insanları ile cümle

insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom şimdiye kadar tanıştığım en güzel insanların biridir.Tom is one of the nicest people I've ever met.
Atlantis insanları teknolojiyi geliştirmişti.The people of Atlantis had advanced technology.
İnsanları onu yapmaktan vazgeçirmek için mümkün olan her şeyi yaptım.I've done everything possible to discourage people from doing that.
Neredeyse insanların olduğumu sandığı kadar akıllı değilim.I'm not nearly as smart as people think I am.
Ben insanların olduğumu düşündüğü kadar zeki değilim.I'm not as smart as people think I am.
İnsanların sandığı kadar yaşlı değilim.I'm not as old as most people think I am.
Bu adada başka insanları gördünüz mü?Have you seen any other people on this island?
Tom bütün gün o iş için insanları görüşme yapıyor.Tom has been interviewing people for that job all day.
Neden kötü şeyler iyi insanların başına gelir?Why do bad things happen to good people?
Fakat insanların küçük bir umudu var.But people have a little hope.
İnsanların yöntemlerimi sorgulamasına alışkın değilim.I'm not used to having people question my methods.
İnsanların sadakatimi sorgulamasına alışık değilim.I'm not used to having people question my loyalty.
İnsanların kararlarımı sorgulamasına alışkın değilim.I'm not used to having people question my decisions.
Hükümetin insanları öldürmeye hakkı vardır.Government has the right to kill people.
Tanrı insanların kaderine çoktan karar verdi.God has already decided the fate of humans.
Bazı değerler insanları Amerikalı yapar.Certain values make people American.
İnsanların senin hakkında konuşma tarzını sevmiyorum.I don't like the way people talk about you.
Tom insanların ona gülebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid people might laugh at him.
Hasta insanların etrafında olmayı sevmiyorum.I don't like being around sick people.
Tom diğer insanların bana söylemediği bir sürü şey söyledi.Tom told me a lot of things other people wouldn't tell me.
İnsanların büyük bir çoğunluğu planı kabul etti.A vast majority of people approve of the plan.
Bu dünyadaki insanların hepsi ölümlüdür.The people on this earth are all mortals.
Ben dili güzel biçimde kullanan insanları severim.I like people who use language beautifully.
Silahlar insanları öldürmez.Guns don't kill men.
Onun üzerinde çalışan bazı insanlarımız var.We've got some people working on it.
Bizler meşgul insanlarız.We're busy people.
Tom gerçekten insanların onun olduğunu düşündüğü kadar zengin olabilir mi?Can Tom really be as rich as people think he is?
Satranç oynayan insanları izlemenin çok eğlenceli olmadığını düşünüyorum.I think watching people playing chess isn't much fun.
Evlilik insanları değiştirir.Marriage changes people.
Fin insanlarının çoğu Çinli insanlara karşı çok arkadaş canlısıdır.Most of the Finnish people are very friendly to Chinese people.
İnsanları değiştirmek istiyorsanız onları sevmelisiniz.If you want to change people, you must love them.
Lütfen bu insanları buradan dışarı çıkartın.Please get these people out of here.
Tom insanların ne düşündüğünü umursamıyor.Tom doesn't care what people think.
İnsanları hep küçümsüyorsun.You always underestimate people.
Sadece yalnız bırakılmak istediğimi insanların anlaması neden bu kadar zor?Why is it so hard for people to understand that I just want to be left alone?
Ben akşam yemeği için kahvaltı eden insanları anlamıyorum.I don't understand people who eat breakfast for dinner.
O, dakik olmayan insanları sevmez.She doesn't like unpunctual people.
İnsanların sana söylediği her şeye inanma.Don't believe everything people tell you.
Biz tanrılar değiliz, insanlarız.We are people, not gods.
İnsanların Tom'u neden sevdiğini anlamak kolay.It's easy to see why people like Tom.
Masai insanları, süt ve sığır kanının bir karışımını içerler.The Masai people drink a mixture of milk and cattle blood.
Bu nedenle Okinava insanları savaştı.Thus fought the Okinawan people.
Tom insanların onu yargılayacağından korkuyordu.Tom was afraid that people would judge him.
Mary insanların onu yargılayacağından korkuyordu.Mary was afraid that people would judge her.
Estetik kliniklerini ziyaret eden insanların sayısı bu son yıllarda artmaktadır.The number of people who visit aestethic clinics have been on the rise these last years.
İnsanların eylemleri onların düşüncelerinin en iyi yorumlarıdır.The actions of men are the best interpreters of their thoughts.
Sahte palyaçolar Fransa'da insanları terörize ediyorlar.Fake clowns are terrorising people in France.
Burada yaşayan insanların %30'unun hiç okyanus görmediği gerçekten doğru mu?Is it really true that 30% of the people who live here have never seen the ocean?
Açlık çeken insanları demokratikleştiremezsiniz.You cannot democratize a starving people.
insanların neden hayaletlere inandıklarını anlamıyorum.I don't understand why people believe in ghosts.
Bu insanları daha önce hayatımda hiç görmedim.I've never seen these people before in my life.
İnsanların örümceklerden neden bu kadar korktuklarını anlamıyorum.I don't understand why people are so afraid of spiders.
Tarihin bize öğrettiği şey insanların ondan bir şey öğrenmemiş olmasıdır.What history teaches us is that men have never learned anything from it.
İnsanların her gece en az 7 saat uyumaları gerekir.People should sleep at least 7 hours each night.
Tom insanların onun Mary ile flört ediyor olduğunu düşünmelerini istemiyordu.Tom didn't want people to think that he was flirting with Mary.
Ben insanların Tom'la flört ettiğimi düşünmelerini istemiyorum.I don't want people to think that I'm flirting with Tom.
İnsanların yanlış şeylere odaklanma eğiliminde olduğunu düşünüyorum.I believe that people tend to focus on the wrong things.
O insanları aşağılamayı seviyor.She likes to humiliate people.
Arkamdan konuşan insanları sevmiyorum.I don't like people who talk about me behind my back.
Arkamdan benim hakkımda konuşan insanları sevmiyorum.I don't like people who talk about me behind my back.
İlgili Sayfalar