insanları ile cümle
insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı işverenler, hapishaneden yeni çıkmış insanları işe almaya isteksizdirler.Some employers are reluctant to take on people who have recently been released from jail.
Kaza, bazı insanların hayatlarını mal oldu.The accident cost some people their lives.
İnsanların çoğu, hata yapmaktan çok, yaptıkları hatayla yüzleşmekten korkar.Most people are rather afraid of facing their mistakes, than of making mistakes.
Bizim kulübümüzde Tom gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like Tom in our club.
Bizler mantıklı insanlarız.We're reasonable people.
Sen bu insanları korkutuyorsun.You're frightening these people.
İnsanların karşısında şarkı söyleyemem.I can't sing in front of people.
İnsanları üzmeyi sevmiyorum.I don't like upsetting people.
Ben sadece siz insanları asla anlayamayacağım.I just never will understand you people.
Bunlar benim insanlarım.These are my people.
İnsanların benim hakkımda ne düşündüklerini biliyorum.I know what people think of me.
O, insanların beni ne diye çağırdıkları.That's what people call me.
Buradaki insanları seviyorum.I like the people here.
İnsanların konuşacağını biliyordum.I knew people would talk.
İnsanların diğer odada eğlenip eğlenmediklerini görmeye gideceğim.I'll go see if people are having fun in the other room.
Senin gibi insanların hapse girdiğinden emin olmak istiyorum.I want to make sure people like you end up in prison.
Güzel insanların bile sorunları vardır.Even beautiful people have problems.
Diğer insanların bunu yapmasına yardım ettim.I helped other people do it.
Biz artık tamamen farklı insanlarız.We're totally different people now.
Senin insanların nerede?Where are your people?
Gerçekten insanların ona inanmasını beklemiyorsun, değil mi?You're not really asking people to believe that, are you?
Sanırım yanlış insanları dinliyorsun.I think you've been listening to the wrong people.
İnsanların iki yüzlü olduğumu düşünmelerini istemedim.I didn't want people to think I was hypocritical.
Tom insanların neden onu sevmediğini anlıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to understand why people don't like him.
Tom insanların ona ne yapacağını söylemesinden bıktı.Tom is tired of people telling him what to do.
Tom insanların her zaman onun babasına benzediğini söylemesinden bıktı.Tom is tired of people always telling him that he looks like his father.
İnsanları dış görünüşüyle yargılamamalısınız.You shouldn't judge a book by its cover.
Tom insanların hikayesine inanmalarını istiyor.Tom wants people to believe his story.
Genç insanların erdemleri yoktur.Young people don't have virtues.
Tom, insanların onun hakkındaki düşüncelerini önemsemez.Tom doesn't care what people think about him.
Yasalar insanları kendilerinden korumak için vardır.Laws are there to protect people from themselves.
O sadece samimi resimler çeker, bu yüzden o, insanların poz vermesini istemez.He only takes candid pictures, so he doesn't ask people to pose.
İnsanların ne istediğini biliyorum.I know what people want.
Tom bitişik odadaki insanların hangi dili konuştuğunu bilmiyordu.Tom didn't know what language the people in the next room were speaking.
Tom insanların herkesin önünde yemek yememeleri gerektiğini düşünüyor.Tom thinks people shouldn't eat in public.
Dürüst insanları severim.I like honest people.
İnsanları hâlâ anlamıyorum.I still don't understand people.
Ben gerçekten insanların beni sevmesini istiyorum.I really want people to like me.
Tom'un köpeği insanların yüzlerini yalamayı seviyor.Tom's dog likes to lick people's faces.
Mağaranın içerisindeki bütün bu insanları alın.Get all these people inside the cave.
Yemeğime dokunan insanları sevmiyorum.I don't like people touching my food.
Onlar insanları nazar boncuklarını almaları için ikna eder.They fool people into buying those amulets.
Senin bok inatçılığın insanları hasta ediyor.Your crap stubbornness makes people sick.
Sapıklık bazen insanların ölüme mahkum edildiği bir suçtu.Heresy was a crime for which people were sometimes sentenced to death.
İnsanların uzun zamandır bir satranç bilgisayara karşı bir şansı yoktu.Humans haven't had a chance against a chess computer in a long time.
İlkel insanların modern insanlardan daha büyük beyni vardı.The Neanderthals had a bigger brain than modern humans.
Sigara içen insanların oranı son on yıl içinde arttı.The proportion of people who smoke increased in the last ten years.
Bu, zengin insanların yaptığı şey.It's what rich people do.
Kalp hastalıklarından muzdarip insanların sayısı yükselişte.The number of people suffering from heart disease is on the rise.
Tom dışarıdaki insanların sesini duyabildi.Tom could hear the sound of people outside.
Hayvanlar Amerikan yerlileri için insanların daha kutsaldılar.Animals were more sacred than people to the Native Americans.
Burada yaşayan insanları tanıyor musun?Do you know the people who live here?
Aşk çoğalma için insanları kandırmanın doğal bir yoludur.Love is nature's way of tricking people into reproducing.
Ben insanların düşündüğünden kadar aptal değilim.I'm not as stupid as people think.
"İnsanların düşündüğü kadar aptal değilim." "Kimse senin aptal olduğunu düşünmüyor.""I'm not as stupid as people think." "Nobody thinks you're stupid."
Pedofili muhtemelen insanların düşündüğünden daha yaygındır.Pedophilia is probably more common than people think.
Diğer insanların söylediğini böyle önemseme.Don't place such importance on what other people say.
İnsanların söylediği her zaman doğru değil.What people say is not always true.
İnsanların çalışkan olması gerektiğine inanıyorum.I believe that people should be hardworking.
Rus Çarı Büyük Peter eğlenmek için insanların dişini çekerdi.Peter the Great, Czar of Russia, used to take out people's teeth for fun.
İlgili Sayfalar