insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Makinelerin atletizmini insanlarınkiyle eşleştirsek ne olur?What happens when we couple this machine athleticism with that of a human being?
Farklı insanların yaptığı gibi, farklı şekilde yapacaksın.You will do as some different people, differently.
Güvenilir içme suyuna erişimi olmayan insanların sayısı % 50 azaltılmıştır.The number of people without access to safe drinking water was reduced by 50%.
Sıradan insanların alacağı kararlar vardır.Typical people have choices to make
Bu videoları izleyen insanların tepkileri sence nasıl olmuştur?- (Finebros) What do you think people's reactions were when they watched these videos?
Peki insanların öyle doğabileceğine inanıyor musun?- (Finebros) Well, do you think that people are born that way?
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.Why does something like that happen so often?
Şimdi niçin bazı insanların eşcinsel evliliğe karşı olduğu mevzuunu konuşalım.If you don't think about it, they sound like a perfectly normal kid.
Ancak eşcinsel çiftlere... evli insanların sahip olduğu hakları tanıyorlar.That would be so wrong.
Bu, insanların ne düşündüğü ve neden nefret ettiğiyle ilgili bir mesele.I mean, unless you guys want to hear me go on and on about this,
Kaliforniya toplantılarımdaki insanların birisi Glenn Thomas'tan bir e-mail aldım.I received an email from Glenn Thomas, one of my people in the California meeting.
"Duruşum yüzünden. "Sırtımı hep dik tutar ve yaşlı insanların çıkardığı sesleri çıkarmam."My back is always straight, and I don't make old people's noises."
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.There are crazy examples from around the world of how people tweak and adjust the system.
Dürüst olmak gerekirse bazen eğlendim de oldu insanların dikkatini çektiğim için.And to be honest, sometimes I quite enjoyed their attention as well.
Güney yarımküredir, burda insanların uzayda kafalarının gösterdiği yön farklı yöndedir.Because it is on the prime celestial meridian, best time to view the
Fakat biz, insanların bir çok seviyedeki etkileşimlerini merak ediyoruz.But we're always interested in multitiered levels of human interaction.
Bir uyum odası oluşturduk ışıklar, müzikler ve güneşlikler insanların ruh haline göre ayarlanıyordu.We created the responsive room where the lights, music and blinds adjusted to your state.
Sezeryan ve farklı operasyonlar yapıyoruz çünkü insanların yardıma ihtiyacı var.HA:
Bu insanların diğer yönlerden tamamen normal olduğunu unutmayın.Bear in mind, these people are completely normal in other respects.
Biz o aç insanların bel bağladığı yiyecekleri market raflarından alıyoruz.We take food off the market shelves that hungry people depend on.
Karşılaştığınız insanların yüzlerine bakın.Look at the faces of people whom you meet.
Sürekli insanların yaptığı ufak, iyi şeyler arıyoruz.We're always looking for little good things that people do.
Bu soru insanların kafalarını Antik Yunandan 20. yüzyıla kadarThe chicken, or the egg? The question would be simple if we took it literally.
Ve insanların yaşadığı alan bugüne kıyasla sadece birkaç küçük bölgeye inmişti.And the human habitat was reduced to just a few small pockets, compared to what we have today.
Biz bu insanların ne yaptıklarını öğrenip bu yeteneği başkalarına aktarmalıyız."We should find out what they're doing and transfer that skill to other people."
Siz bu insanların master yaptıklarını düşünebilirsiniz.You might think these are people with master's degrees.
İnsanların çoğu biraz önce neler olduğunu sorar.Most people ask you, "What the hell just happened up here?"
Ayrıca insanların nesneleri anlamalarına yardımcı olmak için çizimler yaparım.I also make drawings to help people understand things.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.He will protect his own people, and answer the prayers of the faithful.
Diğer insanların da aynı şeyi yaptığını duyuyorsunuz.And you hear other people doing the same thing.
İnsanların hiç bir şeyle alakası yok.People don't have any relationship to anything.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Don't let anyone tell you they understand electricity.
Ve ben bu insanların şu karşılama mesajını duymalarını istiyorum.And I want these people to hear this greeting,
İnsanların benim aramalarımı dinlemelerini istemiyorum."I don't really want people listening in to my calls."
İnsanların her gün yaptığı bir sürü inanılmaz şey var ve bunlar fark edilmiyor.There's an amazing amount that people do every single day, that goes unrecognized.
Doğu yakasında insanların sevdiği Step Tavuğu isimli bir kuş vardı.There was a bird that people liked on the East Coast called the heath hen.
Bu tür fikirlerin aslında geçerliliği yok, bilim insanlarına güvenemezsiniz.These sorts of ideas don't really have any validity, that you can't trust the scientists.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.It can address the problem by getting young people interested in science.
Bu, insanların ilgisini bilime çekmiyor çünkü neyle ilgili olduğunu anlayamıyorlar.So that doesn't get people interested in science because they can't comprehend what it's about.
Şimdi de, insanların gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu görmek için aşağıdaki senaryoyu düşünelim.Now, to show how far from reality most humans are, let's go through the following scenario.
Endüstrileşmiş dünyada ise, yaşlılıktan ölen insanların oranı %90'a çıkıyor.and about 2/3 of them die of age-related causes.
Herhangi bir noktada insanların yaşlılıktan ölmesi son bulacak mı?Will people eventually stop dying from old age?
İki güçlü insanların babası ve hizmetçi kız düşündüm oldukça olurdu yeterli değildir.Two strong people--he thought of his father and the servant girl--would have been quite sufficient.
Dünya, şimdi aşırı derecede yürütülen yoksul insanların talepleri nelerdir.What the world demands of poor people they now carried out to an extreme degree.
Büyülenmiştim, bu insanların bunu nasıl yaptığını merak ediyordum.And I was fascinated, I wanted to know how do these guys do it.
Bu hisse, diger insanlarin ne hissettigini hissetme hissi denilebilir.What we might call the feeling of feeling what another person is feeling.
Asıl sebep insanların içinde yetiştikleri çevre.It is the environment they are reared in.
Filmlerde insanların yanardağın hışmını hissedip ona kurban verdiklerini. gösterebiliriz.In films, we can show how a person feels a volcano is angry.
Bu süreçler, tüm insanların iyiliği içindir.These are processes that help all people.
İnsanlar benim için çok daha renkli.. Diğer insanların gördükleriyle karşılaştırıldığında.We are portions of Source So
Örneğin, insanların TED hakkında söyledikleri burada.For instance, here's what people are saying about TED.
Visa, insanların artık kredi kartından daha çok bankamatik kartı kullandıklarını açıkladı.Visa now reports that more people are using debit cards than they're using credit cards.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.We see that with the phenomenon of raising backyard hens and chickens and ducks.
İnsanların belirli yemekleri yemesiyle kanserde angiogenezi azaltacağını gösteren kanıt var mı?What is the evidence in people that eating certain foods can reduce angiogenesis in cancer?
O sadece o duydum insanların hasta olduğunu biliyordu ve gizemli ve ürkütücü geliyor.She only knew that people were ill and that she heard mysterious and frightening sounds.
"Ve sen olacağını beklemeyin. İnsanların sizinle konuşmak."And you mustn't expect that there will be people to talk to you.
Onlar, insanların değil kim they're memurları size selam gerekir.They are not people--they're servants who must salaam to you.
Nasıl bir kulübede tam on dört aç insanların herhangi bir hediye verebilir!How could a cottage full of fourteen hungry people give any one a present!
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.It's not that people think that, when they feel the compassion.
Bu insanların kötü şeyler yaptığı için hapse gitmeleri gerektiğini söylüyoruz.We say they did these bad things that make it just that they should go to prison.