insanları ile cümle
insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu değişik deneyimleri yaşayan insanların sözlerini yazdı.He quoted the words of all kinds of people who'd had a variety of these experiences.
Dünyadaki bir çok din, insanları merdivenlere tırmadırmak için yöntemlere sahip.The world's many religions have found so many ways to help people climb the staircase.
Hiçbir şey, insanları savaşın yaptığı gibi bir araya getiremez.like war.
Biz insanların çeşitli dini deneyimleri vardır, diye açıklar William James.We humans have many varieties of religious experience, as William James explained.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.And that gives me hope because people are not purely selfish.
Bu tabi hayret verici, çünkü, Afrika'da yaşayan insanların sayısı,This is surprising, of course, because in the order of six to eight times fewer people
Oysa, Afrika'daki insanların genetik çeşitliliği daha fazla.Yet the people inside Africa have more genetic variation.
Ayrıca, şu an yaşayan insanların genomlarıyla karşılaştırmaya başlayabilirsiniz.And you can begin to compare it to the genomes of people who live today.
Onlar da şimdiki insanların atalarıyla melezlendiler mi?Did they mix with ancestors of present day people?
İstihdam değişmedi, kazançlar değişmedi, insanların iyimserliği aynı seviyedeProfits have not changed. People's optimism has not changed.
Renkler insanları ayıramaz.Color can not divide the human race.
'İş yerinde insanların konusunu açmaktan korktuğu konular var mı?"Are there issues at work that people are afraid to raise?"
İnsanların yüzden seksen beşi bir sorun olduğunu biliyor, ama hiçbir şey söylemiyor.Eighty-five percent of people know there's a problem, but they won't say anything.
Başka insanların ne yaptığını öğrenmek istiyoruz- bununla ilgileniyoruz.We want to know about what other people do -- we're interested in it.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Anyway -- so basically, Roots and Shoots is beginning to change young people's lives.
İnsanların ve şempanzelerin 6.5 milyon yıl önce yaşamış ortak ataları vardır.We can learn about this common ancestor by noting what makes us similar to chimps.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.We find the bones of people in Africa, who looked something
İnsanları iki gruba ayırmak çok geneldir.It's very common to separate people into two parts.
Bu, bazı insanların yaptığı gibi anı yaşamaktır.That's to live in the moment as some people usually practice it.
Aslında bana yakın olmayan insanların hayatlarında çok fazla yer edinmemeyi umuyorum.I actually hope I don't take up too much space in people who are not so close to me.
İnsanların senin için ne demelerini sitersin?What do you want people to say?
İnsanların hayalleri gerçekleşene kadar, hayatlarını boyunca çalışmalarını söylemiyorum.I don't mean that people should work the entire life to realize their dreams.
Arne Naess der ki : insanların ne için hatırlandıkları çok adaletsizcedir.He said that it's pretty unfair what people are remembered for.
Senin gibi insanları gerçekten anlayamıyorum.I really can't understand people like you.
Bu insanların kimseden korkusu yok anlaşılan.These people are sure not scared of anything.
Yani insanların normalde sevdiği bütün kriterlere sahiptirler.So they have all the criteria that people normally like.
Bu aptal insanların yaptığı bir şey mi?Is this what stupid people do?
Bu artık birkaç insanın sizi yakından sevmesi ve bu insanların yeterli olmasıyla ilgili.It's about a few people loving you up close and about those people being enough.
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""How do we let people pay for music?"
Bana yazdığı mektupta şunu diyordu: 'Ben insanları ... 'Merhaba Dr.I specialize in the psychological effects of how did he word it, excuse he said:
Sokakta insanları yakalayıp, bunu duydun mu demek istiyorum.That makes me wanna grasp people in the street and say: have you heard this?
Dolayısıyla insanların düzgün bir şekilde eğitilmesi gerekiyor.So human beings must be properly educated.
Çünkü insanların kirli su içme endişe vardır ve aynı zamanda yeme balık kirlenmiş.We are worried because people are drinking the polluted water and also eating contaminated fish.
Bu insanların ne düşündüğünü bilmiyorum çünkü norveçce bilmiyorum. kahkahalarI'm not sure what these people think, because I don't speak Norsk. (Laughter)
İnsanların matematikle uğraşırken gülmesini istediğimizi sanmıyorum. Şimdi, bir üçgen düşünelim.So let's just think about a triangle here.
Belki biz kendi hayatlarımızı kayıt altına alabilen de ilk insanlarız.Maybe we are the first to even actively record our lives.
Hayat şaşkınlık karşısında hareket edebilmektir, ve hayat, insanları gerçekten sevmektir.It's about acting in the face of overwhelm. And it's about loving people really well.
Onun bütün hayatı boyunca başına gelen de budur -- insanların ona sırtını dönmesi.But that's what he had all his life, people walking away from him.
Ölü insanları nasıl bulabilirsin?!How can you when they're dead!
Sizin gibi olmayan insanları anlamak gittikçe daha zor hale geliyor.And it's becoming more and more difficult to understand the people who are not like you.
Gerçekten mühim olan, temelde insanların duygularıyla ulaşmak.What really matters is basically to manipulate the emotions of the people.
İnsanların neden işyerinde karalama yapmadıklarına şaşmamalı.No wonder people are averse to doodling at work.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.And they have bosses who scold them for doodling in the boardroom.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.But that does contribute to people not wanting to share their doodles.
Öğrenen insanların, karar verebilmeleri için bilgi almalarının dört yöntemi var.There are four ways that learners intake information so that they can make decisions.
Koyu pigmentli insanların ekvatora yakın bulunduğunu biliyordu.He knew that darkly pigmented peoples were found close to the equator;
Farklı yerlerde yaşayan farklı renkteki insanları görmüştü.He had seen people of different colors living in different places.
Bunlar, insanların son 5.000 yıldaki en büyük gönüllü göçlerinden bazıları.Here are just some of the biggest movements of people, voluntary movements, in the last 5,000 years.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.We live in a world where we have lightly and darkly pigmented people
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.This means that people in my group were doing a lot of vacuuming during this project.
Bunları yapabildiğimizi ve insanları buna dahil edebildiğimizi düşünün.So, imagine we could do that and imagine we could put people into this.
Fakat Afrika'nın mineral zenginliği, insanlarının fakirlikten... ...kurtarılması için kullanılmıyor.But the mineral wealth of Africa is not being utilized to lift its people out of poverty.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.By raking it off the backs of their suffering people.
RAB insanların yaptığı kentle kuleyi görmek için aşağıya indi.Yahweh came down to see the city and the tower, which the children of men built.
Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus değiliz.››We are all one man's sons; we are honest men. Your servants are not spies."
Ona, ‹Biz dürüst insanlarız› dedik, ‹Casus değiliz.We said to him, 'We are honest men. We are no spies.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.They took all the spoil, and all the prey, both of man and of animal.
Gece rüyaların doğurduğu düşünceler içinde, İnsanları ağır uyku bastığı zaman,In thoughts from the visions of the night, when deep sleep falls on men,
Sizi sorguya çekerse, iyi mi olur? İnsanları aldattığınız gibi Onu da mı aldatacaksınız?Is it good that he should search you out? Or as one deceives a man, will you deceive him?
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler."But he has made me a byword of the people. They spit in my face.