insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hatta ALS hastalığı gibi ölümcül hastalıklarla teşhis edilmiş insanların bile bunu oynuyordu.Even people were playing it for terminal diagnoses like ALS.
İşte travma sonrası gelişme durumunu yaşayan insanların en sık belirttiği beş şey:Here are the top five things that people with post-traumatic growth say:
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.But Deng Xiaoping instinctively understood the importance of offering choices to his people.
İnsanların gelmesine izin verin.Allow many people to come in.
Bu konuyu, insanların dikkatini çekerek ve insanlara alternatifleri seçmeyi öğreterek çözebiliriz.We can solve this by raising awareness of the issue and teaching people to choose alternatives.
İnsanların hem anlayacağı hem de hoşlanacağı bir şekilde sunmam gerekliI have to show it in ways people both enjoy, and understand.
Bunlar seçim sonuçları değil, fazla kilolu insanların yüzdesi.These are not election returns; these are the percentage of people who are overweight.
Mississippi'de, insanların yüzde 25'inden fazlası fazla kilolu.Mississippi, more than 25 percent of people are overweight.
Komedi Merkezinde sunuldu, daha sonra internetten insanların neler söylediklerine baktım.I went online to see what people were saying. I ended up on a conservative website.
"Bu insanların güldüğünü hiç bilmiyordum."Think about it.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Whatever the candidates say has to be laid alongside what the people say.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.The Enlightenment, a revolution in how people sought knowledge, trying not to rely on authority.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.You can never underestimate what people are willing to do when they're actually hungry.
İnsanların farklı farklı görüşleri var.People have different views.
Sadece İsveç'te insanların telif hakları yasalarına saygı göstermeye başlamasını istiyoruz.We just want people in Sweden to start respecting copyright laws.
"Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok.""This is not about young people wanting to commit crimes."
İnsanların parçalar olduğu bir bilgisayar bu.It's a computer where the people are the parts.
Çünkü insanların %80'i gerçekten böcekle besleniyor.Because there's 80 percent out there that really eats insects.
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Then I went to taking photos of people to paste them on the street to say, "They exist."
Sanat insanların yaşamını değiştirebilir mi?Can art change people's lives?
Ranttan önce insanların gelmesi gerekiyorPeople need to come before profits.
Orada, körfezde yaşayan insanların ömürlerini kısaltıyor.It shortens the lives of the people who live there in the Gulf.
Ve aynı zamanda yenilenemeyen insanların olmaması.And we don't have disposable people, either.
Bu arada demokrasi tüm insanların bilgeliğine saygı duymak demektir-buna da geleceğiz.Democracy, by the way, means respecting the wisdom of all people -- we'll get to that.
Örnek olarak, insanların elektrik süpürgelerini giydirmelerini istedim.For example, I get people to dress up their vacuum cleaners.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.So I asked for people's usernames and passwords to be sent to me.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.We need to know why people are doing what they're doing.
Oksitosin diğer insanların hissettiklerini bize de hissettirir.Oxytocin makes us feel what other people feel.
Ve insanların beyinlerinin oksitosin salgılamasını sağlamak çok kolay.And it's so easy to cause people's brains to release oxytocin.
Bazı insanların yaptıkları inanılmaz gibiydi.Kind of amazing what some people did.
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"I expected people to be wondering, "Why did I draw a sheep?"
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.So there were no longer shoe makers, but now there are people slapping soles on people's shoes.
Ve altında insanların projeye teslim ettikleri tek tek tüm kareler bulunuyor.And below it are all the individual frames that people have been submitting to the project.
Aslında bitmiş sayılmaz, ama bu, insanların işbirliğine devam edebileceği süregelen bir projedir.So this isn't finished at all, but it's an ongoing project where people can continue to collaborate.
Gerçekten ilginç olan şeyde insanların kullanımında oldukça popüler olması.And what is interesting is that this is hugely popular by the people who use it.
Fonksiyonda insanların g ya da h kullanmayıp f kullanmalarıyla aynı durum yani. -Just like this could be a g or an h, but people always use a lowercase f.
Bu dünya, tek yaptığı çalışmak olan, ultra-esnek çalışması gereken insanların dünyasıdır.It's the world of people who need to work ultra-flexibly, if they're to work at all.
İnsanların mesleklerini bu şekilde icra etmek istemedikleri bariz.It is obvious that this is not the way people want to do their work.
Size aksini öğretenlere de bu insanların varlığını gösterin ve onların da kutlamalarını isteyin.And demand that the people who teach you acknowledge them and celebrate them too.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.I think people want to be allowed to be virtuous.
Insanların teknolojiyi nasıl uygulacaklarının içeriğiyle... ...alakalı bir şey düşünmüyorum.What I don't think most people think about is the context of how technology is applied.
İnsanların kötü aktifler, zehirli aktifler derken kastettikleri bu gruptaki CDO'lar. -So this is the stuff that's probably sitting on a lot of these investment bank balance sheets.
Bu popülasyonun mavi gözlü insanlarının yüzdesi.This is the percentage of the population that has blue eyes.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.No wonder people suffer around the world, and we have so many crimes of passion.
Bu da insanların Nike+ sistemine kalp atış verilerini aktarmak için kullandığı kol bandı.This is the strap that people use to transmit heart-rate data to their Nike+ system.
Tip 2 Diyabet hastası olma riskim normal insanların iki katı.I'm at almost twice the risk for type 2 diabetes.
Sadece biyolojik yapısını da değil üstelik, insanların ürettiği şeylerin yapısını bile.I would say not just biological design, but all of the design that we think of as human design.
Bu insanların ne olduğuna dair bir görüş.So, this is a view of what humans are.
Bazen insanların Ah anjin dediğini duydum.Sometimes you hear people say oh angina.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.In the old days, if you were rich, you literally had people working for you.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.And many of those patients refused to undergo surgery to have people cut into their brain.
İnsanların, bu riski alırken aklından geçenleri anlamanız gerek.And you have to understand what is in people's mind when they are willing to take the risk.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.And you have to understand what those people feel and what their family experiences when it happens.
Yeni bir değerler kümesi mevcut insanların değer verdiği yeni şeylerin kümesi.There's a new set of values, a new set of things people value.
Hiç fark ettiniz mi, Amerika'da insanların en çok saygı gördüğü yaş yaklaşık olarak 24.You ever notice here in America, social equity seems to peak at about age 24?
100 yılı geçen insanların sayısı, Amerikadakilerin beş katı.Five times as many centenarians as we have in America.
Tarihteki hiçbir diyet insanların yüzde 2'sinden daha fazlasında işe yaramamıştır.No diet in the history of the world has ever worked for more than two percent of the population.
Sonra Dada'ya dedi ki: " Dada, tüm o aç insanların ağzından yiyorum."'Dada, I am eating through all those mouths.'
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.But what people really often think about the dictionary is, they think more like this.
İnsanların ihtiyacı olan şey o değildi.It wasn't really what people needed.