insanları ile cümle

insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanların yalana ihtiyacı var.Humans need the lie.
İnsanların artık o kelimeyi kullanacağını sanmıyorum.I don't think people use that word anymore.
Her zaman insanların içinde en iyiyi görmeye çalış.Always try to see the best in people.
Ben genellikle onun gibi insanları rahatsız etmem.I usually don't bother with people like him.
Listemdeki insanların çoğuna zaten telafi yaptım.I've already made amends to most of the people on my list.
İnsanların hayatları kısadır.The lives of people are short.
Bu kamyon insanların düşündüğü şeyi taşımıyor.That truck is not transporting what people think.
Senin gibi insanları sevmiyorum.I don't love people like you.
Böyle basit suçlar yüzünden insanları hapse atmamamız lazım.We shouldn't be imprisoning people for such petty crimes.
İnsanların beni sevmesi özellikle zordur.It is especially difficult for people like me.
Facebook'ta konuştuğum insanların çoğu öğrenci.Most of the people I chat with on Facebook are students.
Yalnızlık insanların kaderi değil.Humans aren't meant to be alone.
Youtube'da aptalca şeyler yapan insanların bir sürü videoları var.There are many videos on YouTube of people doing stupid things.
İsrail Devleti insanların develerle gezdiği büyük bir çöl değildir.The state of Israel is not a big desert where people get around on camels.
Benim Facebook'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.Most of the people I chat with on Facebook are not from Brazil.
Benim WhatsApp'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.Most of the people I chat with on WhatsApp are not from Brazil.
İnsanların farklı kişilikleri var.People have different personalities.
Ölen insanların hepsi gönüllü itfaiyecilerdi.The people that died were all volunteer firefighters.
İnsanların içmesine şaşmamalı.No wonder people drink.
İnsanların yemek yemeye ihtiyaçları vardır.People need to eat.
İnsanları senin hakkında konuşurlarken duydum.I've heard people talking about you.
İnsanları korkutmayı severim.I love scaring people.
Ben yaşlı insanları severim.I like older people.
İnsanların ilhama ihtiyacı var.People need inspiration.
Bu köydeki insanların şebeke suyu yok.People in this village have no running water.
Bekleme salonundaki insanların bazıları TV izliyorlardı.Some of the people in the waiting room were watching TV.
O, cildinin renginden dolayı insanların onu neden reddettiğini anlayamadı.She couldn't understand why people rejected her because of the color of her skin.
Mary insanları eşleştirmekte çok iyidir.Mary is very good at matching people.
Bu ilaca ihtiyacı olan insanların çoğu onları alamıyor.Many of the people that need these drugs can't afford them.
Yaklaşan insanların sesini duyabiliyorduk.We could hear the sound of people approaching.
Diğer insanların durumuyla ilgili şakalar yapmamalıyız.We shouldn't make jokes at other people's expense.
Tom insanların onu tanımayacağını umarak, sakalını kesti ve saçını sarıya boyadı.Tom shaved off his beard and dyed his hair blonde, hoping people wouldn't recognize him.
Bu örümcek insanları nadiren ısırır.This spider rarely bites humans.
50 yaşında olsa bile, Mary hâlâ insanların dikkatini çekebiliyor.Even at 50, Mary can still turn heads.
Nefretiniz insanların şahsına değil, yaptıklarına olmalı.You shouldn't hate people. You should only hate what they do.
Etrafımızdaki insanları kabul etmeyi öğrenmeliyiz.If you marry a chicken follow the chicken, if you marry a dog follow the dog.
Kurtarma işçisi insanları kurtarmak için bir helikopterle felaket bölgesine gitti.The rescue worker went into the disaster zone with a helicopter to save people.
Web, yaşlı insanların anlamadığı yeni ekonominin bir parçasıdır.The Web is part of the new economy that older people don't understand.
Kutsal yazılar, çöl insanlarından geliyor.The holy writings come from desert people.
Hükümet sonunda insanları dinliyor.The government listens to the people in the end.
Her zaman korkan insanların işe yaramaz olduğunu düşünüyorum.I think people who are always afraid are useless.
İnsanların Ay'a yerleşmesi birçok kişinin hayalini süslemiştir.Having people on the moon has been a dream for many.
Savaş insanları sadece fiziksel olarak değil aynı zamanda zihinsel olarak da sakatlar.War maims people, not only physically but also mentally.
Tom yan odadaki insanların söylediği her şeyi duyabiliyordu.Tom could hear everything the people in the next room were saying.
Tom'un onlar konuşurken insanların sözünü kesme gibi kötü bir alışkanlığı var.Tom has a bad habit of interrupting people while they're talking.
Tom diğer insanların onunla ilgili düşündüğü hakkında her zaman endişeli görünüyor.Tom always seems worried about what other people think about him.
Tom insanların onun hakkında düşündüğü ile ilgili çok endişeleniyor.Tom worries too much about what people think about him.
İnsanları bize yardım etmeleri için ikna etmem gerekiyor.I need to convince people to help us.
Bazı insanların kendi bilgisayarları yok.Some people don't own computers.
Yaşlanmaktan korkmayan insanları seviyorum.I like people who are not afraid to grow old.
İnsanların iki bacağı vardır.Humans have two legs.
İnsanların görüşleri zamanlarının ruhuna bağlıdır.People's opinions depend on the spirit of the times.
İnsanların arasına karışmaktan hoşlanmıyorum.I don't like socializing.
Allah tüm insanları eşit yarattı ama insanlar farklı olarak düşünüyor.God created all men equal but men think it differently.
"İnsanların neden Twitter'ın çok ilginç olduğunu düşündüğünü bilmiyorum." "Ben de.""I don't know why people think Twitter is so interesting" "Me too."
Ben aptal insanları dinleyemem.I can't listen to stupid people.
Buradaki insanların çoğunun elektriği yok.Most people here don't have electricity.
İnsanları öküzle kıyaslarlardı.They would compare people to cattle.
İnsanları isimlerine bağlı olarak yargılamamalısın.You shouldn't judge people based on their names.
Burada insanların çoğu işe trenle gider.Many people here take the train to work.
İlgili Sayfalar