insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanların hislerine zarar vermekten kaçınmaya çalışmalısınız.You must try to avoid hurting people's feelings.
Diğer insanların işine karışmayın.Don't meddle in other people's affairs.
Diğer insanların işine burnunu sokmaktan vazgeç.Stop sticking your nose into other people's business.
Tüm insanların ölümlü olduğunu biliyoruz.We know that all men are mortal.
Farklı insanların farklı fikirleri vardır.Different people have different ideas.
Sadece ilk insanların Mars'a ne zaman varacağı zamanla görülecek.Just when the first human beings will reach Mars remains to be seen.
İnsanların temelde iyi olduklarına inanıyorum.I believe men are basically good.
İnsanların hayvanlar ve kuşlar üzerinde hakimiyeti var mıdır?Does mankind have dominion over animals and birds?
İnsanların hakkımızda söylediklerinin doğru olduğunu bilmek ne kadar kötü!How awful to reflect that what people say of us is true!
İnsanların barışı savaşa tercih ettiklerinden şüphe yok.There is no doubt that people prefer peace to war.
İnsanların her zaman olduğundan daha çok boş zamanı var.People have more leisure than they have ever had.
İnsanlar dili sadece insanların kullanabildiğini düşünürdü.People used to think that only humans could use language.
İnsanların genelde dahiler için hiçbir sempatisi yoktur.People often have no sympathy for geniuses.
Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.The priest tried to improve the people's morals.
Ben insanların sayısını sayıyorum.I'm counting the number of people.
Hayatta büyük zevk insanların yapamayacağını söylediği şeyi yapmaktır.The great pleasure in life is doing what people say you cannot do.
İnsanların önünde konuşma hakkında çekingen olmayın.Don't be shy about speaking in front of people.
Tüm dünya ünlü insanların türbesidir.The whole earth is the sepulchre of famous men.
İnsanların zayıflıklarını istismar etmeye son vermeni istiyorum.I want you to stop preying on people's weaknesses.
Bazı spekülatörler yaşlı insanların cehalet ve acizliklerinden yararlanmaktadır.Some speculators take advantage of the ignorance and helplessness of old people.
Diğer insanların yolunda durmayın.Don't stand in other people's way.
Başka insanların hatalarını işaret etmekte belli bir zevk var.There is a certain pleasure in pointing out other people's errors.
Başka insanların işine karışmamalısın.You shouldn't interfere in other people's business.
Başka insanların işlerine karışmamalısınız.You shouldn't interfere in other people's business.
İnsanların yoluna girme.Don't get in people's way.
Birçok ülkede, insanların büyük şehirlere gelmesinin asıl nedeni iş yüzündendir.In many countries, the main reason that people come to big cities is because of work.
Bütün şişman insanların diyet yapması gerektiğini düşünüyorum.I think all fat people should go on a diet.
İnsanların çoğunluğu er ya da geç evlenirler.The majority of people marry sooner or later.
Toprak reformu, insanların yaşamlarında büyük bir değişime neden oldu.Land reform caused a great change in the lives of the people.
Mutsuz insanlar diğer insanların da mutsuz olmalarını isterler.Misery loves company.
Pazar, insanların kiliseye gittiği gündür.Sunday is the day when people go to church.
O her zaman insanların hatasını yakalar.He always tries to trip people up.
O her zaman diğer insanların hatalarını bulmak için hazırdır.He is always ready to find fault with other people.
Onun kesinlikle diğer insanların duygularına saygısı yok.He has absolutely no respect for other people's feelings.
O her zaman insanların tarafındaydı.He was always on the people's side.
İnsanların isimlerini unutmaya eğilimlidir.He is apt to forget people's name.
Diğer insanların duygusu ne olursa olsun, o düşündüğünü söyler.He says what he thinks regardless of other people's feelings.
Kendisi partinin gelecek vaadeden genç insanlarından birisidir.He is one of the up and coming young men of the party.
İnsanların ne dediği umurumda değil.I don't care about what they say.
Onlar yaşlı insanların özel ihtiyaçlarını dikkate alamadılar.They failed to take into account the special needs of old people.
Yasa tüm insanların eşit olduğunu söylüyor.The law says that all men are equal.
İnsanların sesi Tanrının sesidir.The voice of the people is the voice of God.
Kim saygı ve hayranlık hissi duymadan cesur insanların kahramanca eylemlerini okuyabilir?Who can read the heroic deeds of brave men without a feeling of respect and admiration?
Yaşlı insanların güçlü kalması önemlidir.It is important for old people to stay strong.
Yaşlı insanların konuşacak birine ihtiyaçları vardır.Old people need someone to talk to.
Kolumu bırak! İnsanların bana dokunmasına katlanamıyorum.Let go of my arm! I can't stand people touching me.
Diğer insanların senin çekindiğini fark etmelerine izin vermemelisin.You mustn't let the other person notice that you flinched.
Genç insanların İngilizce çalışması önemli.It's important for young people to study English.
Cennet ve cehennem sadece insanların kalplerinde vardır.Heaven and Hell only exist in men's hearts.
Alkollü içki içen İnsanların girmesine izin verilmez.People who drink alcoholic beverages are not allowed to enter.
Bazı insanların iki arabası vardır.Few people have two cars.
İnsanların birbirini sevdiği bir dünyada yaşamak istiyorum.I want to live in a world where people love one another.
Burada olan insanların hepsi gitti.The people who were here have all gone.
İnsanların ayda yaşamasının mümkün olduğunu düşünüyorum.I think it's possible for people to live on the moon.
İnsanların onda biri miyoptur.One in ten people are nearsighted.
İnsanların onun hakkında söylediklerinin tek kelimesine inanmıyorum.I don't believe a word of what people have been saying about her.
İnsanların neden bana baktıklarını merak ettim.I wondered why people stared at me.
İnsanların pireyi deve yapması gerektiğini düşünmüyorum.I don't think people should make a mountain of a mole hill.
İnsanların benim hakkımda ne dediğini bildiğimi düşünmüyor musun?Don't you think I know what people say about me?
Polis insanların hukuka uymasını bekliyor.The police expect people to follow the law.