insanları ile cümle

insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Aptallık, insanların çevrelerini bilmemeleri anlamına gelir.Police: they are the ones that keep our society under control.
Bu durumda nasıl insanların faydası için çalışabilirler ki?There would be no need for police, army or weapons in such a society.
İnsanların canını biraz acıttıktan sonra, onlara sorardım, Bu ne kadar acıdı?And when I finished hurting people a little bit, I would ask them, so, how painful was this?
İnsanları laboratuvara getirdik ve dedik ki,So, we got people to the lab, and we said,
İnsanların 3'te 1'ine kağıtları verdik ve bunlar bize geri verildi.A third of the people we passed the sheet, they gave it back to us.
Ve sosyal çevremizde böyle davranan insanları başka insanlar gördüğünde ne oluyor?And what happens to the social environment when people see other people behave around them?
Kilit nokta insanların nasıl tepki vereceğiydi.A key thing was how people would interact.
Bizim oraya gidip, insanların yavru kedilerini bulmalarına yardım etmemiz lazım.We just need to get out there and help people find their pussycats.
İnsanların çoğu objeleri elleriyle tutarlar.That's how most humans hold things.
Buradaki bazı insanların düşüncelerini tahmin edebiliyorumI can imagine some people here are actually thinking
İnsanları kültür oluşturmaz, insanlar kültürü oluşturur.Culture does not make people, people make culture.
Sonra Le Bosquet'ten insanların dört tane portre fotoğrafını çektim.So I took full portraits of people from Le Bosquet.
İnsanların bana sormaları çok hoşuma gidiyor,I love the way that people will ask me,
Ya da "Bu insanların hepsi ölü mü?" diyorlardı.Or they tell you, "Are these people all dead?"
İnsanları projeye katılmaya teşvik eden şey merak bence.I think it's people's curiosity that motivates them to come into the projects.
Boston yeni kentsel mekanikler ofisinden çok zeki insanların bir çalışması.This is the work of the very smart people at the Office of New Urban Mechanics in Boston.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.I'm just talking about a platform for people to help themselves and to help others.
İnsanları sebepsiz yere hapse attığımızı ve... ...keyfimize göre çıkardığımızı mı zannediyorsunuz?So you think we just arrest innocent citizens on a whim?
Partinin kılıç ve kalkanı olarak Sayın Başkan... ...insanları bilinçlendiriyoruz.We're "the shield and sword of the party", Minister We're conscious of that every moment.
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.You forget, I had to break free of this chain of the middle class.
Herkes gibi buradaki insanların da sana hayran olduğunu biliyorsun.You know we admire you. Every one admires you.
Bu insanların pek çoğu güvenli bir şekilde dışarı çıkmayı başardı.Most those people managed to get out quite safely.
Bu insanların hepsi hemfikir, tıpkı bizler gibi.These people are all like-minded, like all of us.
İnsanları Yakınlaştırı�Bringing People Closer
İşte bu ince bilgisayar delisi insanların çizdiği çizgi onu ayakta tutuyor.It's this thin geeky line that keeps it going.
İnsanların daima dediği gibi Wu Hua dünyanın en beceriklisi. teşekkürlerNo wonder people always says Wu Hua is the cleverest man in the world. Thanks
Bu cihazlar insanların erişebileceği cihazlar değil" dedi.These devices aren't accessible to people."
Benim yaptığım her şey insanların öğrenebileceği şeyler.[Diana] All this stuff I do people can learn.
İnsanların gerçekten etkileşeceği bir şey yapmalısınız.You have to have something that actually interacts with people.
Bak, bu insanların işi yok... yiyeceği yok, eğitimi yok, geleceği yok.Are we clear? Hoo-ah, sir. All right.
Halen insanların kafası çok karışık çünkü internete koyduğumuz veri veri değilThere is still a huge frustration that people have because we haven't got data on the web as data.
İnsanların üzerine düşeni yapması ufak bir katkı sağlaması ve hepsinin bağlanmasıdır.It's about people doing their bit to produce a little bit, and it all connecting.
Okolloh'un yaptığı, insanların cömertliği olmasaydı imkansızdı.What Okolloh did would not have been possible without human generosity.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.They studied those daycare centers at the time of highest tension, which is pick-up time.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.And the minute they did that, the behavior in those daycare centers changed.
İkisi de insanların yaratma ve yarattıklarını paylaşma arzularına dayanıyor.Both of these design for the assumption that people like to create and we want to share.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.So people who believed in psychological solutions didn't have a model.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.I don't just mean smart machines that replace humans.
Bu arada insanların neden cuma gününü pazar gününden daha çok sevdiklerinin nedeni de bu.This is, by the way, why people prefer Friday to Sunday.
İnsanları, bilgileri değerlendikleri biçimde olduklarından daha eğilimli yaptık.We made people more biased in the way that they process information.
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?If we could do that, would we want to take people's optimism bias away?
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.Cod fed most of the people of Western Europe.
İnsanların tartışmaları kazanmak için denedikleri tüm hileleri ve yanlış adımları öğrenebilirsiniz.You learn all about the subterfuges that people use to try and win arguments -- the false steps.
İnsanların tartışmalarda oynadıkları bütün rolleri düşünün.Think of all the roles that people play in arguments.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.And that's what I want to share with you today -- the top five regrets of the dying. Number one:
Bu insanların üçte birinin başına geliyor ve benim başıma geldi.It happens to one in three, and it happened to me.
Hatta ALS hastalığı gibi ölümcül hastalıklarla teşhis edilmiş insanların bile bunu oynuyordu.Even people were playing it for terminal diagnoses like ALS.
İşte travma sonrası gelişme durumunu yaşayan insanların en sık belirttiği beş şey:Here are the top five things that people with post-traumatic growth say:
İnsanları karanlıkta bırakan şeyin Kuzey Kore'deki kurallar olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayacaktır.Now, you won't be surprised to learn that the rules in North Korea keep people there in the dark.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.But Deng Xiaoping instinctively understood the importance of offering choices to his people.
Oraya ilk taşınan insanları işe alacak şirketleri çekmemiz gerekecek.You'll need to attract firms, who will come hire the people who move there first.
İnsanların gelmesine izin verin.Allow many people to come in.
Bu konuyu, insanların dikkatini çekerek ve insanlara alternatifleri seçmeyi öğreterek çözebiliriz.We can solve this by raising awareness of the issue and teaching people to choose alternatives.
İnsanların hem anlayacağı hem de hoşlanacağı bir şekilde sunmam gerekliI have to show it in ways people both enjoy, and understand.
Bunlar seçim sonuçları değil, fazla kilolu insanların yüzdesi.These are not election returns; these are the percentage of people who are overweight.
Mississippi'de, insanların yüzde 25'inden fazlası fazla kilolu.Mississippi, more than 25 percent of people are overweight.
Komedi Merkezinde sunuldu, daha sonra internetten insanların neler söylediklerine baktım.I went online to see what people were saying. I ended up on a conservative website.
"Bu insanların güldüğünü hiç bilmiyordum."Think about it.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Whatever the candidates say has to be laid alongside what the people say.
Güvenli, sağlıklı, besleyici gıda sistemlerine katkı koyan insanları kutlayalım.let us celebrate every person who is making a safe, healthy, nutritious food system possible.
İlgili Sayfalar