insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Mortgage insanların ev satın almak için kullanabileceği bir borç türüdür.A mortgage is a kind of loan that people can use to buy a house.
Bazı insanların buğday allerjisi vardır.Some people are allergic to wheat.
Benim için endişelenme; Cehennem tüm ilginç insanların gittiği yer.Don't worry about me; hell is where all the interesting people go.
Ben insanların önünde konuşmayı sevmiyorum.I don't like to speak in front of people.
El yazısı kullanabilen genç insanların sayısının gitgide azaldığını şaşkınlıkla öğrendim.I was amazed to learn that fewer and fewer young people can write in cursive.
Sıcak iklim kuşaklarındaki insanların köri gibi baharatlı şeyler yemeleri garip.It's strange that people in hot climate zones eat spicy things like curry.
İnsanların ne kadar bira içtikleri havaya bağlıdır.How much beer people drink depends mostly on the weather.
O insanların sevdiği türden biri değildi.He was not the kind of man that people liked.
İnsanların yeni mallara harcamak için daha fazla parası vardı.People had more money to spend on new goods.
İnsanların yiyecek için avlanmanın dışında yapacakları çok az şeyleri vardı.The men had little to do except hunt for food.
İnsanların birçoğu öldü.Many of the people died.
Şu insanların şimdi işleri yoktu.Those people now had no jobs.
Quakerlar bütün insanların eşit olduğuna inanırlar.Quakers believe that all people are equal.
Bazı insanların çalışmamı değerlendireceğini biliyorum.I know that some people value my work.
Risk almayan insanların, hiç problemi olmazdı.People who never take risks have never had any problems.
Normalde şempanzelerin ilk çocuk doğurma yaşı 13, insanlarınsa 19.Chimpanzees normally have their first child at age 13, humans at age 19.
Başka insanların mahremiyetine saygı göstermeliyiz.We must respect other people's privacy.
Diğer insanların beklentileri bizim nasıl davranacağımızı etkiler.Other people's expectations affect how we behave.
Kusura bakmayın, tanımadığım insanların içeri girmesine izin vermem.I'm sorry, I don't let in people I don't know.
İnsanların yüzde kaçı üç dil konuşur?What percentage of the people speak three languages?
İnsanların söylediği şey bu.That's what people say.
Kahkaha insanların bir özelliğidir.Laughter is a feature of mankind.
İnsanların çevreyi temizlemelerine acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for people to help clean up the environment.
İnsanların isimlerini gerçekten hatırlayamam fakat yüzleri unutmam.I really can't remember people's names, but I don't forget faces.
Bilmediğim insanların e-maillerini cevaplamam.I never answer email messages from people I don't know.
Ben insanların herhangi bir zararlı etkisi olmadan kedi maması yiyebildiklerini duydum.I've heard that people can eat cat food without any harmful effects.
Bazı insanların ne satın alabileceğini asla söyleyemezsin.You never can tell what some people might buy.
O, insanların kendi haysiyetinin önemine inandığı için, intiharı savunuyor.Because he believes in the importance of people's own dignity, he advocates suicide.
Tom insanların evine girmesine izin vermez.Tom doesn't allow people to enter his house.
Tom o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.Tom believed that the people in that small village were cannibals.
Tom insanların sigara içtiği yerlerden kaçındı.Tom avoided places where people smoked.
Tom insanların Mary hakkında söylediklerini umursamaz.Tom doesn't mind what people say about Mary.
Onunla birlikte gördüğüm insanların kim olduklarını merak ediyorum.I wonder who the people I saw her with were.
Tom, diğer ülkelerde insanların nasıl yaşadıklarını öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how people in other countries live.
Tom insanların düşündüğü kadar zengin değildir.Tom isn't as rich as people think he is.
Tom dürüst ve diğer insanların da dürüst olmasını bekliyor.Tom is honest and expects other people to be honest, too.
Tom'un diğer insanların yiyeceğini çalmakla ilgili vicdan azabı yok.Tom has no qualms about stealing other people's food.
Tom insanların sigara içtiği yerde yemek yemeği sevmez.Tom doesn't like to eat where people are smoking.
Tom insanların onun evinin önüne park etmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people park in front of his house.
Tom insanların çocukların önünde küfretmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people cuss in front of his children.
Diğer insanların ne düşündüğü Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care what other people think.
Diğer insanların onun hakkında ne söylediği Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care what other people say about him.
Tom diğer insanların ne düşündüğünü umursamıyor.Tom doesn't care about what other people think.
Tom insanların düşüncelerini okuyabileceğini iddia ediyor.Tom claims that he can read people's minds.
Tom tüm insanların eşit yaratıldığına inanıyor.Tom believes that all men are created equal.
Sanırım Tom sonunda insanların ona davranma tarzıyla başetmeyi öğrenecek.I imagine that Tom will eventually learn to deal with the way people treat him.
Bazı insanların neden kara kedilerin uğursuz olduğunu düşündüğünü merak ediyorum.I wonder why some people think black cats are unlucky.
Neden kendi karılarımızı sevmemeliyiz? Biz başka insanların karılarını severiz.Why should we not love our own wives? We do love other people's wives.
İngiltere'deki insanların yüzde yetmişi, ikinci bir dil konuşamazlar.Seventy percent of people in the UK cannot speak a second language.
18 yaşın üzerindeki insanların araba sürmelerine izin verilir.People over 18 are allowed to drive cars.
Ofisteki insanların yarısı bir gün izin aldı.Half of the people in the office took a day off.
İnsanların yaşamalarını istiyorum.I want people to live.
İnsanların seni böyle kullanmasına izin vermemelisin.You shouldn't let people use you like that.
Bu ülkedeki insanların yüzde doksanı düzenli olarak egzersiz yapmaz.Ninety percent of the people in this country don't exercise regularly.
İnsanların zayıf hafızaları vardır.People have short memories.
Bazı insanların çalışmalarımı takdir ettiğini biliyorum.I know that some people appreciate my work.
İnsanların beş duyusu vardır: görme, işitme, dokunma, tat ve koku.Humans have five senses: sight, hearing, touch, taste and smell.
İnsanların düşündüğü kadar kolay değil.It's not as easy as people think.
Bu burada gömülü tüm insanların listesi.This is the list of all the people buried here.
Genç insanların çok sık yeni fikirleri vardır.Young people have new ideas very often.