insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanların neden beni aptal yerine koyduklarını nihayet bana açıkladığın için teşekkürler.Thanks for having explained to me at last why people take me for an idiot.
İnsanların yeni fikirlerden neden korktuklarını anlayamıyorum. Ben eskilerinden korkarım.I can't understand why people are frightened of new ideas. I'm frightened of the old ones.
Hava, yemek gibi insanların temel ihtiyaçlarındandır.Air, like food, is a basic human need.
İnsanların özel mektuplarını izin olmadan okumamalısın.You shouldn't read people's private letters without permission.
Borçlarını ödemiş olan insanların isimlerini listeden silin.Cross off the names of the people who have paid their dues.
Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.The company appealed for people to take voluntary resignation.
Başka insanların yaptığını yapsan iyi olur.We had better do what other people do.
Biz sakin duramayız ve insanların açlıktan ölmesini izleyemeyiz.We cannot stand quiet and watch people starve.
Biz bugünün genç insanlarına vatanseverlik aşılamalıyız.We must instill patriotism into the young people of today.
Bazı insanların caddeyi yürüyerek geçtiğini görebiliyorum.I can see some people walking across the street.
İnsanların arkasından konuşmamalısın.You shouldn't talk about people behind their backs.
İnsanların çoğu savaşa karşıdır.The people at large are against war.
Avrupa enerjik insanların kıtasıdır.Europe is a continent of energetic peoples.
İnsanların ne kadar bira içtiği genelde havaya bağlıdır.How much beer people drink largely depends on the weather.
Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?Why does the US government let people have guns?
Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?Why does the US government let people have guns?
İnsanların bana niçin baktıklarını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
İnsanların neden bana dik dik baktığını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
İnsanların neden bana gözlerini diktiğini merak ettim.I wondered why people were staring at me.
Doğrudan pazarlama insanların evden alışveriş yapmasını sağlayan bir yoldur.Direct marketing is a means of allowing people to shop from home.
İnsanların çoğu altmış yaşında emekli olur.Most people retire at the age of sixty.
O ülkenin hükümeti insanlarına baskı yapmaktadır.The government of that country oppresses its people.
Polis insanların geri çekilmelerini istedi.The policeman asked people to back off.
Bütün insanların eşit hakları vardır.All men have equal rights.
İnsanların hepsi akıllı değildir.Not all men are wise.
Jimmy'nin resimleri diğer insanlarınkinden farklıydılar.Jimmy's pictures were different from other people's.
Bu, genç insanların çözebileceği bir sorundur.This is a problem for young people to solve.
Bu insanların kökenleri belirsizdir.The origins of these people is shrouded in mystery.
Bu insanların hiçbir suçu yok.These people are anything but innocent.
Bu tür müzik, daha yaşlı insanların anlamakta zorluk çektiği bir şeydir.This kind of music is something that older people have difficulty understanding.
Bu fabrikada robotlar insanların yerini aldı.Robots have taken the place of men in this factory.
O insanların aç olduğunu gördüğünde, onlar için yiyecek istedi.When she saw that the people were hungry, she begged for food for them.
O insanların işine karışma.Don't get involved with those people.
Bu, yaşlı insanların tırmanamayacağı kadar çok yüksek bir dağdır.That is such a high mountain as old people can't climb.
Bir ankete göre, insanların beşte üçü uluslararası konulara ilgisiz.According to a survey, three in five people today are indifferent to foreign affairs.
ABD'de, insanların nakit ödeme yerine bir çek yazmaları yaygındır.In the U.S., it is common for people to write a check instead of paying cash.
Diğer insanların işlerine karışmaya hakkın yoktur.You have no right to interfere in other people's affairs.
Diğer insanların yardımına güvenmemelisiniz.You shouldn't rely on other people's help.
Siz geç insanların mizah duygusu yok.You young people have no sense of humor at all.
Senin yaşındaki insanların genellikle bu sorunu vardır.People of your age often have this problem.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
Polis o insanların kayıtlarına bakıyor.The police are looking into the records of those people.
İnsanların kişisel bilgilerini almak ve satmak önemli bir sorun oluyor.The buying and selling of peoples' personal information is becoming a big issue.
Bugün evsiz insanların sorununa odaklanacağız.Today we're going to focus on the question of homeless people.
Benim neslimin insanlarının hepsi bu konuda aynı şekilde düşünüyor.People of my generation all think the same way about this.
Annem sürekli insanların isimlerini unutuyor.My mother is constantly forgetting people's names.
İnsanların isimlerini hep unutuyorum.I'm always forgetting people's names.
Ben her zaman insanların isimlerini unutuyorum.I'm always forgetting people's names.
Mutlu insanların ne kadar nadir olduğunu fark ettim.I realized how rare happy people were.
Diğer insanların önünde hakarete uğradım.I was insulted in front of other people.
İnsanların isimlerini sürekli unutuyorum.I am constantly forgetting people's names.
Genç insanların özgürlükçü görüşünü al.Take a liberal view of young people.
Din insanların afyonudur.Religion is the opium of the people.
Sıcak bir iklimde insanların köri gibi sıcak şeyler yemesi garip.It is strange that people in hot climate eat hot things like curry.
İnsanların yarın farklı düşünceleri olacak.People tomorrow will have different ideas.
Kalp hastalığından muzdarip insanların sayısı artmıştır.The number of people suffering from heart disease has increased.
İnsanların ne söyledikleri umurumda değil.I do not mind what people say.
İnsanların söyledikleri umrumda değil.I don't care what people say.
İnsanların ne dediği umrumda değil.I don't care what people say.
Diğer insanların işlerine karışmayın.Don't interfere in other people's affairs.