelen insanların nesilllerinin büyükbabası ve büyükannesi olacağız.So essentially, we all become grandparents to the generations of human children that come after us.
Fakat insanlarin sesleri olmadan bu dunyayi anlamak nasil mumkun olur?But how to understand the world without the voice of people?
Bu insanların sana kim olduğunu söylediği sen.That's what people told you you are!
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.And what I'm trying to do with my work is put faces to this.
İnsanların bahsettiği diğer eğilim ise bir elementin metalik yapısıdır.Now the other trend that some people sometimes talk about is the metallic nature of an element.
İnsanların Hintliliğe karşı hassasiyetini nasıl arttırabiliriz?So, how do you construct belief? How do you enhance the sensitivity of people to Indian-ness.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.I think that's the most important thing that people have, is compassion.
İnsanların yüzüne gülücük konduran bir endüstri varsa, işte o Nollywood'dur.If you have an industry that puts a smile on people's face, that's Nollywood.
İnsanların kendi kültürlerinin yaratılmasına ve yeniden yaratılmasına katıldıkları bir kültür.It's a culture where people participate in the creation and the re-creation of their culture.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 percent of people admit doing private conversations from work on their mobile phones.
Çalmayı bitirdiğimde genellikle ilk şey insanların bağırması oluyor :Usually when I play out, the first thing that happens is people scream out, "What's she doing?!"
İnsanların bunları portföylerinden boşaltmak istemelerinin sebebi buThat's what people are willing to unload them for.
Bunun, insanların farkına varmadıkları önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum.And I think that's an important issue that people don't realize.
İnsanların dava ettikleri bir bombalı eylem var.There's a bomb, people start suing.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.And illiteracy has gone down, from a half to about a quarter of the people on Earth.
Küçük seviyelerde sermaye diğer insanların sorumluluğuna direnç sağlayabilir.Small levels of stock push resilience into other people's responsibility.
İnsanların para biriktirdiği ve işsiz olduğu programlar görmek ister miyiz?Do we want to see shows about people saving money and being unemployed?
Peki sonrasında insanların televizyon ile ilgili beklentileri nasıl?What do people want in their TV then?
Ben, insanların yaratıcı ve yenilikçi olmalarını istesem, onlara yenilik primi verirdim.I would have said you want people to be creative and innovative?
İnsanların toplumda edindiği faydacı roller temelde teknik.The utilitarian roles that humans assume in society today are fundamentally technical by nature.
Bu tür bir durum, ancak toplumumuzdaki güçlü insanların psikozunun bir sonucu olabilir.A situation like this can only be the result of a psychosis of individuals with power in society.
Ayrıca bir filmde insanların aklına gelen tüm soruları cevaplayabiliriz.And in a motion picture you can answer all the questions that people ask.
Bu da insanların projeyi desteklemek için neler yapacağına bağlı.That depends on what people do to help support the project.
Ve her kredi oluşturur Yeni bozuk para, bu insanların para oluşturmak için karar veriyorlar.And every loan creates new money, so these people are deciding whether to create money.
Bu insanların düşündüğü tarzda bir eşofman değil!These clothes aren't what you guys think they are.
Gemideki insanların gün ağarana kadar gemide kalmaları emredildi.The people on board are ordered to remain there until dawn.
Meryem'in, sıradan insanların Hz. İsa'ya ulaşmasına yardımcı olacağına inanılıyor. Siz Hz.It would have stood exactly on the altar of the cathedral in the crosslink just under the dome
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Cancer, I found, is a passport to intimacy.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.But more than a symptom, constant connection is changing the way people think of themselves.
Bazen insanların bize yardım ederken cahillikle hareket ettiğini düşünüyorumAnd I think, helping us, people are acting sometimes by ignorance.
Bazı insanların;I know some people who say
Yemek piramidini geliştiren insanların yarısının tarım ticaretiyle bağları var.Half the people who developed the food pyramid have ties to agribusiness.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.It takes generations to tear that intuition, that DNA, out of the soul of a people.