insanları ile cümle
insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hizmet ettiği ülke ile gurur duymuş ve tanıştığı insanların onurlu insanlar olduğunu düşünmüştür.He took pride in the country he served, and he saw dignity in the people that he met.
Masum insanların öldürülmesini mazur gösterebilecek hiç bir kelime yoktur.There are no words that excuse the killing of innocents.
Chris Stevens'ın mirası, yarar sağladığı insanların hayatında yaşayacaktır.Chris Stevens's legacy will live on in the lives he touched.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Now, contrary to what many people believe, terrorism is actually a very expensive business.
Rochester, New York'taki insanları inceledik.We study people in Rochester, New York.
Bugüne kadar yaşamış olan insanların çoğu öldü.So far, most people who have lived have also died.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.It's going to be a place where people can meet, where you can put nature.
Çevrenizdeki bu insanları nasıl hareket ettirirdiniz?So how do you move these people around?
Böyle manzaraları seyrederken insanların benimle nasıl mutlu olduklarını hayal edebilirsiniz.You can imagine how people get happy with me watching these kinds of scenes.
Burada ortaya kurmaya çalıştığım şey bir taslak, insanların bunun içini doldurmasını umuyorum.What I've tried to lay out is a framework and I'm hoping that people can just fill it in.
Yani, bu şeyleri tasarlamış bazı insanlarımız var.So we have some people who designed these things,
Ve yaptığımız şey, bir yumurta haritasına insanları yerleştirmekti.And what we did was we put people on our egg map.
İnsanların işbirliği yapma isteğini inceledik.We looked at their desire to cooperate.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.In 2002 we had about 50 percent of the people jobless there.
Dikimde çalışacak o insanları kaybetmek istemedik.We didn't want to lose the people that are going to work in that plantation.
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.You can try to treat people and create awareness.
Ama toplumda bazı insanların değişim aracıları olduğunu söylemenin yararı oluyor.But it just helps tell that some people are change agents in the society.
İşim insanları Macintosh yazılımı yazmaya ikna etmekti.My job was to convince people to write Macintosh software.
"En büyük çabalar, insanların en iyi işi çıkarmalarına yol açar.""The biggest challenges beget the best work in people."
İşe alacak bir pozisyonda çalışıyorsanız, sizden daha iyi insanları işe alın.When you are in the position of hiring, hire people who are better than you.
Bu, insanların resmi-This is a picture of the people --
Dünya sürekli bu saçmalıklara sahne oluyor. İnsanlar, sevgi nedir bilmeyen, diğer insanları seviyor.Such insanity is happening in the world: people are loving each other who know nothing of love.
Bütün insanları seven, bilgelik ve şefkat Tanrısı insanlar için bu türden bir kader planlamamıştır.God of wisdom and compassion who loves all human beings has not ordained such destiny for mankind.
Bu ülkelerde, insanların, yalnızca küçük bir grubu temsil eden insanlara oy vermesi gerekir.In such countries people have to vote for parties that only represent a small number of people.
Mal ve hizmetlerin bol olması, ve insanların eğitilmesi.The abundance of goods and services and educating people.
Luka incilinin 17. bölümü diyor ki: 'Tanrının krallığı insanların kalbindedir.'In the seventeenth chapter of Saint Luke it is written: "the kingdom of God is within man"!
Bir insan veya bir grup insan değil tüm insanların kalbinde -- senin kalbinde!Not one man, nor a group of men but in all men - in you!
Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!Dictator free themselves but they enslave the people!
Ne bir insanin ne de bir grup insanın ancak tüm insanların içinde!Seninde!Not one man nor a group of men, but in all men.
İnsanları eşcinsellere karşı kışkırtan pek çok kısım içeriyor.There are several passages which incite homophobic hatred.
Bu teknoloji, insanların taklidini yapmak.That technology is simulating humans.
İnsanların istediği bu.That's what people want.
Bu yüzden grubumla yapmaya çalıştığımız tersine mühendislikle insanların hareket kontrolünü çözmek.So in my group, what we try to do is reverse engineer how humans control movement.
Genç insanların %55'i işsiz.55% of your young people are unemployed.
Parasal sistemde insanların tüketmesi gerekiyor.In the monetary system, people need to consume, from food to services and comfort.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.The Employee, the Employer and the Consumer.
İnsanları ne kadar göz ardı edersek kendi geleceğimize o kadar zarar veririz.To the degree that we neglect people, we hurt our own future.
Senin saygını ... kazanabilmiş olan bu şanslı insanları ...bende ziyaret edeceğimThey were lucky... to have a friend like you, going for offerings ...even after their death
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.So I study social media, which means, to a first approximation, I watch people argue.
İnsanların, bu yüzden onu öldürebileceğini biliyordu, ama bu riski almaya cesaret etti.He knew that people could kill you because of it, but he dared to take that risk.
Bölge hakimi, tarım bölgesinde, yalnızca beyaz insanların yaşayabileceği yönünde karar kıldı.A county judge ruled that the farm property was restricted to whites only.
Doğrusu, ben insanların tam da böyle dediklerini hatırlıyorum.As a matter of fact,
[İslam Ulusu Lideri] Bence İslam, bizim Amerika'daki insanlarımız için en iyi dinlerden biri.I think Islam is one of the greatest religions of all time for our people in America.
Ayrıca, bu öğretinin diğer insanların üzerinde yarattığı etki de, onu kabullenmeme sebep oldu.And also being able to see the effect that it had upon others, this is what made me accept it.
Müslüman tapınaklarına beyaz insanların girmesine izin verilmiyordu.Inside Muslim temples, no white people were allowed.
Bizler ilk insanlarız.We're the original man.
Çünkü beyaz adamların, siyahi insanları vurması fikri hoşunuza gitmiyordu, değil mi?'Cause you don't like the idea of white people shooting black people down, do you?
Kutsal topraklardaki kardeşlikten, farklı ırktan olan insanların kardeşliğinden bahsediyor.He does speak of brotherhood, the brotherhood of all races, colors and so on in the holy land.
Bildiğiniz gibi Ulus'ta çeşit çeşit insan var ve bu insanların hepsinin farklı fikirleri var.Well, as you know, in the Nation, you have all kinds of people, and they have different thoughts.
İnsanların anlamadığı şey de bu işte.That's what the people don't understand.
Çünkü o siyahi insanları sevmiyor.He doesn't love black people.
Ve biliyoruz ki, bu insanlarin cogu oldu.And we know that most of them are dead.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.And we also know that most of them were or are very poor -- did not live for very long.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Most people in rural North America owned some land by 1900.
Insanlarin tonlarca kiyafet giymelerini istediler.You need people to want to wear tons of clothes.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.We criticized people a lot in Bosnia for being quite slow to take on war criminals.
İnsanların nadiren gözden kaçırdığı bir bulu türü ise: kümülonimbuss fırtına bulutudur.One cloud that people rarely miss is this one: the cumulonimbus storm cloud.
İnsanların daha iyi bilgilendirilmesi gerekiyor.People have to be better informed.
Dilimiz, diğer insanların kontrol etmeye çalışıyor.Our language is an attempt at controlling the behavior of people.
Dilim amacı iletişim kurmak değil, diğer insanların davranışlarını kontrol etmek.The purpose of language is not to communicate. It's to control the behavior of the other people.